Traverten
Nis 6th
Basınç altında, bünyesinde erimiş karbon dioksit bulunan yeraltı suları, geçtikleri bölgelerdeki kalsiyum karbonatı eriterek taşır. Suyun aniden açığa, basınçsız ortama çıkması ve karbondioksitin uçması ile, suda erimiş bulunan kalsiyum karbonat çok ince katmanlar halinde kayaların üzerine çöker. Bu birikim zamanla yastık gibi yumuşak hatları olan Travertenleri oluşturur.
Traverten aynı zamanda Mermerle birlikte kullanılan bir yapı malzemesidir. Türkiye’nin Denizli, Bucak-Burdur, Mut-Mersin, Sivas gibi bir çok bölgesinde Traverten ocakları işletilmektedir. Üretilen malzeme blok, moloz olarak veya fabrikalarda işlenerek ebatlı honlu – cilalı Traverten gibi mamüller halinde iç piyasada kullanılmakta veya büyük oranda yurtdışına ihraç edilmektedir.
Granit
Nis 6th
Granit, sert, kristal yapılı minerallerden meydana gelen taneli görünüşlü magmatik derinlik kültesi. Plüton içindeki taneler çoğunlukla gözle görülebilir büyüklüktedir. Esas mineralleri feldspatın ortoklas cinsi ile az miktarda plajioklas ve kuvarstır. Ayrıca mika, hornblend, piroksen ve ikinci gruba giren turmalin, apatit, zirkon, grena, manyetit gibi mineraller de bulunabilir.
Granitlerin renkleri, genellikle açık olmakla birlikte, içindeki feldspatların ve diğer minerallerin cins ve miktarına göre gri, pembe, kırmızımsı olabilir.
Granitler, yeryüzünde çok yaygın olarak bulunurlar. Çeşitli yer kabuğu modellerinde görünür. Yeryüzünün temelini teşekkül ettirdiği kabul edilmektedir. Doğada dayk, silis ve batolitler halinde bulunabilir.
Yollarda parke ve bordür taşı, yapılarda yapı taşı olarak çok eskiden beri bol miktarda kullanılmaktadır. Aşınmaya, basınca, darbeye karşı dayanıklı, güzel renkli ve iyi cila kabul eder. Atmosfer tesirlerine ve ayrışmaya karşı direnci yüksektir. Günümüzde daha çok parke ve bordür taşı ve bazı büyük yapılarda kaplama taşı olarak kullanılmaktadır.
Granit, yeriçinde 400 santigrat derece civarında bir ısıya sahip olup, soğuması birkaç bin yıl gibi çok uzun bir zamanı kapsar. Bu ısı aynı zamanda jeotermal suların da kaynağıdır. Yeriçine süzülen suların, granitlerin çatlakları arasındaki hareketi, hem granitin yüksek ısısı ile su sıcaklığını arttırır hem de çözünebilir haldeki mineraller suyun bünyesine dahil olur. Jeotermal suların oluşumu bu şekilde gerçekleşir.
Mermer
Nis 6th
Mermer, metomorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerlerin yeniden kristalleşmesiyle meydana gelmiş bileşimdir. Bileşimlerinin %90-98′i CaCO3′ten (Kalsiyum karbonat) oluşmaktadır. Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir. CaCO3 kristallerinden oluşan mermerlerde esas mineral “Kalsit” tir. Aynı zamanda az miktarda silis, silika, feldspat, demiroksit, mika, fluorin ve organik maddeler bulunabilir. Renkleri genellikle beyaz ve grimsidir. Fakat yabancı maddeler nedeniyle sarı, pembe, kırmızı, mavimtırak, esmerimsi ve siyah gibi renklerde de olabilirler. Mikroskop altında incelendiğinde, birbirine iyice kenetlenmiş “Kalsit Kristalleri”nden oluştuğu görülür.
Endüstriyel anlamda “mermer”; kesilip parlatılabilen her cins taş mermer olarak kabul edilmektedir. Taşın cinsi ve içeriği ne olursa olsun büyük ebatta blok elde edilebilme, kesilme ve cilalanma gibi özellikler göstermesi, o taşın mermer olarak kabul edilmesine kafi gelmektedir. Bunlardan granit, diyabaz, lösitli siyenit, fanolit ve serpantinler gibi magmadan türeyen kayaçlar da bu suretle mermer tanımının içine girmektedir.
5 Haziran 2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Kanununda Mermer; II. Grup madenler; Mermer, Dekoratif taşlar, Traverten, Kalker, Dolomit, Kalsit, Granit, Siyenit, Andezit, Bazalt ve benzeri taşlar içerisinde yer almaktadır.
Doğu Anadolu Bölgesi
Şub 20th

Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu topraklarındaki konumunda doğuda yer alması nedeniyle Birinci Coğrafya Kongresi tarafından 1941 yılında böyle isimlendirilmiştir.Türkiye’nin nüfus yoğunluğu ve nüfusu en az olan bölgesidir.Bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması başlıca etkendir. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 6 milyon 147 bin kişi civarındadır. Geçim kaynağı hayvancılık ve tarımcılıkla geçer.Ortalama yükseltisi yaklaşık 2200 m olan Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye’nin en yüksek bölgesidir. Bölgede dağlardan sonra en fazla yer kaplayan yeryüzü şekli platolardır. Bölgedeki en büyük plato Erzurum-Kars Platosudur. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü ve en yüksek dağı olan Ağrı Dağı bu bölgededir. Bölgedeki diğer büyük göller Hazar, Balık, Bulanık, Nazik, Çıldır ve Erçek gölleridir. Bölgenin başlıca akarsuları Fırat, Dicle, Aras, Kura ve Zap akarsularıdır.Bölgede dağlardan sonra en fazla alan kaplayan yerşekli plâtolardır. Platolar, Fırat ve Aras nehirlerinin kolları tarafından parçalanmıştır. En büyük plâtosu ‘’Erzurum-Kars Platosu’’dur. Bölgede yer alan dağ kuşakları arasındaki çöküntü oluklarında ovalar yer almaktadır. Birinci çöküntü kuşağını; Ardahan, Göle ve Çıldır Gölü, İkinci çöküntü khttp://www.istanbulkoy.com/wp-admin/post-new.phpuşağını; Erzurum, Erzincan, Pasinler, Horasan ve Iğdır ovaları, Üçüncü çöküntü kuşağını ise; Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş ve Van Gölü(Van) çanakları ve bunlar içerisinde yer alan ovalar oluşturur.Doğu Anadolu Bölgesi’nda yer alan Aras ve Kura nehirleri sularını ülkemiz toprakları dışarısında Hazar Denizi’ne dökerler. Fırat, Dicle ve Zap nehirleri ise sularını yine ülkemiz dışarısında Basra Körfezi’ne dökerler. Bölge akarsularının rejimi düzensizdir. Bunun nedeni; yağış rejiminin düzensizliği ve kış yağışlarının kar şeklinde düşmesidir. Kışın yağan karlar erimeden uzun süre yerde kaldığı için akarsuların debileri azalmaktadır. İlkbahar ve yaz aylarında eriyen karlar akarsuların debilerinin yükselmesine ve coşkun bir şekilde akmasına yol açar.Bölge akarsularının hidroelektrik enerji potansiyeli yüksektir. Bunun nedeni; yükselti ve eğimlerinin fazla olmasıdır.Bölgedeki fay hatları üzerinde göller oluşmuştur. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü başta olmak üzere Çıldır, Nazik, Erçek, Hazar, Balık ve Bulanık gölleri bölge sınırları içerisinde yer alır. Van Gölü Türkiye’ nin ikinci büyük kapalı havzasını oluşturur.Bitki örtüsü karasaldır ama sadece iki ilde bitki örtüsü bozkırdır.Bu iller Elazığ ve Malatya’dır. Van Gölü olduğu için Van ve çevre iller ılıman bir iklime sahiptir.Türkiye’nin nüfus yoğunluğu en az olan bölgemizdir. Bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması başlıca etkendir. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 6 milyon 100 bin kişi civarındadır.Türkiye’deki coğrafi bölgeler arasında nüfus miktarı ve yoğunluğu yönünden önemli farklar bulunmaktadır. Bu farkların oluşmasında fiziki faktörler (iklim özellikleri, yerşekilleri, toprak özellikleri) ve beşeri faktörler (sanayileşme, tarım, yeraltı kaynakları, turizm, ulaşım) önemli rol oynarlar.Bölge’nin en kalabalık kenti Erzurum’dur. 2010 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre 550.596 nüfusludur.İkinci kalabalık kent 399.258 nüfuslu Malatya kentidir.Üçüncü sırada 352.163 nüfuslu Van ve 325.574 nüfuslu Elazığ izlemektedir.Diğer kentlerin nüfusu 100 binin altındadır.Diğer bölgelere göçün fazla yaşandığı bölge olan Doğu Anadolu Bölgesi’nde kırsal nüfus kent nüfusundan fazladır.Tarımsal alanları kısıtlı, sanayi işyerleri yetersiz olan bölge halkının artan nüfusu içinde işsiz kalan kesimi, ülkenin ekonomikolanakları daha gelişmiş olan yörelerine göç etmek zorunda kalmaktadır.Doğu Anadolu yurdun en geniş ama en tenha ve en geri kalmış bölgesidir. Bu bölgenin yurt ekonomisine en büyük katkısı canlı hayvan ve hayvan ürünleri ihracatı alanındadır. Yurdumuzdaki küçükbaş hayvanların %21’si, sığırların %25’i bu bölgede yetiştirilir.Toprak ürünleri bakımından yurt ekonomisine katkısı azdır. Madencilik alanında yurt ekonomisine katkısı önemlidir: Tüm yurtta çıkarılan bakırın %50’si, kromun %70’i, demirin %75’i, mabünganezin %35’i, baritin %75’i, çinko ve kayatuzunun önemli bir kısmı bu bölgeden elde edilir. Bölgenin maden yatakları zengindir.Sanayi kuruluşları yetersiz olan Doğu Anadolu Bölgesi halkı geçimini çok iyi sağalayamamıştır. Bu yüzden kendi ürünlerini üretirler. Başta hayvancılık olmak üzere tarımdan sağlar. Bölgenin hayvancılığa çok elverişli olan ErzurumKars Bölümü’nde yüksek nitelikli sığırlar yetiştirilir. Çok sayıda küçükbaş hayvan besleyen göçer aşiretler yazın sürülerini bölgenin öteki kesimlerindekilol yüksek yaylalarda otlatır.Bitkisel üretime elverişli alanlar, bölge yüzölçümünün ancak %10’unu kaplar. Bu alanın büyük bölümünde tahıl ekimi yapılır. Tahıldan başka baklagiller, şeker pancarı, meyve, sebze, pamuk ve az miktarda da tütün yetiştirilir. Pamuk yetiştirilen kuytu Iğdır, Malatya ve Elazığ ovalarını yanı sıra Erzincan Ovası ile Van Gölü(Van) çevresinde meyve bahçeleri çok yer tutar.Yer şekilleri ve iklimin olumsuz etkisinden dolayı tarımsal faaliyet gelişmemiştir. Bölgedeki tarım etkinlikleri en çok bölgenin güneyindeki çöküntü ovalarında (Elbistan, Van, Elazığ, Muş ve Malatya ovaları) yoğunlaşır.Yalnızca büyük kentler (Malatya, Erzurum, Van, Elazığ) çevresinde kurulan sanayilerin başlıcaları pamuklu dokuma, iplik, şeker, süttozu, un, peynir, yem, sigara ve çimento fabrikaları ile et kombinalarıdır.Yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin sayılan Doğu Anadolu Bölgesi’nde Afşin ve Elbistan’da linyit, Hekimhan ve Divriği yörelerinde bakır, Guleman yöresinde .Bölgenin elektrik enerjisi üretimindeki payı büyüktür. Yapımı devam eden yeni hidroelektrik santralleri bittiğinde, bölge bu yönüyle çok daha büyük bir önem kazanacaktır. Türkiye’de hidroelektrik üretimine elverişli akarsu potansiyelinin üçte biri bu bölgede bulunmaktadır. Keban, Karakya hidroelektirik; Elbistan (Afşin) ve Van (Engil) bölgelerinde ise Termik santralleri bulunmaktadır.
Karadeniz
Şub 10th
Karadeniz (Bulgarca: Черно море Çerno more; Rumence: Marea Neagră; Rusça: Чёрное море Çyornoye more; Ukraynaca: Чорне море Çorne more; Lazca: uça zuxa ), güneydoğu Avrupa ile Anadolu yarımadası arasında yeralan kuzeyinde Ukrayna, kuzeydoğusunda Rusya, doğuda Abhazya ve Gürcistan; güneyde Türkiye ve batıda Romanya ve Bulgaristanla çevrili, Atlantik Okyanusu’na Akdeniz, Ege Denizi ve Marmara Denizi aracılığıyla bağlanan bir iç denizdir. İstanbul boğazı vasıtasıyla Marmara, Kerç boğazı Azak Denizi’ne bağlanmaktdır.Karadeniz, 8 bin 350 kilometre kıyı şeridine sahip, 461.000 km² alan kaplayan (Azak Denizi dahil, Marmara hariç), en geniş yeri doğudan batıya 1.175 km, en derin noktası 2.210 m olan, Marmara Denizi vasıtasıyla Ege Denizi’ne bağlanan, batıdan doğuya böbrek formunda bir denizdir. Karadeniz üzerinde bulunan önemli liman kentleri Köstence (kent nüfusu 401,613), Mangalia, Burgaz, Varna (kent nüfusu 357,752), Odessa, Sivastopol, Yalta, Kerç, Novorosiysk (kent nüfusu 281,400), Soçi, Suhumi, Poti, Batum, Trabzon, Samsun, Ordu (kent nüfusu 435,000),Giresun ve Zonguldak’tır.Et çeşitliliği açısından zengin olmayan denizde açık sularda, yunus ve domuz balığı kolonilerinin yanısıra arasında kıyılara dek vuran palamut ve hamsi sürülerine rastlanmaktadır. Bununla birlikte ekolojik sorunlar yüzünden günümüzde uskumru balığı kaybolmuş, palamut ve lüfer miktarı azalmış hamsi ise soyunu korumuştur. Çünkü o sadece Karadeniz’özgüdür. Pisi, dere pisisi, kalkan balıklarının ve çaça azalmış, kofana, torik, çinekop cinsleri tükenmiştir. Dünyanın en lezzetli balığı hamsinin stoğu, boyu ve ağırlığı azalmış, havyarı için avlanan ve nehir ağızlarında yaşayan Mersin balığının, kirlilik ve aşırı avlanma sonucu nesli tükenmiştir.
Karadeniz’in İlleri
Amasya
Orta Karadeniz‘de, Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine kurulan Amasya, 7 bin yılın üzerindeki eski tarihi boyunca krallık başkentliği yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur. |
Artvin
Artvin, ili ikiye bölen Çoruh nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, 3900 metreye kadar yükselen birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, yüksek dağların doruklarında Krater gölleri, Karagülleri, yeşil yaylaları.. |
Bolu
Bolu‘nun, tabiat, insan ve tarihin el ele verip yoğurduğu güzelliklerini görmek, dağların söylediği Köroğlu türkülerini işitmek isteyenlerin şehre ulaşması hiç de zor değil. Bolu, Ankara ve İstanbul’un neredeyse tam ortasında bu iki merkezi birbirine bağlayan ana yolun üstündedir. |
Çorum
Karadeniz Bölgesinin İç Anadolu‘ya açılan kapısı olan Çorum İli, Anadolu kültür mozaiği içerisinde eşsiz bir konuma sahiptir. |
Giresun
Doğu Karadeniz Bölgesi‘nde yer alan Giresun bir yarımada üzerine kurulmuştur. Giresun, Anadolu’nun kuzeydoğusunda, yeşille mavinin kucaklaştığı Karadeniz’in inci kentlerinden birisidir. |
Gümüşhane
Doğu Anadolu ile Karadeniz Bölgesi arasında, Çin-Trabzon Tarihi İpek Yolu Güzergahı üzerinde, tarih ile doğal güzelliklerin kucaklaştığı, zengin Gümüş Madeni ocaklarından dolayı Gümüşhane adını taşıyan bir ildir. |
Kastamonu
Eski bir yerleşim merkezi olan Kastamonu il merkezi ve ilçelerinde bir çok eski eser ziyarete açıktır. Belli başlıları Araç, Taşköprü, Küre, Abana ilçeleri sit alanı kapsamındadır. |
Ordu
Doğanın tüm güzelliklerinin cömertçe sergilendiği bir belde olan Ordu, deniz turizmi imkanları bakımından Doğu Karadeniz bölgesinde en şanslı il durumundadır. |
Rize
Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Rize, bölgenin en karakteristik özelliklerini gösterir. Anadolu’nun diğer bölgelerinden coğrafi yapısıyla olduğu gibi kültürel yapısı ile de ayrılır. |
Samsun
Karadeniz Bölgesi‘nde yer alan Samsun, doğal tarihi ve kültürel zenginlikleri, deniz, kara, hava, demiryolu ulaşım olanakları ile bölgenin turizm potansiyeli en yüksek kentlerinden biridir. |
Sinop
Sinop Karadeniz Bölgesi‘nin ortasında Anadolu’nun en kuzeyinde, Boztepe Yarımadasının en dar kesiminde kurulmuştur. Karadeniz’in en güzel tabii limanlarından biridir. Bölgenin en eski şehirlerinden olan il, 3 üncü yüzyıl filozoflarından Diyojen’in doğum yeridir. |
Tokat
Tokat, Kelkit, Yeşilırmak ve Çekerek Nehri boyunca kurulan Hitit, Frig yerleşim alanları M.Ö. 4000- 2500 yılları arasında yüksek düzeyde kültür ve sanat yaşamına sahip olmuştur. Roma ve Bizans dönemlerinden sonra Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır. |
Trabzon
Doğu Karadeniz Bölgesi‘nde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran transit yolunun başlangıcında yer alır. Karadenize kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. |
Zonguldak
Zengin tarihi bir geçmişi olan göz alabildiğince yeşili, bin yıllık mağaraları, doğal ve tarihi güzellikleriyle Zonguldak görülmeye değer bir ildir. |
Bayburt
Bayburt Doğu Anadolu‘yu Karadeniz‘e bağlayan Erzurum-Trabzon tarihi İpek Yolu üzerindedir. Marco Polo ve Türk seyyah Evliya Çelebi bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh nehrinin kıyısında bulunan şehrin tarihi M.Ö. 3000′lere kadar uzanır. |
Bartın
Bartın, Karadeniz Bölgesi‘nin batı bölümünde yer almaktadır. Bartın ve çevresine ilk yerleşenler hakkında kesin bilgiler bulunmamakla beraber, yörenin ilk yerleşenlerinin yöreye M.Ö. 14. yüzyılda gelen Gaskalar olduğu düşünülmektedir. |
Karabük
Batı Karadeniz Bölgesi‘nde bulunan Karabük, Tarihi Safranbolu evleri ve antik kentleri ile bir turizm cennetidir. Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi simgeleyen kent olmanın haklı gururunu taşımaktadır. |
Düzce
Düzce Batı Karadeniz‘in tek antik kenti olarak ayakta kalan, günümüzün önemli idari, ekonomik ve sosyal gelişmelerle hep yükselme yolunda; bir çok alanda gelişimini sağlayacak alt yapısı mevcut; ancak 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Depremlerinden sonra kısa sürede yeniden kalkınabilmesi için; 09 Aralık 1999 tarihinde 81. İl oldu. |
Düzce
Şub 1st
Tarihi
Düzce ili, Türkiye Cumhuriyeti’nin Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nde yer alan bir il.Batı Karadeniz’in ayakta kalan tek antik kenti olan Düzce’nin tarihi, M.Ö. 1390-800 yılları arasında hüküm süren Hitit (Eti) Medeniyeti’ne kadar uzanır. Orhan Gazi’nin komutanlarından Konuralp Bey’in Bizans Tekfurları ile 1323’te yaptığı savaşlar sonucu Osmanlı topraklarına katılan Düzce, 1869 yılına değin Kastamonu Vilayeti Bolu Mutasarrıflığı, Göynük Kasabası’na bağlı bir bucak olarak tarihte yer almıştır. 1869 yılında (bazı söylentilere göre 1870 yılında) ise Bolu Sancağı’na bağlı Kaza olmuştur.1999 yılında 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerini yaşayan Düzce, 1’i yeni 7 ilçenin bağlanmasıyla 09.12.1999 gün ve 23091 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 584 sayılı KHK uyarınca il olmuştur.
Coğrafi Yapısı ve İklimi
İl toprakları, kıyı kesimi dışında ortası çukur, çevresi dağlarla kuşatılmış ovalardan oluşur. Kuzeyde Akçakoca Dağları, doğuda Bolu Dağları, güneydoğu ve güneyde Abant Dağları’nın batı uzantıları yer alır. Orta kesimde tarımsal üretim açısından büyük önem taşıyan Düzce Ovası yer alır. İlin başlıca akarsuyu Melen Çayı’dır. Akçakoca Dağları’ndan doğan bu akarsuyun Melen Gölü de denilen Efteni Gölü’ne kadarki bölümü Küçük Melen Çayı, bu gölle denize döküldüğü Melenağzı arasındaki bölümüne de Büyük Melen Çayı adı verilir. Tarım alanlarının sulanması ve bu alanların taşkından korunması amacıyla Küçük Melen Çayı üzerinde yapılan Hasanlar Barajı’nın tamamlanma tarihi 1972’dir. Hasanlar Baraj Gölü ildeki tek yapay göldür.
İklim ve Bitki Örtüsü
Düzce ili, Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde görülen nemli ve fazla sert olmayan iklimin etkisi altındadır. Yıllık sıcaklık ortalaması 13,1oC, ortalama yağış miktarı 845 kg/m2 olup, ortalama nispi nem %70’in altına düşmez. Düzce, doğal bitki örtüsü açısından zengin sayılan bir ildir. Kıyı kesimi maki ve yalancı makiler, kıyı ardındaki dağlar ise gürgen, kayın, kestane ve meşelerden oluşan ormanlarla kaplıdır. Düzce Ovası’nı kuşatan dağların alçak kesimlerinde geniş yapraklılardan, yüksek kesimlerinde ise kara çam, sarı çam ve köknarlardan oluşan ormanlar vardır.İlin nüfusu toplam 323.328 olup bunun 162.505’i kadın, 160.823’ü erkektir. İl nüfusunun 157.894’ü şehirde, 165.434’ü köyde yaşamaktadır.
İdari Yapı
İlimizde Merkez İlçe dışında 7 ilçe bulunmaktadır. İlimiz ilçe, belde, köy ve mahalle sayıları aşağıdaki tablodaki gibidir.İlçe Belediye Köy Adedi Mahalle Adediİlçe Belediye Köy Adedi MahalleAdedi MERKEZ Merkez 84 37 Beyköy 4 Boğaziçi 6 Konuralp 25 6 AKÇAKOCA 1 43 8 CUMAYERİ 1 21 5 ÇİLİMLİ 1 20 7 GÖLYAKA 1 21 10 GÜMÜŞOVA 1 18 6 KAYNAŞLI 1 20 7 YIĞILCA 1 39 4 TOPLAM 11 291 100
Altyapı-Ulaşım
Ankara – İstanbul Oto Yolu ve D-100 Karayolu ilimizden geçmektedir. Otoyol üzerinde bulunan Bolu Dağı Tünelinin bir ucu da İlimiz sınırları içerisindedir. İlimizde bulunan mevcut yol ağı aşağıdaki gibidir. Karayolu 114 kilometre uzunluğunda Devlet Yolu’na sahiptir. Asfalt Köy 1.654 km bunun 866 km si asfalt, 788 kilometresi stabilizeİlimizde bulunan köylerin tamamının yolu mevcut olup bu yolların toplam uzunluğu 1.655 kilometredir. D-100 Karayolunun duble yol yapılması çalışmaları devam etmektedir.
İçme Suyu
Düzce İl Merkezi’nde içme suyu sıkıntısı mevcut değildir. İlimizdeki toplam 291 köy ve 378 yerleşim yerinden 553’sında içme suyu vardır. 80 yerleşim yerinde içme suyu bulunmakla birlikte yeterli değildir.
Kanalizasyon
Düzce genelinde 88.225 hane mevcut olup bunun 28.157’sinde kanalizasyon yoktur. Bunlardan da Çilimli İlçesi ve Beyköy Beldesinde kanalizasyon çalışmaları tamamlanmış olup arıtma tesisleri bitirildiğinde faaliyete geçecektir.
Ekonomik Durumu
DİE’nin 2001 verilerine göre Türkiye gayrı safi yurt içi hasılası içinde %0,2 paya sahip olan Düzce, iller arasında 63. sıradadır. Yine aynı yıl 1.383.874.517 TL’lik (1142 ABD doları) kişi başına düşen GSYİH ile iller arasında 59. sırada yer almaktadır. GSYİH’sinin dağılımı ise şöyledir: %28 tarım, %24,6 sanayi, %11,2 ticaret, %24,9 hizmetler, %4,7 İnşaat, %5,6 diğer sektörler. Devlet hizmetlerinin GSYİH içindeki payı ise %11,5’dir.Türkiye İş Kurumu Düzce İl Müdürlüğü kayıtlarına göre 2006 yılı sonunda 6.363 olan işsiz sayısı, 2007 yılı içerisinde İş-Kur tarafından kamu sektörüne 30 kişi, özel sektöre 1.815 kişi olmak üzere toplam 1.845 kişi yerleştirilmesi sonucu 2007 yılı sonunda 5.846 olarak görülmüştür.ilimiz 5084 Sayılı “İstihdamın ve Yatırımların Teşviki Yasası” kapsamındadır.
Sanayi ve Ticaret
Düzce Ticaret ve Sanayi Odası 1959 yılında kurulmuştur ve 11 meslek komitesinden oluşmaktadır. Üye sayısı 3.733’dür. 283 Anonim Şirket, 1.911 Limited Şirket, 22 Kollektif Şirket, 3 Adi Komandit Şirket, 2 Komandit Şirket, 210 Kooperatif Şirket ve 1.304 Hakiki Şahıs faaliyet göstermektedir. Özel ve Resmi olarak 23 adet banka şubesi Düzce’de hizmet vermektedir.Düzce’nin 5084 sayılı “Yatırım ve İstihdamın Teşviki” Hakkındaki Kanun kapsamına alınmasıyla sanayileşmenin yapısında bir değişim görülmüş, mevcut küçük çaplı sanayi kuruluşlarına 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgelerinin de eklenmesiyle büyük çaplı fabrikalar kurulmaya ve faaliyet göstermeye başlamışlardır.Düzce 1. Organize Sanayi Bölgesi, TEM otoyoluna 1.5 km uzaklıkta, 200 hektar alan üzerine, 55 firmaya tahsis edilmiştir. Altyapısı tamamlanan bölgede 35 sanayi kuruluşu üretime başlamış bulunmaktadır. Toplam 4.593 işçi istihdam edilmektedir. Firmaların tamamı faaliyete geçtiğinde 9.360 kişiye istihdam sağlanması beklenmektedir.5084 sayılı Yasanın etkisiyle gelen yatırım taleplerini karşılamak üzere Tepetarla Mevkii’nde, 81 hektar alan üzerine kurulan 2. Organize Sanayi Bölgesi 9 yatırımcıya tahsis edilmiştir. Firmalar üretime geçtiğinde 1.200 kişi istihdam edilecektir. Düzce merkezinde inşaatı devam eden ve kapalı alanı 120.000 m2 olup 458.000 m2 alana yapılmakta olan “Küçük Sanayi Sitesi”nin % 80’i tamamlanmıştır. Tamamlanmış işyerlerinin kuraları çekilmiş ve hak sahipleri belirlenmiştir. Tümü tamamlandığında 800 işyerinde yaklaşık 5.000 ila 7.000 kişi arası istihdam sağlanmış olacaktır. Akçakoca İlçesi’nde de küçük sanayi sitesinin yapımı bitmiş olmakla birlikte bir kısım alt yapı inşaatları için ödenek temin edilmesi gerekmektedir. Sanayi sektöründe 1.derecede ağırlıklı iş kolunu orman sanayi oluşturmaktadır. İkinci derecede ağırlıklı iş kolunu av ve tüfek sanayii oluşturmaktadır. Tekstil sektörü ilimizde hızla gelişmekte olup, odaya kayıtlı 89 adet konfeksiyon dikim ve 37 adet dantel-fisto-gipür brode imalatı yapan toplam 129 adet tekstil firmamız mevcuttur. İlimizden Avrupa ülkeleri, Orta Doğu ülkeleri ve Türk Cumhuriyetlerine ihraç edilen başlıca ürünler; kauçuk fitil, konfeksiyon ürünleri, iç fındık ve fındık mamulleri, alüminyum ve çelik boru mamulleri, yaş ve kuru maya, kapı kilidi, dondurulmuş tavuk ayağı, spiral çelik boru, mobilya, lamine parke , çelik yay, yarı otomatik tabanca, av tüfeği, MDF lam, kravat, eşarp ve çoraptır.
Tarım ve Hayvancılık
Düzce ilinin 259.300 hektarlık yüzölçümünün %35.44’u (91.915 ha) tarım arazisidir. Arazinin 124.982 hektarı yani % 48,19’ u orman alanıdır. 7.932 hektarlık mera ve çayır alanı bulunan Düzce arazi varlığının 39.536 hektarı tarım dışı arazidir. Sulanabilir tarım arazisi 52.153 hektar olup; 16.713 ha devlet sulaması, 6.797 ha halk sulaması olmak üzere toplam 23.510 hektar alan sulanmaktadır.Ormanlık saha dışında kalan bölümlerde özellikle fındık, pancar, mısır, buğday, çeltik ve Virginia tütünü ekimi yapılmaktadır. 32.500 hektarlık Düzce Ovası’nın %80’i fındık ve kavak üretimine ayrılmış olup geriye kalan alanda ise tarla ve sebze tarımı yapılmaktadır.Düzce ilinde modern yöntemlerle hayvancılık yapılmaktadır. Başlıca hayvancılık etkinliği sığır besiciliği ve tavukçuluktur. İl genelinde 40.500 adet büyükbaş, 11.000 adet küçükbaş, 277.000 adet yumurta tavuğu, 29.000.000 adet broiler cinsi tavuk bulunmakta, 17 adet alabalık çiftliği’nde 196 ton/yıl alabalık üretilmektedir. En önemli hayvansal ürün beyaz ettir. Süt, deri ve yumurta da diğer önemli hayvansal ürünlerdir.Tarımsal Yayımı Geliştirme (Tar-Gel) Projesi kapsamında İlimiz köy ve beldelerinde görevlendirilmek üzere bakanlıkça ilimize 13 sözleşmeli personel kontenjanı verilmiş olup bunlardan 11 Ziraat Mühendisinin hizmet sözleşmesi yapılarak muhtelif merkezlerde göreve başlamıştır.İlimiz genelinde kurulan 98 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 7’si kapanmış, 8’i tasfiye halinde, 83’ü faal durumdadır.
Ormancılık
Düzce ormanları üstün nitelikli ve verimlidir. Bir bölümü orman içinde bulunan köylerde başlıca etkinlik ormancılıktır. Bu ormanlardan elde edilen tomruklar sanayi hammaddesi olarak önem taşır. İl genelinde 15 kaplama fabrikası, 400 de kereste ve parke işleme fabrikası veya atölyesi mevcut olup bu tesislerde yıllık ortalama 500.000 m3 orman emvali işlenmektedir.
Kültür ve Turizm
Düzce, kültürel çeşitliliğin doğal güzelliklerle buluştuğu nadir illerden biridir. Konuralp Beldesi’nde bulunan ve tarihsel süreç içerisinde bölgede hüküm süren medeniyetlerin özelliklerini gösteren, heykel, seramik, sikke koleksiyonları ile etnografik eserlere sahip bulunan Konuralp Müzesi’nde 1.825 adet arkeolojik eser, 426 adet etnografik eser ve 3.837 adet sikke olmak üzere toplam 6.118 adet tarihi eser bulunmaktadır. İlimizde 110 sivil mimari yapı, 25 dini- kültürel yapı, 4 askeri yapı ve 5 doğal anıt olmak üzere toplam 144 adet taşınmaz kültür ve tabiat anıtı bulunmaktadır. İlimiz genelinde biri inşaat halinde olmak üzere yönetimi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait toplam 4 adet halk kütüphanesi mevcut olup, 1 adedi il merkezinde diğerleri ise Akçakoca, Çilimli ve Yığılca ilçelerinde bulunmaktadır. Ayrıca İl Merkezinde yeni Hükümet Konağı bahçesi içerisinde yeni bir Halk Kütüphanesi inşaatı tamamlanmış olup, faaliyete geçirilmiştir. İlimizde her yıl kültürel çeşitliliğin sergilendiği bir çok festival ve şenlik düzenlenmektedir. Hıdrellez Bahar Bayramı, Yığılca Hasanlar Barajı Yelken Yarışları, Doğa Yürüyüşleri, Çilimli Yukarı Karaköy Türbeleri Anma Etkinliği, Bekiroğlu Köyü Isırgan Şenlikleri, hemen hemen her köyde ve Gölyaka, Kaynaşlı, Çilimli ilçelerinin merkez mahallelerinden bazı bölümlerinde yapılan çok sayıda Yayla Şenlikleri, Düzce-Akçakoca Uluslararası Turizm, Kültür ve Fındık Festivali gibi etkinliklerde köy, doğa, doğal alanlar ve kent yaşamının güzellikleri ve bu oluşumların kent halkına yansımaları sergilenmektedir.Düzce; Batı Karadeniz’in tek antik kenti olan Prusias ve Konuralp Bey’ in mezarının bulunduğu yer olmasının yanı sıra olağanüstü doğal güzelliklere de sahiptir. Yaylaları, gölleri, akarsuları ve Karadeniz’e açılan 29 kilometrelik sahiliyle turizmin her çeşidine uygun bir kent görünümündedir.
İldeki Turistik Tesisler
Tesis Sayısı Oda Sayısı Yatak Sayısı Turist Saysı Konaklama Tesisleri Turizm İşletme Belgeli Tesisler 7 264 503 2006 Beled. İşletme Belgeli Tesisler 29 575 1.382 Yılı TOPLAM 36 839 1.885 58.025
Gençlik ve Spor
İlimizde merkezde 750, Akçakoca’da 500 ve Çilimli’de 300’er seyirci kapasiteli 3 adet spor salonu faaliyettedir. Ayrıca il merkezinde 260 seyirci kapasiteli bir adet tiyatro salonu mevcut olup, il ve ilçelerde bazı okullar bünyesinde inşa edilmiş olan çok amaçlı salonlarda da spordan tiyatroya kadar çok çeşitli etkinlikler yapılabilmektedir. Yine il merkezinde 5.000, Akçakoca’da 750, Çilimli ve Gölyaka’da da 250 seyirci kapasiteli futbol sahaları hizmet vermektedir. Cumayeri ve Yığılca İlçeleri’nde de birer adet futbol sahası mevcuttur.İlimiz Olimpiyat Evi’nde, Gençlik Hizmetleri faaliyetleri kapsamında muhtelif kurslar düzenlenmekte, etkinlikler yapılmaktadır. 2006 yılı içerisinde halk oyunları, el sanatları, bilgisayar, İngilizce, gitar, bağlama ve tiyatro kursları açılmıştır.Cumayeri İlçesi’nde Dokuzdeğirmen Köyü merkezinde Büyükmelen Irmağı kıyısına Valiliğimizce yaptırılan Rafting Tesisleri mevcut olup Kasım ayı başlarından Mart ayı sonlarına kadar rafting sporu yapılabilen bölge açısından önemli bir tesis niteliğindedirİlimizde 36 adet gençlik ve spor kulübü tescilli olup, 2.945 lisanslı sporcu ve 12 milli sporcu bulunmaktadır.1999 yılında yaşanan depremlerden sonra prefabrik alanı olarak kullanılan ve mülkiyeti Düzce İl Özel İdaresi’ne ait olan, Şıralık Mevkii’ndeki arsaya Özel İdare kaynaklarıyla atletizm pisti, basketbol ve voleybol sahaları, tenis kortları ve futbol sahası yapılmıştır.Şehir stadının yanında bulunan toprak zeminli futbol sahası bir protokolle Düzce Belediyesi’ne devredilmiş ve suni çimle kaplanarak hizmete açılmıştır.Çilimli ilçe merkezinde bulunan spor salonu inşaatı bitirilmiş faaliyete sunulmuştur. Akçakoca Spor Salonunun da bakım ve onarımı yapılmıştır.Gümüşova İlçesin Elmacık köyü mezarlık mevkiinde 21.000 m2 alan köy muhtarlığından 2001 yılında 18 yıllığına atış poligonu yapımı için tahsis edilmiş, Trab-Skeet atış poligonunun yapımı tamamlanmış, atıcılık ve av müsabakaları devam etmektedir.Akçakoca İlçesinde bulunan ve mülkiyeti mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne ait olan tesislerin Milli Takımlar Kamp Merkezi olarak düzenlenmesi için gerekli çalışmalar yapılmıştır.
Sağlık
Sağlık hizmetleri; Merkezdeki Sağlık Müdürlüğü ve ilçelerimizdeki İlçe Sağlık Grup Başkanlıkları eliyle yürütülmektedir. İlimizdeki sağlık tesislerinin durumu şöyledir:Devlet Hastanesi (Merkez-Akçakoca) 2 (Yatak Kapasitesi 383) D.Ü. Tıp Fak.Arş.Uyg.Hastanesi 1 (Yatak Kapasitesi 180) Özel Hayri Sivrikaya Hastanesi 1 (Yatak Kapasitesi 65) Eczane 78 Aile Sağlığı Merkezi 31 Toplum Sağlığı Merkezi 8 Aile Hekimi Birimi 104 (97’si faal, 7’si boş) Sözleşmeli Aile Hekimi 97 Sözleşmeli Aile Sağlığı Elemanı 74 Görevlendirmeli Aile Sağlığı Elemanı 23 112 Kontrol Merkezi 1 112 Acil Yardım İstasyonu 7 Ambulans Sayısı 35 İlimizde Kaba Ölüm Hızı Binde 1.5 İlimizde Bebek Ölüm Hızı Binde 8.1 İlimizde Nüfus Artış Hızı Binde 11.4104 uzman hekim, 165 pratisyen hekim, 264 hemşire, 144 ebe, 20 diş tabibi olmak üzere 697 sağlık personeli hizmet vermektedir.İlimizde I. , II. ve III. Basamakta hizmet veren Sağlık Bakanlığı ve Üniversite Hekimlerinin toplamı 588 olup, buna göre 565 kişiye 1 hekim düşmektedir ( Türkiye Ortalaması 2006 verilerine göre 720’ dir).İlimizde 31 Ocak 2008 verilerine göre 44.130 kişiye yeşilkart verilmiştir. Toplam nüfusa oranı %13.64’tür.Düzce İli “Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun” un yürürlüğe girmesi ile Türkiye’de bu uygulamanın yapıldığı ilk ve tek il olmuş, 15 Eylül 2005 tarihinden itibaren uygulama başlatılmış ve sağlık hizmetlerinin verimli hale getirilmesi ve iyileştirilmesi çalışmalarında Türkiye genelinde örnek il seçilmiştir.Düzce İli’nde koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında sağlık evlerine ilaveten 1 Halk Sağlığı Laboratuarı, 1 Verem Savaş Dispanseri ve 1’de AÇSAP Merkezi mevcut olup aile hekimliği pilot uygulamasına geçilmiş olmasıyla bu birimlerin görevlerinde herhangi bir değişiklik söz konusu olmamıştır.
Eğitim
İl Milli Eğitim Müdürlüğü
İlimizde, 2006-2007 Eğitim Öğretim yılında, 8 bağımsız anaokulu + 149 anasınıfı (206 derslik), 3’ü özel ve 4’ü pansiyonlu olmak üzere 194 ilköğretim okulu (1987 derslik özel okullar hariç), 3’ü özel 14’ü genel ve 12 ‘i ise mesleki ve çok programlı olmak üzere toplam 34 ortaöğretim okulu (516 derslik özel okullar hariç) eğitim-öğretim faaliyeti sürdürmektedir. 8 İlköğretim okulu, 1 ortaöğretim okulu (Düzce Lisesi) ikili eğitim vermektedir.Ana okulu+ana sınıfında derslik başına düşen öğrenci sayısı : 17 İlköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı : 22 (Türkiye ortalaması 37) Ortaöğretimde Derslik Başına Düşen Öğrenci sayısı: 25 (Türkiye ortalaması 31)’dir.Bu okullarda, 4.046 anaokulu ve anasınıfı öğrencisi, 45.857 ilköğretim okulu öğrencisi ile 6.956’sı genel, 7.098’i mesleki ve 295’ü ise özel lise öğrencisi olmak üzere toplam 14.249 ortaöğretim öğrencisi eğitim öğretim görmektedir.Okul öncesi okullaşma oranı : % 38 İlköğretim okullaşma oranı : % 100 Ortaöğretim okullaşma oranı : % 85’ dir.İlimiz genelinde 101 anaokulu ve anasınıfı öğretmeni, 1.089 sınıf öğretmeni, 1.630 branş öğretmeni, 160 kadrosuz usta öğretici, 17 ilköğretim müfettişi ve 252 idari kadro ile hizmet vermektedir. İlimizde norm kadro sayısı 3.862 olup, halihazırda 2.976 öğretmen görev yapmaktadır. 2006-2007 Eğitim-Öğretim yılında 295 yerleşimden toplam 9.208 öğrenci taşınarak eğitim-öğretim görmeleri sağlanmıştır.İlimizde Okur Yazar Oranı % 98 ‘dir. (Türkiye Ortalaması % 87)
Düzce Üniversitesi
1 Mart 2006 tarihinde kabul edilen 5467 sayılı 15 İlde Yeni Üniversite Kurulması Hakkında Kanun ile Düzce ilinde Düzce Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kurulmasına karar verilmiş olup, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ne bağlı olarak idari ve akademik faaliyetlerine devam eden Tıp Fakültesi, Orman Fakültesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Düzce Meslek Yüksek Okulu, Sağlık Meslek Yüksek Okulu ve Akçakoca Turizm Meslek Yüksek Okulu ile Akçakoca Meslek Yüksek Okulu yeni kurulan Düzce Üniversitesi’nin çekirdeğini oluşturmuşlardır. 5.609 öğrencinin öğrenim gördüğü fakülte ve yüksek okullarda, 28 profesör, 23 doçent, 108 yardımcı doçent, 64 öğretim görevlisi, 253 araştırma görevlisi, 16 okutman, 5 uzman ve 402 idari personel görev yapmaktadır.Yükseköğretimdeki öğrencilerin barınmalarına yönelik hizmetler Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Bolu Bölge Müdürlüğü’ne bağlı olarak ilimizde teşkilatlanmış olan Düzce Avni Akyol Yurt Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Düzce Avni Akyol Öğrenci Yurt Müdürlüğü merkezde ve Beçiyörükler Köyü’nde 3’er Blok olmak üzere 6 blok halinde öğrencilere barınma ve iaşe hizmetleri vermektedir. Bütün binalarda kalorifer sistemiyle ısınma sağlanmaktadır. İki bölgedeki yurtların da bahçesinde birer adet basketbol ve voleybol sahası bulunmaktadır. İlimizdeki yüksek öğrenim öğrenci yurtlarımızda 704 kız, 966 erkek olmak üzere toplam 1.670 öğrenci kapasitemiz mevcuttur.
Düzce Fen Lisesi
Okulumuz Düzce Fen Lisesi olarak 2002-2003 eğitim ve öğretim yılında beyciler mahallesindeki beyciler ilköğretim okulunun prefabrik binasında 24 x 2 = 48 kontenjanı ile eğitim-öğretimine başlamıştır.2003/2004 Eğitim ve öğretim yılında şıralık köyündeki Cumhuriyet Anadolu Lisesinin pansiyon binasına taşınan okulumuz 2005/2006 öğretim yılı sonuna kadar eğitim ve öğretimini bu binada sürdürmüştür.2006/2007 Eğitim ve öğretim yılında 06/09/2006 tarih ve 14083 sayılı valilik onayı ile Karahacımusa mahallesinde bulunan kendi binasına taşınmış ve 24 x 3 = 72 kişilik kontenjanıyla öğretimine devam etmektedir. Toplam öğrenci sayımız 167 dir.Öğretim bloğu, pansiyon ve lojmanlar olarak yapılan inşaatlar 1981yılında teslim alınmış ve okul binamızda 2003/2004 ve 2005/2006 öğretim yıllarında Anadolu Öğretmen Lisesi eğitim ve öğretimini sürdürmüştür. On Dairelik lojman binasının güçlendirilme işlemlerinin sonuna gelinmiş olup kullanıma hazır hale getirilmiştir.Düzce Fen Lisesi ilk mezunlarını 2005/2006 yılında vermiş ve 52 öğrencimiz mezun olmuştur.Öğretim bloğumuzda ise 12 derslik, 4 laboratuar(Fizik,Kimya,Biyoloji ve Bilgisayar), Teknoloji sınıfı, kütüphane, kantin,216 kişilik çok amaçlı salon ve idari kısımlar yer almaktadır.
Güvenlik
İl Emniyet Müdürlüğü
2007 yılı içerisinde il genelinde 1.776 asayiş olayı meydana gelmiştir.İlimizde trafikte kayıtlı araç sayısı 56.996’dır. İl genelinde 2007 yılı içerisinde 3.052 trafik kazası meydana gelmiş, 27 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.
İl Jandarma Komutanlığı
2007 yılı içerisinde il genelinde 1.362 asayiş olayı meydana gelmiştir. İl genelinde 2007 yılı içerisinde 792 trafik kazası meydana gelmiş, 12 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.
İlçeleri
- Akçakoca
- Çilimli
- Cumayeri
- Gölyaka
- Gümüşova
- Kaynaşlı
- Yığılca
Amasya ili
Oca 31st
Amasya ili, Türkiye Cumhuriyeti’nin Karadeniz Bölgesi’nde bulunan bir ildir. Merkezi Amasya’dır. Merkez ilçe ile birlikte 7 ilçe, bunlara bağlı 23 belde ve 348 köyü vardır.
Amasya’nın bilinen ilk adı “Amaseia“‘dır. Bu isim dünyanın ilk coğrafyacısı olarak bilenen Strabon tarafından verilmiştir. “Amaseia” amozonlardaki yaşayan halkın kraliçelerine verdikleri isimdir.
Coğrafya
Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz Bölümü’n de bir ildir. İlin komşuları: Kuzeyde Samsun, batıda Çorum, doğuda ve güneydoğuda Tokat, güneyde Yozgat.
İlçeleri
- Merkez ilçesi: Yüzölçümü 1730 km², nüfusu 133.207 kişi olup, 85.851’ü il merkezinde, 58.814’ü ise belde ve köylerde yaşamaktadır. Aydınca, Doğantepe, Ezinepazar, Uygur, Yassıçal, Yeşil Yenice ve Ziyaret olmak üzere 7 beldesi ve 100 köyü bulunmaktadır.
- Göynücek İlçesi : Yüzölçümü 578 km², nüfusu 17.614 kişi olup, 2.776’sı ilçe merkezinde, 14.838’i ise belde ve köylerinde yaşamaktadır.
- Gümüşhacıköy İlçesi : Yüzölçümü 653 km², nüfusu 29.795 kişi olup, 14.057’si ilçe merkezinde, 15.738’ide belde ve köylerde yaşamaktadır.
- Hamamözü İlçesi : Yüzölçümü 202 km², nüfusu 6.161 kişi olup, 1.511’i ilçe merkezinde, 4.650’si köylerde yaşamaktadır.
- Merzifon İlçesi : Yüzölçümü 970 km², nüfusu 67.281 kişi olup, 45.613’ü ilçe merkezinde, 21.668’i köy ve beldelerde yaşamaktadır.
- Suluova İlçesi : Yüzölçümü 516 km², nüfusu 54.123 kişi olup, 42.715’i ilçe merkezinde, 11.408’i belde ve köylerde yaşamaktadır.
- Taşova İlçesi : Yüzölçümü 1.041 km², nüfusu 35.186 kişi olup, 9.283’sı ilçe merkezinde 25.903’ü belde ve köylerde yaşamaktadır.
Tarihi
Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya’da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Med-Pers, Hellen, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir.
Pontuslar (M.Ö.333 – M.Ö.26) tarafından yapılan Kral Kaya Mezarları, günümüze kadar ulaşarak kentin anıt eserleri arasına girmiştir, Amasya Antik Pontus Devletine 200 yıl başkentlik yapmıştır.
700 yıl Bizans egemenliğinde kalan Amasya, Melik Ahmet Danişmend Gazi tarafından 14 Şubat 1075 yılında fethedilerek bu kentte ilk Türk – İslam Egemenliği kurulmuştur.
Osmanlı Anadoluda Türklerin ilk şehir hayatına geçiş yaptıkları yerlerden birisi de Amasya olup öz be öz Türk oymaklarının Ulu Yörükler ve Türkmen boyları Amasya ve civarında yerleşmiş olması, korunaklı bir yapıya sahip olması nedenleri ile Osmanlı Şehzadelerinin Amasyada yetiştirilmesi uygun bulunmuştur. Bu Sebeplerledir Şehzade Çelebi Mehmet Timur nedeni ile dağılan Anadolu birliğini Amasya ve civarındaki Türkmenlerden sağladığı güçle tekrar sağlamıştır. Yıkılmak üzere olan Osmanlı tekrar Amasya’da kurulmuştur.
Şehzade Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, Şehzade Murat (II), Şehzade Ahmet Çelebi, Şehzade Mehmet (II), Şehzade Alâeddin, Şehzade Bayezid (II)), Şehzade Ahmet, Şehzade Murat, Şehzade Mustafa, Şehzade Bayezid ve Şehzade Murad (III) çeşitli tarihlerde Amasya’da Valilik yapmışlardır.
Bu dönemde kentte birçok ilim admı yetişip saray, çeşme, medrese, cami, türbe v.b. kalıcı eserlerle, şehir bir kültür merkezi olarak tarihteki yerini almıştır.
Tarihin akışı içerisinde önemli roller üstlenen Amasya, Kurtuluş Savaşı sırasında yine ön plana çıkmış, Kurtuluş mücadelesinin planları bu kentte hazırlanmıştır. yıldırım amasyayı eretna beyliğinden aldığında nüfusu 7.145 olan amasyanın 2000 yılındaki nüfus sayımında 785.365olarak çıkmıştır.bu nüfusun 93.000 i şehir merkezinde yaşayıp geriye kalan bölümü ise ilçelerinde yaşamaktadır.en büyük ilçesi merzifon’dur bu ilçemizin nüfusu 96.000 dir.
Göynücek, Amasya
Göynücek, Amasya ilinin bir ilçesidir. Amasya ilinin güney batısında yer alır. Göynücek, Türkiye’de sadece illere has bir konuma sahiptir; 4 tane ilin arasındadır. Göynücek, bir dönem Çorum iline bağlı olmuştur. Amasya, Tokat, Çorum ve Yozgat illerinin ortasında bulunmaktadır. Buradan geçecek çarpı şeklindeki bir otoyol, Karadeniz Bölgesi’ni, İç Anadolu Bölgesi’ne, Doğu Anadolu Bölgesi’ne, hatta Ege ve Akdeniz bölgelerine daha yaklaştıracaktır.
Nüfus
İlçenin nüfusu 2000 yılı genel nüfus sayımına göre, 17614′dür. Bunun 2776′i ilçe merkezinde, 14838’sı köy ve kasabalarda yaşamaktadır. Yüzölçümü ise 845 km²′dir.
İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; ? belde, ? köy ve ? mahalleden oluşmaktadır.
İl: Amasya ● İlçe Merkezi: Göynücek
Beldeler: Damlaçimen • Gediksaray
Köyler:
Abacı • Alanköy • Ardıçpınar • Asar • Ayvalıpınar • Başpınar • Bektemür • Beşiktepe • Çamurlu • Çayan • Çaykışla • Çulpara • Davutevi • Gaffarlı • Gökçeli • Harmancık • Hasanbey • Ilısu • İkizyaka • Karaşar • Karayakup • Kavaklı • Kertme • Kervansaray • Kışlabeyi • Konuralan • Koyuncu • PembeliSığırçayı • Şarklı • Şeyhler • Şeyhoğlu • Tencerli • Terziköy • Yassıkışla • Yeniköy •
Gümüşhacıköy, Amasya
Gümüşhacıköy Amasya ilinin en batıdaki ilçesidir. Daha önceki adı Hacıköy iken Gümüş Nahiyesi ile adı birleştirilerek Gümüşhacıköy denmiştir.
Karadeniz Bölgesi’nde, Amasya iline bagli ilçemizin Yüzölçümü 819 km karedir. Doguda Merzifon ilçesi, güney ve batida Çorum, kuzeyde Samsun illeriyle çevrilidir.
Amasya ilinin kuzeybatısındaki daglık kesimde yer alan ilçe topraklarının kuzeydoğusunu Tavşan Dağı, güneybatısını Ereğli Dağı, batısını da Inegöl Dağı (1873) engebelendirir. Tavşan ve Ereğli Dagları’nın dorukları ilçe sınırları dışındadır. İlçenin orta ve dogu kesimi ovalıktır. Dağlardan inen Gümüşsuyu çayı ve Hamamözü Deresi gibi akarsular bu ovalık alanı suladıktan sonra ilçe sınırları dışında Kızılırmak ve Yeşilırmak’a katılır.
Tarihçesi
Doğu Roma
Doğu Roma İmparatorluğunun gözde şehri Etonia (M.S 140) üzerine kurulmuştur.
Kimmerler Dönemi
Bilinen ilk sakinleri Kimmerler olduğundan önceleri Kimmari olarak bilinmektedir. nerden buluyoalr bu bilgileri!!
Fethi ve Selçuklu Dönemi
Yöre 11. yüzyılda Artu Bey tarafından ele geçirilir. Sadreddin Artik el-Kimmari’nin 14. yüzyıl sonlarında imar ettiği yerleşme, sonradan Artıkova (Artukova) ve Artıkabat (Artukabat) adlarını alır. (Yakın ilçe Boyabat olduğu gibi)
Osmanlı Dönemi
Yörede gümüş yataklarına nazır olarak atanan ve burada uzun süre kalan Sadreddin Artık’in torunu Haci Ahmet Çelebi’den dolayi Haci Nazir Köyü olarak degistirilen adi, zamanla Haciköy’e dönüstü. Gümüş madeninin has arpalık olarak Rumelili bir aile olan Köprülü Mehmet Paşa’ya verilmesi nedeniyle bir süre Has Arpalik olarak anildi. 19. yy sonlarinda Sivas vilayetinin Amasya sancagina bagli bir kaza merkeziydi. O dönemde Mecitözü’ne de Haciköy dendiğinden adı Gümüşhacıköy olarak degistirildi.
Osmanlı dönemi eserleri
- Gümüşhacıköy bedesteni ve saat kulesi: Şehrin eski ticaret merkezi olup, uluslararası ipek yolunun önemli meknalarından birisidir. Ünlü tarihçi Halil İnalcık : “Kural olarak bedestenli şehir uluslararası bir ticaret merkezidir.” demektedir. Nitekim Osmanlı’nın bedestenli şehirlerinden olan Gümüşhacıköy yüzyıllar boyu Hindistan İran ve Avrupa’dan gelen binlerce tüccarın tanışma konaklama ve alışveriş yaptığı yer olmuştur. Bedesten fethin hemen akabinde Anadolu-Rumeli ticaret yolu üzerinde bulunan şehir için emniyetli ve büyük hacimli bir ticarî aktivitenin sağlanması gâyesiyle kurulmuştur.
Ekonomi
Kentte kendir isleyen büyük ölçekli bir ip fabrikasinin yani sira, iki un fabrikasi vardir. Geleneksel bir ugras olan leblebicilik günümüzde de önemini korumaktadir.
Gümüshaciköy ekonomik bakimdan Amasya ilinin az gelismis ilçelerindendir. Tarimin bütün kollarinin yani sira tarim disi etkinliklerde oldukça çesitlenmistir. En önemli tarla ürünleri seker pancari, bugday, arpa, baklagiller, tütün, ayçiçegi ve kendirdir. Akarsu boylarinda basta elma olmak üzere çesitli meyveler ve yerel tüketime yönelik sebzeler yetistirilir.
Gümüshaciköy’ün yüksek nitelikli basma tütünü, tütün harmanlarina tat ve koku vermekte kullanilir.
Ilçede bir tütün basimevi vardir. Hayvancilik oldukça gelismistir. Yaylalarda koyun, ovalik kesimlerde ise genis çapli sigir beslenir. Ayrica tavukçuluk ve aricilik da yapilir. Orman ürünleri çesitli atölyelerde degerlendirilir. Isleyen fabrika ve imalathanelerde üretilen sicim ve ipler il disinda satilir. Ilçe topraklarinda manganez yataklari vardir.
Tarihi eserler
Gümüshaciköy kentindeki tarihsel yapilar sunlardir:
- Köprülü Mehmet Pasa Camii; 1660′ta Köprülü Mehmet Pasa tarafindan yaptirilan ve 1943’te deprem nedeniyle yikildiktan sonra 1948’de yeniden insa edildi
- Köprülü Mehmet Pasa’nin torunlarindan olan Hafiz Ahmet Pasa’nin oglu Abdül Baki Bey tarafindan 1756′da Haci Nadir Baba Türbesi yaninda bulunan Büyük Hamam ve
- arasta (1669);
- Yanyaki Mustafa Pasa’nin oglu Ali Riza Bey tarafindan 1898′de yaptirilan ve 1948′de yikilip yeniden yapilan saat kulesi
- Osmanli döneminde Gümüs madeni adiyla kaza merkezi olan ve Gümüshaciköy’ün 5 km Güneybatisi’nda yer alan bugünkü Gümüs bucak merkezindeki tarihsel yapilar arasinda 1429′da ahsap olarak yapildiktan sonra 1560′ta kagir olarak yeniden insa edilen ve 1946’da onarim gören Yörgüç Pasa Camisi ile
- 1415′te yapilan Haliliye Medresesi
- Kesikbaş Mezarı: Artıkabat Mahallesi, Kesikbaş Mevkii, Ayşe Pınarı civarında.
- Dedeoğlu: Orman dairesi, Jandrama eski karakolunun arkasında.
- Filibeli Mehmet Efendi Türbesi: Filibe’den gelen Mehmet Efendinin türbesi, Kırmızıların Hanıiçerisinde
- Hacana
- Ali Pir Civan Türbesi: Sarayözü (halk arasında sarayüzü) köyünde Ali Pir Civan alevi pirlerindendir.
- Kurt Baba: Bulak Kalesine yakın Eymir ile Keçiköy arasın
İl: Amasya ● İlçe Merkezi: Gümüşhacıköy
Beldeler: Gümüş
Köyler:
Akpınar • Alören • Bacakoğlu • Bademli • Balıklı • Beden • Çalköy • Çavuşköy • Çetmi • Çiftçioğlu • Çitli • Derbentobruğu • Doluca • Dumanlı • Eslemez • Güplüce • Güllüce • Güvemözü • İmirler • Kağnıcı • Karaali • Karacaören • Karakaya • Keçiköy • Kılıçaslan • Kırca • Kızık • Kızılca • Kiziroğlu • Koltuk • Konuktepe • Korkut • Köseler • Kutluca • Kuzalan • Ovabaşı • Pusacak • Sallar • Saraycık • Sarayözü • Sekü • Yazıyeri
Hamamözü, Amasya
Hamamözü, Amasya ilinin yaklaşık 1.500 nüfusu bulunan bir ilçesidir.
Halkın genelinin tarımsal faaliyetlerle uğraştığı sanayinin nerdeyse olmadığı ilçenin asıl önemli olduğu ve yörede meşhur olan kaplıcalarının bulunmasıdır. İlçedeki belediye hamamı dışında 90′lı yılların sonlarında yapılan turistik kaplıca oteli ilçeye kaplıca turizminde katkı sağlamıştır. İlçe hava şartları karasal şartlara hakimdir. İlçe güreşçileriyle meşhurdur. Hamamözü, Amasya’ya bağlı, il merkezine 90 km. Çorum il merkezine 43 km. uzaklıkta, 18 köyü bulunan, 1600 nüfuslu küçük ve şirin bir ilçedir. (Köyleri dahil toplam nüfus yaklaşık 6000′dir)
Gümüşlü İbrahim ve Kamil beylerin bir çiftliği iken 1879 Osmanlı – Rus Savaşı’ndan sonra Kuzey Kafkasya’dan göç eden Çerkes aileler tarafından satın alınmıştır. Çevre köy halkının büyük bir bölümü ise Gümüşhane’den göç etmiştir.
Kuzeyinde Gümüşhacıköy, kuzeybatısında Osmancık, güneyinde Laçin ve Çorum bulunmaktadır. Çevresinde ise; kuzey ve batıda İnegöl Dağları, doğu ve güneyde ise Saray Dağları ve Eğerci Tepesi bulunmaktadır.
Hamamözü belediyesi 1972 yılında kurulmuştur. Hamamözü, 23. km kuzeyinde bulunan Gümüşhacıköy’e bağlı iken 1991 yılında ilçe olmuştur.
İlçeye ulaşım, Samsun – İstanbul karayolu üzerinde Merzifon ve Gümüşhacıköy, Osmancık, Çorum ve Laçin üzerinden yapılmaktadır.
Hamamözü, Karadeniz ve Kara İklimi’nin geçiş bölümünde yer almaktadır. Kısmen ılıman kara ikliminin hakim olduğu söylenebilir.
Hamamözü, Türkiye turizmine ilçede bulunan iki önemli kaplıca tesisi ile hizmet etmektedir. Bunlar Arkutbey Şifa Kaplıcaları ve bünyesinde 4 yıldızlı bir oteli de barındıran Gimpaş Termal Tesisleri’dir.
Biri çok programlı lise olmak üzere ikisi ilköğretim toplam 3 okul bulunmaktadır. İlçeye bağlı köylerin büyük kısmı taşımalı eğitim kapsamındadır.
İlçede, hemen hemen tüm ihtiyaçları karşılayacak süper market, market, restoran, lokanta, kuyumcu, benzin istasyonu gibi imkânlar mevcuttur.
İlçe merkezine 8 km. uzaklıkta, adını yakınında bulunan Omarca Köyü’nden alan Omarca Çamlığı, Yemişen Dede Çamlığı ile ilçe merkezinde bulunan Kuştepe gibi piknik ve mesire alanları mevcuttur.
Merzifon, Amasya
İlçenin adı
İlçeinin adının kökeni hakkında iki varsayım mevcuttur:
- M.Ö.700’lü yıllarda Merzifon’un 4 km.doğusunda, bugün Marınca diye anılan köyün bulunduğu yerde, bölge valisi Barsevinç kendi ismini taşıyan bir kasaba inşa ettirmiştir. Bu kasabanın adı zamanla Marsevinç, Mersuvan ve Merzifon şeklini almıştır.
- M.Ö.222’de bölge valisi 5. Mihridat tarafından, bugünkü Merzifon’un yerinde, Merzpond adında bir kale inşa ettirilmiş ve adı Merzban, Merzifon şeklinde değişmiştir. ”Merz” kelimesi Farsça’da “sınır, mahal, sükun”, ”fon” sözcüğünün de pont’un arapçalaştırılmış hali olduğu, dolayısıyla ”Merzifon” sözcüğünün “Pond karargahı” anlamına geldiği açıklanmıştır.
Batı dillerinde Marsovan olarak geçer.
Nüfus
2008 Genel Nüfus Sayımına göre nüfusu 75,500′tür. Bu nüfusun 52,700′ü şehir merkezinde, 22.800′ü köyde yaşmaktadır. Samsun-Ankara karayolu uzerindedir. Samsun’a 109, Çorum’a 61, Amasya’ya 57, Ankara’ya 311, İstanbul’a 600 km mesafededir.
Tarihi
Bölge tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Yediler namı ile anılan gölleri, bereketli toprakları ile avcılık ve tarıma uygun bu ova yaklaşık 7 bin sene önce de insanlara yurt olmuştur. Karadeniz sahiline ve orta Anadolu’ya giden yollar Merzifon’da kesişmektedir. Bu nedenle coğrafyacı ve tarihçi Strabon bu bölgeyi “Bin köy”bölgesi olarak tanımlamıştır.
Strabon’un bin köy olarak belirttiği bölgede yapılan arkeolojik araştırmalarda yüzlerce höyük ve yerleşim yerinin varlığı saptanmıştır. Bu höyüklerden elde edilen seramik ve buluntulara göre Merzifon tarihinin M.Ö 5500’lere kadar uzandığı anlaşılmıştır.
Frigler
Karanlık çağ sonrası M.Ö.8. yüzyılda bölgedeki Hitit kentleri üzerine yerleşen Frigler başta Merzifon kalesi (şehir merkezi) olmak üzere çevredeki diğer Hitit yerleşim yerlerini de onarımdan geçirerek kullanmışlardır. Ayrıca Oymaağaç, Onhoroz, Büyük ve Küçük Küllük höyükleri de Frig yerleşim izleri taşımayan höyüklerdir.
Kimmer ve İskit
M.Ö.600’lerde Kafkaslardan gelen Kimmer ve İskit akınlarıyla birlikte Anadolu’da Frig siyasi egemenliği son bulmuştur. Merzifon ve Gümüşhacıköy civarında İskit hakimiyetinin çok kısa süreli de olsa varlığı bulunmaktadır. Bu döneme ait buluntular Gümüşhacıköy-İmirler köyündeki bir mezardan çıkarılmış olup, Amasya müzesinde sergilenmektedir.
Pontos devleti
Pontusluların baskenti Amasya’dır. 200 yıl Amasya başkentlik yapmıştır. Amasya’daki kral mezarları bunlara aittir.
Amasya’nın iki büyük şehri Trabzon ve Sinop’tur. Başkentin Amasya olması ile birlikte Merzifon’da önemli ticaret merkezi olmuştur. Merzifon, askeri savunma ve ticaret yolu güvenliği açısından önemli bir yer tutmuştur.Yaklaşık 200 Yıllık Pontos (Mitridatlar)dönemi M.Ö.47’de Roma Generali Sezar ile Pontos devlet kralı II.Pharnakes arasında, antik Zile (Zela) ile Amasya arasındaki Bacul köyünde yapılan savaşta Pontos askerlerinin yenilmesi ile son bulmuştur. Bölgede Pontos Devleti hakimiyeti zayıflamış ve bu tarihten itibaren Roma hakimiyeti dönemi başlamıştır.
Roma dönemi
Pompeius ve Lukullus savaşları esnasında Pontos şehirleri tahrip olmuştur. Anadoluyu, 131 Yılının sonbaharında ziyaret eden imparator Hadrianus, Amasya şehri ve çevresinin harap halini görmüş kentlerin imarı emrini vermiştir. Özellikle antik çağda yoğun iskan görmüş Merzifon ve civarındaki Roma köylerini de ziyaret ederek bölgede eski tapınakların onarımını, ayrıca yeni tapınakların da yapımı emrini vermiştir.
Bugünkü Karşıyaka (Neopolis) köyünde Zeus Stratios adına bir tapınak inşa ettirmiştir. Bu tapınağa ait sütun başlıkları ve sunak yazıtı Amasya Müzesi bahçesinde teşhir edilmektedir.
Bölgede huzur ve sükunetin sağlanması ile ekonomik hayat yeniden canlanmış, Merzifon şehrini çevreleyen şehir surları ve kalesi yeniden tamir edilmiş, şehir nüfusunun artmasıyla yeni mahalleler eklenmiştir.
Yine bu dönemde Merzifon’a bağlı olan Aktarla (Nureni) Köyü de önemli bir Roma yerleşmesi olup, 1994 Yılında Müze müdürlüğünce yapılan arkeolojik kazıda M.S.3. yüzyıla ait, Akroterli, Bezemeli bir lahit çıkarılmıştır. Lahit müze müdürlüğünde teşhir edilmektedir.
Roma İmparatorluğu 395’te Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmış, Merzifon ve civarı Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) sınırları içerisinde kalmıştır.
Bizans İmparatorluğu
Romanın bir devamı olan Bizans İmparatorluğunda eski yerleşmeler aynen devam etmiş, Merzifon şehri de bu dönemde önemli bir kültür merkezi olmuştur.
Emeviler
8. yüzyılın başlarında Merzifon ve civarı Arap akınlarına (Emevi) maruz kalmış, şehir kısa bir süre Arap hakimiyetinde kaldıktan sonra tekrar Bizans hakimiyetine geçmiştir.
Merzifon ovasına hakim olan ve ALICIK KÖYÜ yakınlarında bulunan bu bölgedeki ticaret yolu üzerinde yer alan Bulak Kalesi yol güvenliğini sağlamak için kurulmuştur.
Danişmentler
11. yüzyılda bölge ile birlikte Merzifon da Danişmentler in hakimiyetine girmiştir. Şehrin İslam hakimiyetine girmesiyle, şehirdeki Bizans eserlerinin bir kısmının cami ve medreseye dönüştürüldüğü bilinmektedir..
Selçuklu
Merzifon 12. yüzyılda Selçuklu egemenliğine (II. Kılıç Arslan zamanı) girmiş ve 14. yüzyıla dek bir Selçuklu şehri olarak kalmıştır.
İlhanlı
Şehir 14. Yüzyılda İlhanlı hakimiyetine girmiştir. Bu dönemde Merzifon ve havalisine yönetici olarak Moğol kökenli valiler tayin edilmiştir. İlhanlı Hükümdarı Ebu Sait Bahadırhan bu bölgenin idaresini Moğol Beyi Emir Çobanoğlu Demirtaş’a vermiştir.
Eratna Beyliği
İlhanlı yönetiminden sonra bölge, Eratna Beyliği hakimiyetime girmiştir (1335 – 1341). Eratna Beyi Şadgeldi Paşa Amasya ve Merzifon civarını da idaresi altına almış,daha sonra Şadgeldi Paşa’nın oğlu Emir Ahmet ile Kadı Burhaneddin arsında bir dizi savaşlarda sürekli el değiştirmiştir.
Taşanoğulları
1353-1396 tarihleri arasında Merzifon ve civarı Türkmen Beylerinden Taşanoğulları nın hakimiyetinde kalmıştır.
Osmanlı
Taşanoğulları Hasan ve Ali Bey zamanında, 1393 yılında Yıldırım Beyazid’in Amasya’yı fethetmesiyle birlikte yaklaşık 3 yıl süren mücadele sonucunda Merzifon bölgesi de Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
Osmanlı döneminde, Sivas eyaletine bağlı Amasya Sancağının kazası olan Merzifon önemli bir kültür merkezi olmaya devam etmiştir. 1402 yılında Yıldırım Beyazid ile Timur arasındaki savaşta dağılan Osmanlı birliğini Amasya şehzadesi Çelebi Sultan Mehmet yeniden sağlayarak Osmanlı tahtına çıkmıştır. Bölgede sükunetin sağlanması ile Merzifon şehri de eski önemine kavuşmuştur. Osmanlı hakimiyetine giren şehir İstiklal Savaşı’na kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.
I.Dünya savaşı
I. Dünya savaşı’ndan sonra Merzifon 15 Mart 1919’da İngilizler tarafından işgal edildi. İşgal altındaki Merzifon’da 16 Haziran 1919’da büyük bir miting düzenleyerek İzmir’in işgali protesto edildi. O sırada Amasya’da bulunan Mustafa Kemal Paşa, mitingi bir telgrafla İstanbul’daki Harbiye Nezareti’ne bildirdi. Merzifonluların işgal boyunca sürdürdükleri şuurlu tepki sonucu İngilizler Eylül 1919’da Merzifon’u terk etmişlerdir .
Atatürk, Söylev’inde Merzifon’la ilgili olarak şunları söylemekte:
“1919 yılı Mayıs’ının 19.günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş.” “Merzifon’la Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor.” > Atatürk Samsun’dan İstanbul’a çektiği şifreli telgrafta da : 9 Mart 1919′da yerel yönetimin haberi olmaksızın Samsun’a çıkan iki yüz İngiliz askerine ek olarak 17 Mayıs’da yüz İngiliz askeri ile birkaç hayvan ve savaş gereçleri çıkarıldığını bildirmiştir. 9 Mart 1919′da İngilizlerin Samsun’a çıkardıkları askerlerden bir bölüğünün Merzifon’a geleceği haberi kente yayıldı.Haberi duyan Ermeni ve Rumlar sevinç gösterileri yaptılar. 15 Mart 1919′da Solter adlı bir İngiliz subayının komutasındaki birliği,Ermeni ve Rumlar Bahçecik(Urumcuk,Rumcuk)köyü köprüsüne değin giderek törenle karşıladılar. İngilizler,hükümet konağının önündeki direkten Osmanlı Bayrağını indirerek yerine İngiliz Bayrağı çektiler.İngiliz Bayrağı çekilirken bir İngiliz askerini jandarma erlerimizden birini itmesi üzerine,sinirleri gergin olan halk galeyana geldi.Lise öğrencisi gençlerle İngiliz Askerleri arasında çatışma çıktı.Ertesi gün Merzifon halkı dahada coşarak Hükümet Konağı önünde toplanıp protesto gösterisi yapmaya başladı.Bayraklarının zorla indirileceğini anlayan İngilizler,üzücü olaylara neden olmamak için halkın gözü önünde bayraklarını direkten indirip yerine Osmanlı Bayrağını çekmek zorunda kaldılar. İngilizler,ceza evinde bulunan ne kadar Ermeni,Rum tutuklu ve hükümlü varsa hepsini salıverdi. İşgalin ikinci günü,Rum ve Ermeni çeteleri köylerde soygun ve taşkınlıklara başladılar. Amerikan Kolejinde bulunan,yakın doğu dayanışma kurulundan,Keçil adındaki Amerikalı,itilaf Devletleri temsilciliğiymiş gibi davranarak ve yerel yönetime baskı yaparak gece,Hükümet Konağını açtırıp gaz lambası ışığında,nüfus memurunun başında bekleyip önceden Müslüman olarak adlarını değiştiren Ermenilerin kayıtlarını değiştirerek yerine eski adlarını yazdırdı. İngiliz işgal birliği Merzifon’da kaldığı süre içinde Kara Mustafa Paşa İlkokulunu karargah olarak kullandı.Bazılarıda Amerikan Kolejine yerleşti. İlk gelen İngiliz askerleri Hintli Müslüman’lardan oluşuyordu.Bunlardan Merzifon’da ölen bir askerin cenaze töreninde yerli halkın gösterdiği Dini ilgi ve katılım kuşku uyardırdığından çok geçmeden Müslüman Hintli askerler geri çekilerek yerlerine Müslüman olmayan Senegal askerleri getirildi. Sayıları binleri aşan Rum çeteciler,Çarşamba,Bafra ve Samsun’dan başlayarak Merzifon’a kadar uzanan bir alanda dağlara yayılmışlar ve özellikle Samsun-Havza arasındaki köylerde Müslüman halka karşı saldırılarını iyice artırmışlardı.Kent halkı ise birlik olup çetecilere ve İngiliz askerlerine karşı tavır aldı.Onların kent içindeki davranışlarını izleyip taşkınlık yapmalarını önledi. Mustafa Kemal’in incelemeler yapması için Havza’dan gönderdiği Dr.İbrahim Tali(Öngören)Bey,Kaymakam veliki Mirzaoğlu Ahmet Bey(Eymir),Topçu Komutanı Bnş.Pire Mehmet Bey,18.Piyada Alayı Komutanı olan Merzifon’lu Süreyya Bey ve Merzifon’un ileri gelenleri ile görüştü.İşgal güçlerine karşı nasıl davranılacağı,silah edinilmesi ve kurulacak”Ulusal Direniş”ile ilgili bilgiler verdi.Yaralı olduğu için Merzifon’da izinli bulunan Ahmet Süreyya Bey,halka önderlik ederek askeri kışladan kaçırılan silan ve cephaneyi kardeşi Hacı Raif Efendi’nin evine taşıtarak silahı olmayan halka dağıttı.Bu durumu anlayan İngilizler,halkın karşı koyacağından çekindikleri için genel bir arama yapmayı bile göze almadılar.Silahlanan Merzifon halkının morali daha da yükseldi. Her an çıkabilecek silahlı bir çatışmaya dayanamayacaklarını anlayan İngilizler,28 Eylül 1919 günü Merzifon’dan ayrılmak zorunda kaldılar. (Kaynak;A.Aziz Taşan) Vehbi Cem Aşkun,”Kurtulan Merzifon”adlı kitabında,işgalin kırılması için çaba gösteren,çalışan kişilerin adlarını şöyle sıralamıştır: Kaymakam Vekili,Topçu Komutanı Pire Mehmet Bey,Ahmet Süreyya Bey,Müftü Efendi,İttihat ve Terakki ileri gelenlerinden Himmetzade Ali Efendi,Çelebizade Abdullah Efendi,Avukat Sadık Bey,Numan Beyoğlu Numan(Özer),Salihbeyzade Hüseyin Efendi(İttihat ve Terakki Partisi Başkanı)Siryelizade Rıza Efendi,Belediye Başkanı Hacı Ömer Efendi(Acar)ve diğerleri.
Mehmet Fevzi (Şarman)Bey,Vehbi Cem Aşkun’a yazdığı bir mektupta,kayınbiraderi Kurmay Albay Ömer Lütfü (Yasan)Bey’den aldığı telgraf üzerine 25 Mayıs 1919′da Mustafa Kemal’i Havza’da karşılamaya gittiğinde,yerel örgütlenme için Mustafa Kemal’in verdiği buyruklar üzerine Müftü Vehbi Efendi’nin başkanlığında,Belediye Başkanı Hacı Ömer,Mahami Kardeşlerden Avukat Sadık Bey,Ganizade Hacı Hafız,belediye Doktoru Hakkı ve Siryalı Rıza Efendi tarafından”Merzifon Müdafaa-i Hukuk Derneği”kurulduğunu yazmıştır.
Höyükler
Ortaova köyü Onhoroz, Büyük-Küçük Küllük höyükleri (tepeleri) ve Hayrettin köyü höyükleri en önemli Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı yerleşmeleridir. Merzifon bölgesinin Hitit döneminde de başkent Hattusaş’a sınır olması nedeni ile önemli bir merkez ve yerleşim yeri olduğu görülmektedir. Bu dönemde (M.Ö.1700-700) bölgeden iki adet tabii yol geçmektedir. Bunlar:
- Çorum – Merzifon – Havza – Kavak – Samsun yolu (bugünkü kara yolu).
- Çorum – Merzifon – Havza – Vezirköprü – Oymaağaç güzergahıdır.
Yine bu dönemde Merzifon’a bağlı Oymaağaç köyü önemli bir Hitit yerleşim birimidir.
Köyler:
Akören • Akpınar • Aksungur • Aktarla • Alıcık • Alişar • Aşağıbük • Bahçecik (Urumcuk) • Balgöze • Bayat • Bayazıt • Bulak • Büyükçay • Çamlıca • Çavundur • Çaybaşı • Çayırköy • Çayırözü • Çobanören • Demirpınar • Derealan • Diphacı • Elmayolu • Esentepe • Eymir • Gelinsini • Gökçebağ • Gümüştepe • Hacet • Hacıyakup • Hanköy • Hayrettinköy • Hırka • İnalanı • Kamışlı • Karacakaya • Karamağara • Karamustafapaşa (Marınca) • Karatepe • Karşıyaka • Kıreymir • Kızıleğrek • Koçköy • Kuyuköy • Küçükçay • Mahmutlu • Ortabük • Ortaova • Osmanoğlu • Oymaağaç • Oymak • PekmezciSaraycık • Sarıbuğday • Sarıköy • Sazlıca(İlemi) • Şeyhyeni • Türkoğlu • Uzunyazı • Yakacık(Muşruf) • Yakupköy • Yalnız • Yenice • Yeşilören • Yolüstü(Gölköyü veya Körköyü) • Yukarıbük •
Suluova, Amasya
Amasya ilinin bir ilçesidir. İl Merkezine 25 km. mesafede ve batıda yer alır. Orta Karadeniz’in şirin ilçelerinden biri olan Suluova Miladi ilk yıllarda “Arguma” (Sulakyurt) adıyla anılır. 1902 yılında “Suluca” ismiyle bucak olmuştur. 1946 yılında “Suluova” ismini almış ve ilçe olmuştur. 2000 yılı genel Nüfus sayımına göre Suluova’nın nüfusu, ilçe merkezinde 42.715, kasaba ve köylerde 11.408 olmak üzere toplam 54.123’tür.
İlçeye bağlı bir belde (Eraslan Beldesi) ve 38 köy bulunmaktadır. İlçe merkezinde 20 mahalle vardır. Köylerin 2/3’ ü ova köyü, 1/3’ü ise orman ve dağ köyüdür. Köylerin yerleşimi topludur.
Suluova’nın tarihi M.Ö. 2000’li yıllara dayanmaktadır. “Doğukent” mahallesinde bulunan Kumbettepe’ de yapılan kazılarda çıkan envantere göre ilçe tarihi, kalkolotik çağ ve Hititler devrine kadar uzanmaktadır.
Selçuklular döneminde Türk idaresine (egemenliğine) girmiştir.1386 yılında Osmanlı idaresine geçmiştir.
Zengin bir linyit kaynağına sahip ilçe merkezi 1954 yılında Şeker Fabrikasının kurulması ile hızlı bir gelişme göstermiştir. Suluova 1957 yılında ilçe olmuştur.
Nüfus
İlçenin nüfusu 2000 yılı genel nüfus sayımına göre, 54123′dür. Bunun 42715′i ilçe merkezinde, 11408’sı köy ve kasabalarda yaşamaktadır. Yüzölçümü ise 845 km²′dir.
İlçe merkezine bağlı 2 belediye ve 34 köy bulunmaktadır
l: Amasya ● İlçe Merkezi: Suluova
Beldeler: Eraslan
Köyler:
Akören • Alabedir • Arucak • Aşağıkarasu • Ayrancı • Bayırlı • Boyalı • Cürlü • Çayüstü • Çukurören • Derebaşalan • Dereköy • Deveci • Eğribük • Harmanağılı • Kanatpınar • Kapancı • Karaağaç • KazanlıKerimoğlu • Kılıçaslan • Kıranbaşalan • Kolay • Kulu • Kurnaz • Kutlu • Kuzalan • Küpeli • Oğulbağı • Ortayazı • Özalakadı • Salucu • Saygılı • Seyfe • Soku • Uzunoba • Yolpınar • Yüzbeyi •
Taşova, Amasya
Coğrafi Yapı
Taşova İlçesi 40* 46′ 36″ kuzey enlemi ile, 36* 13′ 12″ doğu boylamı üzerinde bulunuyor. Taşova doğuda Koyulhisar’dan başlayarak, Reşadiye, Niksar ve Erbaa gibi önemli büyük ilçeleri içine alan verimli ovanın batısındadır. İlçenin doğusunda Tokat’ın Erbaa ilçesi, Batısında Amasya ve Samsun İli’nin Ladik İlçesi, kuzeyinde Samsun İli’nin Çarşamba İlçesi ve güneyinde Tokat İli’nin Turhal İlçesi bulunuyor
Tarihçe
Taşova tarihte birçok devletin hakimiyeti altına girmiştir. İlçede yapılan kazılarda arkeolojik buluntulara rastlanmıştır.
Taşova’da egemenlik kuran ilk devlet Hititlerdir. Hititler, M.Ö. 1650 yıllarında Anadolu’ya hakim olunca, Taşova ve çevresini de idareleri altına aldılar. Daha sonra yöreye Frigler (M.Ö. 1200-700) ve Kimmerler hakim oldu. İran’da kurulan Med İmparatorluğu, Anadolu yönünde genişlemeye başlayıp Kimmerler Devleti’ne son vererek bölgeye hakim oldular. Taşova Pers Kralı III. Adaşir zamanında Pers hakimiyetine geçti.
Makedonya Kralı İskender, M.Ö.331 yılında Anadolu’yu istila etti. Dolayısıyla Taşova da Makedon idaresine geçti. Makedonya Krallığı’nın dağılması üzerine yörede Pontus Krallığı kuruldu.(M.Ö.291) Pontus Krallığı’nın egemenliği Amasya’nın Roma İmparatorluğu’na katılmasına kadar devam etti. Roma İmparatoru, Jules Sezar, Pontus Kralı Farnak ile yaptığı çarpışmayı kazandı. (M.Ö.47). Romalılar, M.S. 25 yılında yöreyi tamamen topraklarına kattılar. Amasya ve Alparslan Müzelerinde sergilenen pek çok eser, yörede Makedonya ve Roma İmparatorluklarının hakimiyet sürdüğünü doğrulamaktadır.
Taşova 395 yılına kadar Roma hakimiyetinde kaldı. Bu tarihten sonra asırlarca Bizanslar yöreyi ellerinde tuttular. 712 yılında Emeviler Taşova’yı ele geçirdiler. Türkler Anadolu’ya gelene kadar yöre, Arapların idaresinde bulundu.
Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan, 26 Ağustos 1071′de Malazgirt Meydan Muhaberesi’nde Bizans ordusunu yenilgiye uğratarak Anadolu’nun kapılarını Türklere açtı. Sultan Alp Arslan’ın Anadolu’ya gönderdiği Türk komutanlar Anadolu şehirlerini birer birer ele geçirmeye başladılar. Malazgirt savaşı’nı takip eden ikiyüzyıl boyunca Horasan ve Maveraünnehir’den göç eden Türk boyları, şehir ve kasabalara yerleştiler. Bu arada 1257′de Horasan’dan göç eden Seyyid Nurettin Alparslan, bugünkü Alparslan Kasabası’na gelerek yerleşti. Rufai tarikatına mensup olan Seyyid Nurettin zaviye bir vakıf tesis etti. Yörenin Türkleşmesinde ve halkın manen eğitiminde etkili oldu. Seyyid Nurettin’in kurduğu vakıf 1901 yılına kadar faaliyetini sürdürdü.
Taşova, 1075 yılında Danişmentliler’in eline geçti. Danişmentli Hükümdarı Melik Gazi, yöreyi ele geçirerek adeta Amasya’yı Türk-İslam kültürünün merkezi haline getirdi. Taşova ve çevresi II. Kılıçarslan zamanında 1174′de Türkiye Selçukluları’nın hakimiyeti altına girdi. Bu dönemde bölge, Trabzon Rum İmparatorluğu’nun saldırılarına maruz kaldı. Kösedağ Savaşı’ndan sonra yöre, Moğol İstilası’na uğradı. Anadolu’da kıtlık, yoksulluk ve kargaşa baş gösterdi. Meşhur Babai ayaklanması yörede etkili oldu. Selçuklu Devleti karışıklıkları önlemek için ülkeyi ikiye ayırdı. Taşova Rum Eyaleti içinde kaldı ve idaresi Seyfettin Torumtay’a bırakıldı. Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra ülkede beylikler kuruldu. Önce Kadı Burhanettin Devleti, sonra Tacettinoğulları yörede 1425 yılına kadar hakimiyet sürdü. Bu tarihte Osmanlı Sultanı Çelebi Mehmet, Tacettin Beyliği’ne son vererek, Taşova’yı ülkesine dahil etti.
Taşova Osmanlı Devrinde, Tokat Sancağı’na bağlı bir köy olarak teşkilatlandırılmıştır. Devlet yıkılana kadar bu özelliğini korumuştur. Kurtuluş Savaşı’nda Taşova, Rum Çetelerinin saldırılarına hedef oldu. Rum çeteleri, Türk Köylerine saldırılar yaparak, kadın, çocuk ve ihtiyar demeden pek çok Türkü katlettiler. Türk halkı bu gelişme üzerine silahlanarak, Rumlara karşı harekete geçti. Mustafa Kemal’in önderliğindeki Milli Mücadele başarıya ulaştıktan sonra yöreye askeri kuvvet gönderildi. Yapılan silahlı mücadele sonunda yöre Rum Eşkıyalarından temizlendi.
Taşova Cumhuriyet Döneminde 1923′den 1944 yılına kadar, Tokat İli Erbaa İlçesine bağlı olarak kaldı. Bu devirde adı Yemişenbükü idi. 4 Ağustos 1944 tarihinde 4448 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bağımsız bir ilçe olmuştur. Tokat İline ulaşımın güç olması ve hizmetlerinin gecikmesi sonucu 1953 yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararı ile ilçe, Tokat İlinden ayrılarak, Amasya ilinin sınırlarına dahil edilmiştir.
l: Amasya ● İlçe Merkezi: Taşova
Beldeler: Akınoğlu • Alpaslan • Ballıdere • Belevi • Boraboy • Çaydibi • Destek • Esençay • Özbaraklı • Uluköy
Köyler:
Alçakbel • Altınlı • Ardıçönü • Arpaderesi • Çakırsu • Çalkaya • Çambükü • Çılkıdır • Dereköy • DevreDörtyol • Durucasu • Dutluk • Elmakırı • Gemibükü • Geydoğan • Gökpınar • Güendik • GüngörmüşGürsu • Hacıbeyköyü • Hüsnüoğlu • Ilıcaköy • Ilıpınar • Karabük • Karlık • Karsavul • Kavaloluğu • Kırkharman • Kızgüldüren • Korubaşı • Kozluca • Kumluca • Mercimekköy • Mülkbükü • Sepetli • Şahinler • Şeyhli • Tatlıpınar • Tekpınar • Türkmendamı • Umutlu • Yayladibi • Yaylasaray • Yenidere • Yeşiltepe • Yeşilyurt • Yolaçan • •
SİNOP İLİ
Oca 31st
Sinop ili Türkiye‘nin Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde kalan bir ilidir. Sinop, ulaşım sorunlarından dolayı türlü kalkınamamış, işsiz kalan nüfus başka illere göç etmek zorunda kalmıştır
Coğrafi özellikler
Anadolu ‘nun kuzey yönde uç noktası olan Sinop Kalesi Pontus’a doğu yönün’de bağlanan Boztepe Burnu berzahında bir kale-şehir olarak kurulmuş ve tarih boyunca doğu yönde gelişmiştir. Tarih boyunca kale dışına pek taşmayan şehir bir liman kenti özelliği taşır. Berzahın kuzey doğusundaki dış liman fırtınalara açık olduğu ve denizcilik bakımından kullanışlı sayılmadığı halde, Antikçağ ‘da daha çok bu limanın kullanıldığı bilinir. Zamanla kum dolan ve kullanılamaz hale gelen bu limanı berzanın güney-doğusundaki iç limana aynı dönemde bir kanal bağlardı. Bu kanal, Selçuklular döneminde kapatılmıştır.
Yarımadanın güney yönündeki iç liman ise rüzgarlara kapalı konumuyla ve sakin deniziyle güney Karadeniz’in en önemli limanıydı. Bu özellikleri yüzünden “Akdeniz” ismini almıştır. Tarih boyunca işlek bir liman yaşantısı ve tersane faaliyeti bu limanda gerçekleşmiştir. 19. yüzyıl‘a kadar tamamen ayakta duran surlardan ise günümüze büyük bir kısmı kalmıştır ve yıkıntılarından rekonstrüksiyonu yapılabilir. Şehrin gelişimi sürekli olarak doğu yönde, Boztepe Burnuna doğru olurken, kuzeydeki Akliman ve Anadolu yönünde birkaç azınlık yerleşmesinden başka bir yerleşim olmamıştır. Doğudaki yarımada ise gittikçe sarplaşmakta, Hıdırlık tepesinde 187 metre yüksekliğe ulaşmakta ve nihayet deniz yönünde dik yarlar ile kuşatılmaktadır. Bu durumda şehrin deniz yönünden ve berzahtan zaptedilmesi imkânsız olmaktadır.
Tarih
Sinop tarihi açıdan önemli bir yerdir. Antik çağdan beri parlak ve yoğun bir ticari ve kültürel yaşantıya sahip olan Sinop, bu niteliğini Bizans, Selçuklu, Candaroğlu ve Osmanlı yönetimlerinde de sürdürmüş, ayrıca kale ve tersanesi ile bölgenin en önemli askeri üslerinden biri olmuştur. Bu durumunu Sinop Baskını’ndan sonra kaybetmeye başlayan kent, sur dışına güneydoğu yönde azınlık yerleşmeleri ile batıya doğru ise yönetim ve eğitim gibi kamu hizmetleri yerleşmesiyle çıkmıştır.
İlin Adının Kaynağı
Antik Çağ‘da, Paflagonya bölgesi içinde kalan Sinop’un saptanabilen en eski adı, Sinope’dir. Bir söylenceye göre kent adının kurucusu olarak kabul edilen aynı isimli bir Amazon kraliçesinden almıştır. Bir başka söylenceye göreyse, kenti eski Yunan’da Irmak Tanrısı Asopos’un su perisiSinope kızlarından kurmuştur. Bahsi geçen Yunan efsaneleri İÖ V. – IV. ve III. Y.Yıllarda tarihlenmektedir ve aynı dönem kent sikkeleri üstünde, Sinope’nin başı görülmektedir. Hangi söylence benimsenirse benimsensin, kentin kurucusunun Sinope olduğu kesindir. Ancak, Sinope bir su perisi ise, kentin Yunanlı kolonicilerce; Amazon ise; Anadolu’nun yerli halklarınca kurulmuş olması gerekir. Bu ikilem, dilbilim çalışmalarıyla bir ölçüde çözülmemiştir: Gerek etimolojisine yabancı olan Sin ya da Sind sözcüklerine Yunanistan’ın dışında daha çok Pontos,Doğu Anadolu,İran ve Hindistan’da rastlanmaktadır. Bu da, Sinope adının yerli Anadolu dillerinde gelmiş olabileceğini göstermektedir. Ünlü Antik Çağ coğrafyasısı Strabon ise, kentin kurucusu olarak, Argonotlar’dan Teselyalı Otolikos’u göstermekte ve onun kenti ele geçirerek bir Yunan kolonisi kurduğu yazmaktadır. “Kentin ele geçirilmesi” kavramı, kolonileştirmeden önce, kent’te yerli bir halkın yaşandığını ortaya koymaktadır. Strabon’un sözünü ettiği gelişmeden sonra, Sinope Kenti İÖ VII. yıllarında bir kez Miletuslular’ca kolonileştirilmistir. Kent’te, sırasıyla Miletuslu Habrindas, Koos ve Krenitas dönemlerinde yerleşilmiştir. Tüm bü söylence ve tarihsel olaylar Sinop’un ilk çağlarda yerli halkça kurulduğunu, bu yerleşimi, söylencesel Argonot seferiyle ilgili olarak bir Yunan kolonisi’nin izlediğini, son olarak da Miletuslular’ın burada bir koloni kurduğunu ortaya koymaktadır. Sinop’u da içeren Karadeniz bölgesi’nin en eski halkı Hitit kaynakalrında bahsi geçen Kaşkalar olup, bu kaynağa göre “Arauanna Ülkesi adlı bir bölge de, Sinop yöresinde bulunuyordu.
Pontus Dönemi
183 M.Ö. Pharnakes I Sinopu elle geçirdi ve Pontus Krallığı’nın başkenti yaptı. O dönemlerde, Sinop tarihinde en parlak dönemini yaşadı. Tüm tarihi yapıtlar ve Sinop Kalesi Pontus dönemine dayaniyor. Pontus Kralı Mithridates VI M.Ö. 64 yılında yapılan savaşı Pompeius Magnus’a kaybedince Romalılar Pontus‘u Roma İmparatorluğu‘nun egemenliği altına aldılar. Sinop’un önemi Roma döneminde azalmıştır.
Bizans Dönemi
Sinop doğal korunaklı bir liman kenti olduğu için, Bizans Dönemi’nde de önemini korudu. Rusya steplerinden ya da Orta Anadolu’dan gelen ürünlerin boşaltma yükleme merkezi burasıydı. Sinop, Bizans egemenliğin’nin dönemlerinde Paflagonya Theması içinde yer alıyordu.
Osmanlı Dönemi
Osmanlı yönetimi altında Sinop, bir süre barış içinde yaşadı. Ancak patlak veren Celali ve Suhte ayaklanmaları sırasında büyük sıkıntılar çekti. 1558′de Kanuni’nin oğulları Selim ve Beyazıd arasında çıkan saltanat kavgasından sonra Anadolu’da karışıklar giderek arttı. İran’a sığınan Beyazid geri dönmesi kaygısıyla Rumeli askerinin Amasya-Tokat arasında bekletilmesine karşın, yöredeki olaylar azalmadı. Sinop, Bafra ve Ladik‘te suhteler halkın can, mal ve namusuna saldırıyorlardı.Devlet görevlilerinden ve halktan bazı kişiler’de, suhtelere yardımcı oluyorlardı. Kastamonu Sancakbeyi Süleyman Bey’de İstanbul’a gönderdiği mektupta Boyabat, Sinop, Durağan kadılıklarına zekat, sadaka ve benzer adlarla zorla para toplayan suhtelerden ve rüşvet karşılığı bunlara yardım eden hazine tahsildarlarından yakınıyordu. 1567-1568′de olaylarıin daha da artmış olduğu; Sinop Kadısı’nın İstanbul’a gönderdiği mektupta anlaşılmaktadır. Bolu’da soygunlar düzenleyen iki suhte topluluğu, devlet giriştiği hareket sırasında Sinop’a çekildiler. Sinop’daki eylemleri yakınma konusu olunca devlet, Bursa Sancakbeyine suhteri cezalandırma görevi verdi. 200 kadar sipahi seferden alıkonularak suhteler üzerine gönderildi. Ancak sipahiler suhtelerle çarpışmaya yanaşmadılar. Boyabatlı Söyleme ve Kara Hüseyin adındaki suhtelerin başkanlığında hareket eden gruplar, yöredeki tüm kasabaları haraça bağladığı gibi, Sinop Kadısı’nın yolunu kesip bir adamı öldürdüler
Tarihçe
Sinop’un ilçesi. Anadolu’nun en büyük ırmağı Kızılırmak ile Batı Karadeniz’in en büyük ırmağı Gökırmak’ın birleştiği noktada kurulu ilçedir. Türkiye’nin en büyük ve en verimli çeltik ovalarından birine sahip olan ilçe bugüne dek üç çeltik şölenine ev sahipliği yapmıştır.
Coğrafya
Sinop’un güneydoğusunda Samsun il sınırında yer alan Durağan; Dikmen, Boyabat ve Saraydüzü ilçeleri ile komşudur. Osmanlı döneminde Kastamonu’ya bağlı yerleşim, 1899′da Boyabat’a bağlı bir bucak merkezi iken 1954 yılında Sinop’a ilçe olarak bağlanmıştır. İlçeye bağlı belde yoktur; bağlı köy sayısı ise 70’tir.
Kızılırmak havzasında, İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan yollar üzerinde, Gökırmak Vadisi’nde kurulmuş olan ilçe sınırları içinde II., III. ve IV. sınıf verimli tarım toprakları bulunmakla birlikte, ilçe genelinde VII. ve VIII. sınıf tarım toprakları ağırlıktadır. İlçenin dağlık alanları Tarım Master Planı’nda belirtilen II. alt bölge; ovalık alanları ise III. alt bölge olarak nitelendirilen alanlarda kalmaktadır. İlçede sulu tarım alanlarında yetişen en önemli ürün çeltiktir. Kuru tarım alanlarında ise tahıl ekimi yapılmaktadır.
II. Meşrutiyet dönemine gelindiğinde Dr. Rıza Nur Sinop Mebusu olarak meclise girdi.
Nüfus ve demografi
Ulaşım şebekesi olarak Antikçağ ‘dan beri geometrik yapısını koruyan Sinop’un ulaşım omurgasını, Boyabat yolu ile bu yolun şehir içindeki devamı olan Sakarya, Cumhuriyet ve Fatih caddeleri oluşturur. Bu eksendeki en önemli dikey bağlantı, Valilik ve Belediye önünden geçen Gazi Caddesidir. Şehir yerleşiminde, Yeni Mahalle yüksek gelirli memurların, Camikebir Mahallesi zengin tüccar, serbest meslek sahibi ve esnaf ailelerinin, Gelincik Mahallesi ise taşradan yeni gelmiş olanların yerleştikleri alanlardır. Batıda Gelincik, Kuzeydoğuda İncedayı ve Kefevi, doğuda Ada Mahalleri düşük gelirli grupların yerleşim yerleridir. Bu demoğrafik katmanlaşmanın tersine İl, ülkenin ileri eğitim ve demokratik yaşam şekline sahiptir.
İlçe
Ayancık, Sinop ilinin bir ilçesidir. 13500 nüfusludur ve Sinop’un ikinci büyük ilçesidir. Ayancık Kilisesi ilçedeki tarihi bir merkezdir. İlçenin birkaç kilometre dışında bulunan Akgöl, ilçenin en önemli güzelliklerinden biridir.
Suni limanların yapılmasıyla balıkçılık da gelişmiştir. Yer şekilleri ve arazi yapısı tarım için uygun olmasa da ilçe ekonomisinde tarımın önemli yeri vardır. Keten sanayisi de son yıllarda önemli aşama kaydetmiştir.
İlçe, Ayancık Tepesi’nin eteğinde, Ayancık Çayı’nın denize döküldüğü yerde, açık denize bakar şekilde kurulmuştur. Liman şehridir ve liman açık denize baktığı için fırtınalara açıktır. İl merkezine 54 km uzaklıktadır. Yenikonak tek bucağıdır. Türkeli ise 1957 yılında ilçe olmuştur. İlçe yüzölçümü 876 kilometrekaredir. Komşu ilçeleri Türkeli, Erfelek ve Boyabat’tır
İl: Sinop ● İlçe Merkezi: Ayancık
Beldeler: Yenikonak
Köyler:
Abdülkadirköy • Ağaçlı • Akçakese • Akören • Armutluyazı • Aşağıköy • Avdullu • Aygördü • Babaçay • Babaköy • Bahçeli • Bakırlı • Bakırlızaviye • Belpınar • Büyükdüz • Çamyayla • Çaybaşı • Çaylıoğlu • Davutlu • Dedeağaç • Dereköy • Dibekli • Doğanlı • Dolay • Erdemli • Erikli • Fındıklı • Göldağı • Gölköy • Günpınar • Gürsökü • Hacılı • Hacıoğlu • Hatip • Hüseyinbey • İnaltı • KaldırayakKarakestane • Karapınar • Kestanelik • Kızılcakaya • Kozcuğaz • Kozsökü • Köseyakası • Kurtköy • KuzKöy • Kütükköy • Maden • Mestan • Mustafakemalpaşa • Ortalık • Otmanlı • Ömerdüz • Pazarcık • Sansar • Sırma • Sofu • Söküçayırı • Sulusökü • Tarakçı • Tepecik • Tevfikiye • Topağaç • Türkmen • Uzunçam • Ünlüce • Yarenler • Yemişen • Yenice • Yenigüler • Yeşilyurt • Zaviye •
Boyabat, Sinop iline bağlı, Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alan bir ilçedir. Geçim kaynağı tarımdır ve genellikle pirinç yetişir.
Kiremit ve tugla fabrikalari, sirik kebabi, cember, dericilik, barajlar, kale, davul-zurna,Boyabat’in yöresel özel yönleridir.Son zamanlarda kirazcılıkla ilgili çalışmalar yapılmaktadır.Nüfusunu büyük bölümü il dışında yaşamaktadır. Sinop un en kalabalık ilçesidir.
İlçenin M.Ö. 600 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır. Şehrin eski adı Germanikopolis’tir. İlçeyi ilk kuranların Gaşkalar olduğu tahmin edilmektedir. Boy, uzunluk ya da kabile, soy, aşiret; Abat, mağrur ya da imar edilmiş anlamına gelsede, bir zamanlar islam ve hristiyan dünyasının sınırında bir “serhat boyu kalesi” olduğundan adının Boy-Abad olarak yerleştiği sanılmaktadır. Bir başka söylentiye göre de “uzun ova” anlamı verilir. Boyabat sırasıyla Gaşka, Hitit, Paflagonya, Lidya, Pers, Makedonya, Roma, Bizans egemenliklerine girmiştir. Boyabat yöresi Danişment hükümdarı Gümüş Tegin tarafından Türk İdaresine katılmış, Selçuklu, Candaroğulları dönemlerinden sonra 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Tanzimat devrinde Boyabat nahiyeye çevrilmiş, 1868 yılında da kaza yapılmıştır.Ekim ayının 2.çarşambasına rastlayan panayırı meşhurdur.
İl: Sinop ● İlçe Merkezi: Boyabat
Beldeler: YOK
Köyler:
Akçakese • Akyürük • Alibeyli • Ardıç • Arıoğlu • Aşağıseyricek • Aşıklı • Aydoğan • Bağlıca • Bayamca • Bektaş • Bengübelen • Benişli • Binerli • Boyalı • Bölüklü • Bürüm • Büyükkaraağaç • Cemalettinköy • Çaltı • Çarşak • Çatpınar • Çattepe • Çaybaşı • Çeşnigir • Çorak • Çukurhan • Çulhalı • Çurkuşlar • Dağtabaklı • Darıözü • Dayılı • Dereçatı • Dodurga • Doğrul • Doğuca • Düzkaraağaç • EdilEğlence • Ekinören • Emiroğlu • Engilekin • Erkeç • Esengazili • Esentepe • Gazidere • Gazideretabaklı • Gökçeağaçsakızı • Gökçukur • Göve • Günpınar • Hacıahmetli • Hamzalı • Ilıcaköy • İmamlı • İsaoğlu • Kadınlı • Karacaören • Karamusalı • Kartaloğlu • Kavacık • Kavak • Kayaboğazı • Keseköy • Kılıçlı • Killik • Koçak • Kovaçayır • Kozanlı • Kozkule • Köprücek • Kurtlu • Kurusaray • Kuyucakpınar • Kuzveren • Mahmutlu • Maruf • Marufalınca • Muratlı • Oğlakçılar • Okçumehmetli • Osmanköy • Ömerköy • Ören • Paşalıoğlu • Pirefendideresi • Salar • Sarıağaççayı • Sarıyar • Şeyhli • ŞıhlarKöyü • Taşhanlı • Tekke • Tırnalı • Uzunçay • Yabanlı • Yaylacık • Yazıköy • Yenicamili • Yenikayalı • Yeniköy • Yenimehmetli • Yeşilçam • Yeşilk Yeşilyurt • Yukarıseyriceköy • •
Dikmen, Sinop ilinin bir ilçesidir. İl merkezine 50-55 km uzaklıktadır. Sinop’un doğusunda, Samsun ili sınırında bulunmaktadır. Durağan ve Gerze ilçeleri ile komşudur. 1990 yılına kadar Gerze’ye bağlı bir bucak merkezi olan yerleşim, bu tarihte ilçe statüsüne kavuştu. Günümüzde ilçeye bağlı yirmi sekiz köy bulunmaktadır.
Batı Karadeniz havzasında yer alan Dikmen ilçesi, Güzelceçay Vadisi’nde, çam ormanları arasında kurulmuş küçük bir yerleşimdir. Havzanın genel özelliğine paralel olarak, dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olan yerleşim, 1. derece heyelan bölgesidir.
İl: Sinop ● İlçe Merkezi: Dikmen
Beldeler: YOK
Köyler:
Akçakese • Babalıoğlu • Bucak • Büyükdağ • Büyükkızık • Çanakçı • Çevikli • Çorak • Çukurcaalan • Dağköy • Dudaş • Dumanlı • Göllü • Görümcek • Kadıköy • Karaağaç • Karakoyun • Kerim • Kuzalan • Küçükkızık • Küplüce • Sarayköy • Şeyhhüseyin • Üçpınar • Yakuplu • Yaykın • Yaylabeyi • YeniköyYukarıçekmez • Yumaklı •
Durağan
Sinop’un ilçesi. Anadolu’nun en büyük ırmağı Kızılırmak ile Batı Karadeniz’in en büyük ırmağı Gökırmak’ın birleştiği noktada kurulu ilçedir. Türkiye’nin en büyük ve en verimli çeltik ovalarından birine sahip olan ilçe bugüne dek üç çeltik şölenine ev sahipliği yapmıştır.
Coğrafya
Sinop’un güneydoğusunda Samsun il sınırında yer alan Durağan; Dikmen, Boyabat ve Saraydüzü ilçeleri ile komşudur. Osmanlı döneminde Kastamonu’ya bağlı yerleşim, 1899′da Boyabat’a bağlı bir bucak merkezi iken 1954 yılında Sinop’a ilçe olarak bağlanmıştır. İlçeye bağlı belde yoktur; bağlı köy sayısı ise 70’tir.
Kızılırmak havzasında, İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan yollar üzerinde, Gökırmak Vadisi’nde kurulmuş olan ilçe sınırları içinde II., III. ve IV. sınıf verimli tarım toprakları bulunmakla birlikte, ilçe genelinde VII. ve VIII. sınıf tarım toprakları ağırlıktadır. İlçenin dağlık alanları Tarım Master Planı’nda belirtilen II. alt bölge; ovalık alanları ise III. alt bölge olarak nitelendirilen alanlarda kalmaktadır. İlçede sulu tarım alanlarında yetişen en önemli ürün çeltiktir. Kuru tarım alanlarında ise tahıl ekimi yapılmaktadır.
İl: Sinop ● İlçe Merkezi: Durağan
Beldeler: Çerçiler
Köyler:
Akbel • Akçaalan • Akçabük • Akpınar • Alpaşalı • Alpuğan • Aşağıalınca • Aşağıkaracaören • Ayvacık • Başağaç • Bayat • Beyardıç • Beybükü • Boyabükü • Boyalıca • Cevizlibağ • Çaltucak • Çamlıca • Çampaşasakızı • Çandağı • Çayağzı • Çorakyüzü • Çöve • Dağdelen • Dereli • Emirtolu • ErenKöy • Gökçebelen • Gökdoğan • Gölalan • Gölgerişi • Güngören • Gürpınar • Hacımahmutlu • Hacıoğlan • İncir • Kaplangı • Karagüney • Karataş • Kavaklı • KemerbahceKöyü • Kılıçaslan • Kızılcapelit • Kirencik • Köklen • Köseli • Kuzuluk • Olucak • Olukbaşı • Ortaköy • Salarkolu • SarıkadıSarıyar • Sarnıkalıncası • Sofular • Ulupınar • Uzunöz • Yağbasan • Yalnızkavak • Yanalak • YandakYassıalan • Yemişen • Yeniköy • Yeşilkent • Yeşilyurt • Yukarıkaracaöre • • n
Erfelek, Sinop
Erfelek Sinop İl Merkezi’nin batısında, merkez, Ayancık ve Boyabat ile komşu bir yerleşmedir. 1960 yılında ilçe statüsü kazanan Erfelek’e bağlı 46 köy bulunmaktadır.
Batı Karadeniz Havzası’nda yer alan Erfelek İlçesi, Merkez İlçe sınırlarındaki Sinop Ovası’nda yer alan I-IV. sınıf tarım toprakları dışında, VI. ve VII. sınıf tarım topraklarının yoğun olarak bulunduğu, dağlık bir arazi yapısına sahiptir.
Nüfus
Erfelek nüfus büyüklüğü açısında ilin yedinci büyük yerleşmesidir. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçe nüfusu 13.812 kişi olup, bunun 3.659 kişisi kentsel, 10.153 kişisi kırsal nüfusu oluşturmaktadır. Bu durumda, kentsel nüfus oranı %26.5, kırsal nüfus oranı %73.5 olan ilçe kentleşme oranı düşük yerleşmeler arasındadır. Bölüm başındaki tablolarda, Erfelek İlçesi nüfusunun 1980 yılından günümüze önemli bir düşüş gösterdiği görülmektedir. İlçede diğer ilçelerdeki genel eğilime paralel olarak kentsel-kırsal nüfus oranları kentsel nüfus lehine önemli bir değişiklik göstermiştir. Bununla beraber ilçedeki kırsal nüfus ağırlığı devam etmektedir. İlçede hem kentsel hem de kırsal nüfus artış
Ekonomi
“Ekonomik Yapı” bölümünde tespit edildiği ve aşağıdaki grafikte de görüldüğü gibi, Erfelek İlçesi’ndeki sektörel dağılım hizmetler, sanayi ve tarım şeklindedir. İlçede hizmetler sektörü oranı %84.6 iken; ilçedeki hizmetler sektörünün il genelindeki payı 2.6’dür. İldeki toplam turistik yatak kapasitesinin %1’i Erfelek İlçesi’nde bulunmaktadır. Karadeniz Bölgesi’nin doğal özelliklerini taşıyan Erfelek İlçesi’nde doğa sporları turizmi potansiyeli bulunmaktadır. Hizmetler sektörü içinde yer alan ticaret de ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. İlçede haftada bir kurulan pazarın çevre yerleşmeler için önemli bir çekim merkezi olduğu ve hatta ilçenin en önemli gelir kaynağını bu pazarın sağladığı ifade edilmektedir.
Erfelek İlçesi ilin genel kapasitesi dikkate alındığında, sanayi sektörünün az da olda gelişmiş olduğu bir başka yerleşim olarak dikkat çekmektedir. İlçede sanayi sektörünün il geneli içindeki oranı %1.8; ilçe içindeki sektörel dağılımdaki oranı ise %12.9’dur. İlçede bir parke ve kereste fabrikası, iki adet süt alım ve işleme ünitesi ile bir adet meyve işleme ünitesi bulunmaktadır.
Tarım sektörünün ilçe genelindeki oranı %2.5 iken, il genelinde oluşturduğu pay %0.03’tür ki, bu kentsel alanlar içinde en düşük oranlardan biridir. Erfelek’te ilçe halkının büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Mevcut arazi yapısının engebeli ve ormanlık olması sebebiyle hayvancılığın yaygın olduğu ilçede, endüstri bitkileri olarak eskiden beri keten, son 10-12 yıldan beri ise tütün ve şekerpancarı tarımı yapılmaktadır. İlçede sulama imkânlarının kısıtlıdır. İnşaatı devam eden Erfelek Barajı’nın faaliyette geçmesi ile tarım alanında büyük gelişme olacağı beklenmektedir. İlçe köylerinde en çok kestane, elma, armut, kiraz, ceviz, fındık ve incir yetiştirilmektedir. İlçede ayrıca seracılığa destek verilmektedir. Erfelek’te meyve suyu imalatı yapan bir işletmenin kurulması meyveciliği desteklemiştir. İlçe kestane ve kirazıyla çok ünlüdür. İlçede, ayrıca, 10 hektarlık bir alanda geyik, karaca üretim istasyonu bulunmaktadır.selam kizlarrr
İl: Sinop ● İlçe Merkezi: Erfelek
Beldeler: YOK
Köyler:
Abdurrahmanpaşa • Akçaçam • Akçasöğüt • Avlağısökü • Aydınlar • Balıfakı • Başaran • Çayırköy • Dağyeri • Değirmencili • Dereköy • Emirhalil • Gökçebel • Gümüşsuyu • Güven • Hacılar • Hamidiye • Hasandere • Himmetoğlu • Horzum • Hürremşah • İncirpınar • İnesökü • Kaldırayak • Karacaköy • Karaoğlu • Kazmasökü • Kızılcaelma • Kızılcaot • Kirazlık • Kurcalı • Mescitdüzü • Meydan • Ormantepe • Salı • Sarıboğa • Selbeyi • Soğucalı • Sorgun • Şerefiye • Tatlıca • Tekke • Tombul • Veysel • Yeniçam • Yeniköy
Gerze, Sinop
İlçe tarihte Zagora, Gürzühatun, Savetova, Argibete isimlerini aldı. Paflagonyalılar Kızılırmak’ın batı bölgesine Gezonolit adını vermişlerdi. Gerze adının kökeninin bu ada dayandığı öne sürülmüştür. Paflagonya, Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının egemenliğine giren Gerze, 1214 yılnda I. İzzettin Keykavus döneminde Selçuklu, 1459 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğuna katıldı. 13 Şubat 1956′da lodosta bir öğretmenin soba yakması üzerine büyük bir yangın geçirdi, devlet yardımıyla yeniden imar edildi.
Coğrafya
Sinop il merkezinin güneydoğusunda; Dikmen, Durağan, Boyabat ve Erfelek ilçeleri ile komşu bir yerleşimdir. İlçeye bağlı 1 belde (Yenikent) ve 42 köy bulunmaktadır. Gerze İlçesi’ne bağlı bulunan yerleşimler, arazinin meyilli olması nedeniyle dağınık bir makroforma sahiptir. İlçe, Karadeniz ikliminin özelliği olan bol yağışlar nedeniyle zengin bir orman dokusuna sahiptir.
Batı Karadeniz Havzası’nda yer alan Gerze İlçesi, Tarım Master Planı’nda belirtildiği gibi sahil kesimini kapsayan I.agro-ekolojik alt bölgede kalmaktadır. İlçe topraklarının Merkez İlçe sınırındaki kısımları ile sahil boyunca doğudaki bölümleri III. ve IV.sınıf niteliğe taşımaktadır. İlçede tahıl ürünleri ile tütün, ayçiçeği ve şeker pancarı gibi endüstri bitkileri ile sebze-meyve yetişmektedir. Son yıllarda seracılık da yaygınlaşmaktadır.
Nüfus
Gerze İlçesi nüfus büyüklüğü açısında ilin beşinci büyük yerleşmedir. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçe nüfusu 23.295 kişi olup, bunun 10.013 kişisi kentsel, 13.282 kişisi kırsal nüfusu oluşturmaktadır. Bu durumda, kentsel nüfus oranı %43, kırsal nüfus oranı %57 olan ilçe kentleşme oranı il genelinde orta kademede olan yerleşmeler arasındadır. Bölüm başındaki tablolarda, Gerze İlçesi nüfusunun 1980 yılından günümüze kadar azalma eğilimi gösterdiği görülmektedir. Genelde diğer ilçelerdeki genel eğilime paralel olarak kentsel-kırsal nüfus oranları kentsel nüfus lehine önemli bir değişiklik göstermiştir. Bugün kent-kır oranı arasındaki fark oldukça azalmıştır. Gerze’de de il geneline paralel olarak nüfus artış oranları giderek düşmektedir.
Saraydüzü, Sinop
Saraydüzü, Sinop ilinin bir ilçesidir. Boyabat ilçesine 28 kilometre uzaklıktadır. İlçenin dağlık sayılabilecek dalgalı bir yapısı vardır. Nüfusu 3200 dolayındadır.
Saraydüzü İlçesi, Boyabat’a bağlı bir bucak merkezi iken, 1990 yılında ilçe statüsü kazanmıştır.
Coğrafya
İlçenin güneyinde, Çorum’a bağlı Osmancık, güneydoğusunda Samsun’a bağlı Vezirköprü, güneybatısında Çorum’a bağlı Kargı, kuzeyinde Boyabat ve kuzeydoğusunda Durağan vardır. Yüzölçümü bakımından ilin en küçük ilçelerinden biridir ve de ilin en güney ucundaki ilçesidir. İlçeye bağlı belde yoktur; bağlı köy sayısı ise 32’dir.
Kızılırmak Havzası’nda yer alan Saraydüzü İlçesi’nde, Tarım Master Planı’na göre dağlık alanlar II. agro-ekolojik alt bölge; ovalık alanlar ise III. alt bölgede kalmaktadır. Verimli tarım toprakları ilçe merkezi ve kuzeyinde yoğunlaşmıştır. Diğer alanlar ise VI. ve VII. sınıf nitelikli topraklardan meydana gelmektedir.
Nüfus
Saraydüzü nüfus büyüklüğü açısında ilin en küçük ilçesidir. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçe nüfusu 8.217 kişi olup, bunun 3.407 kişisi kentsel, 4.810 kişisi kırsal nüfusu oluşturmaktadır. Bu durumda, kentsel nüfus oranı %41.5, kırsal nüfus oranı %58.5’dir. Bununla birlikte, ilçedeki kentleşme oranı kent nüfusuna paralel olarak yüksek değildir. İlçe daha çok kırsal bir yerleşim niteliği taşımaktadır. Bölüm başındaki tablolarda, Saraydüzü İlçesi nüfusunun da Sinop’taki genel eğilime paralel olarak azaldığı görülmektedir. İlçede 1980’li yıllardan itibaren kentsel-kırsal nüfus dağılımı da kentsel nüfus lehine önemli bir değişiklik göstermiştir. 1980 yıllarda %8.3 olan kentsel nüfus oranı, 2000 yılında %41.5’e çıkmıştır. İlçede kentsel nüfus artış oranı yıllara göre yükselirken, kırsal artış oranlarında düşüş görülmektedir.
Ekonomi
“Ekonomik Yapı” bölümünde tespit edildiği ve aşağıdaki grafikte de görüldüğü gibi, Saraydüzü İlçesi’ndeki sektörel dağılım hizmetler, tarım ve sanayi dağılımı şeklindedir. İlçede hizmetler sektörü oranı %58.3 iken; ilçedeki hizmetler sektörünün il genelindeki payı %1.2 ile en düşük değerlerden birini teşkil etmektedir ki, bu ilçenin gelişmişlik düzeyinin bir yansımasıdı
Türkeli, Sinop
Türkeli, Sinop ilinin batısında, Kastamonu sınırında, Karadeniz kıyısında bir ilçedir. Türkeli 1957 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. Günümüzde ilçeye bağlı 1 belde (Güzelkent) ile 31 adet köy bulunmaktadır.
Kızılırmak Havzası’nda yer alan Türkeli İlçesi, İsfendiyar Dağları eteklerinde, iç kesimleri orman alanları ile kaplı bir ilçedir. Tarım Master Planı’nda sahil kesimini kapsayan I. agro-ekolojik alt bölgede yer alan ilçe topraklarının büyük kısmı VI ve VII. sınıf tarım topraklarından oluşmaktadır.
İl: Sinop ● İlçe Merkezi: Türkeli
Beldeler: Güzelkent
Köyler:
Akçabük • Alagöz • Ayaz • Çatakgeriş • Çatakgüney • Çatakörencik • Direkli • Düzköy • Düzler • Gaziler • Gencek • Gökçealan • Gündoğdu • Hacıköy • Hamamlı • Işıklı • Karabey • Kayabaşı • Kuşçular • Kuzköy • Oymayaka • Sarmaşık • Satıköy • Sazkışla • Taçahmet • Taşgüney • Turhan • Yapraklı • Yazıcı • Yeşiloba • Yusuflu
Ordu il
Oca 30th
Coğrafya
Ordu il merkezi 41° kuzey paraleli ve 37° ve 38° doğu meridyenleri arasında, Karadeniz Bölgesi’nin, Doğu Karadeniz bölümünde yer almaktadır. İlin kuzeyini Kuzey Anadolu dağlarının kıyı sıraları kaplamaktadır. Kıyılara yakın tepelerle başlayan bu dağlar içeri doğru gitikce yükselir. Ordu, Giresun ve Sivas ilinin birbirlerine komşu olduğu kesimde 3.000 m yi bulmaktadır.Ordu ili ve Giresun aynı il gibilerdir.
İklim
Şehirde Karadeniz iklimi görülmektedir. Ancak arkadan geçen dağ yükseltilerinin azalmasıyla.Kışın soğuk günlerin sayısı bir iki günle sınırlıdır. İlçelerin yükseklerine 6 ay kar yağar. özellikle merkez yaylalarına çok kar yagmakla beraber çokta soguk olmaktadır Bunlara Çambaşı yaylası beşiktaş yaylası ve Sarı obası yaylası örnek olarak gösterilir. Çambaşı Yaylası Yazın İyi Bir Gelir Sağlar.
Kültür ve sanat
Ordu her ne kadar coğrafya kitaplarında Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde toprağı olan ve her iki bölgeye ait bir il olarak geçmekteyse de hemen hemen bütün kültürel özellikleriyle Doğu Karadeniz Bölgesi’ne ait bir ildir. Bu bilginin güncelleştirilmesi gerekmektedir. Doğu Karadeniz Bölgesi sınırları Ünye-Fatsa sınırından başlatılmalıdır. Ordu Karadeniz Bölgesi’nin Giresun’dan sonra en dağlık ilidir. Sanıldığı gibi düz bir toprak yapısına sahipi değildir.
Ordu halk müziği ve geleneksel halk oyunları çevre illerle benzerlikler göstermektedir. Bağlama , kemençe, davul-zurna,davul-klarnet(yöresel tabirle gırnata) gibi çalgıların birarada kullanıldığı yörede oyunlar ilçeden ilçeye değişmekle birlikte karşılama ve horon ağırlıklıdır.
Klarnet yani gırnata çalgısı davul ile birlikte daha çok Vona(Perşembe), Ordu Merkez, Gülyalı, Kabadüz, Ulubey ilçelerinde daha çok Ordu Karşılaması, Giresun Karşılaması, Giresun Sallaması, Gürcü Horonu, Perşembe Erkek Horonu, Sarhoş Karşılaması gibi oyunlara eşlik etmektedir. Kültürel özellikler açısından Ordu ve ilçeleri benzer özellikler gösterse de pek çok farklılıklar da içermektedir.
Horon daha çok kıyı ilçelerinin ve Ordu Merkez ilçenin güneyinde kalan Ulubey, Kabadüz, Gürgentepe, Gölköy, Mesudiye ilçelerinin halk oyunudur. Kıyı ilçeleri olarak da Ünye’nin bazı köyleri, Fatsa, Vona(Perşembe), Gülyalı ilçelerinde icra edilir. Karşılama oyunları Ordu ilinde en çok oynanan oyun türlerinden biridir. Bu oyunda da daha çok Bolaman,Vona(Perşembe),Ordu Merkez, Gülyalı, Kabadüz, Ulubey, Gürgentepe, Gölköy, Mesudiye(Kısmen) ilçelerinde çokca icra edilir. Karşılama ad olarak Ordu Karşılaması olarak bilinir ve figürleri Giresun Karşılaması’ndan farklıdır. Ancak yörede Giresun Karşılaması da icra edilmektedir. Karşılama müzikleri genellikle Giresun ile aynı özelliklere sahiptir. Ordu’da Oy Gemici Gemici, Fındık Toplayan Kızlar, Bağlamam Perde Perde gibi türkülerle karşılama oyunları bolca icra edilir.
Yöre Ordu-Giresun ağzının etkilediği bölge içerisindedir. Ünye-Beşikdüzü (Vilayati Çepni) arasında kullanılan ağız ortak bir ağızdır. Bu ağız Trabzon ve Rize ağızlarıyla karıştırılmamalıdır.
l: Ordu ● İlçe: Akkuş
Beldeler: Akpınar • Çayıralan • Kızılelma • Salman • Seferli
Köyler:
Alanköy • Ambargürgen • Ceyhanlı • Çaldere • Çamlıca • Çavdar • Çökek • Çukurköy • Dağyolu • Damyeri • Düğencili • Esentepe • Gedikli • Gökçebayır • Gürgenliyatak • Haliluşağı • Karaçal • Kargı • Kemikgeriş • Ketendere • Koçcuvaz • Kurtboğaz • Kuşçulu • Külekçili • Meyvalı • Muratlı • OrmancıkOrtabölme • Şahin • Tuzakköy • Yeniköy • Yeşilgüneycik • Yeşilköy • Yolbaşı • Yukarıdüğencili •
İl: Ordu ● İlçe: Aybastı
Beldeler: Alacalar • Çakırlı • Pelitözü
Köyler:
Beşdam • Hisarcık • Kayabaşı • Koyunculu • Safalık • Sarıyar • Toygar • Uzundere • Zaferimilli
İl: Ordu ● İlçe: Çamaş
Beldeler: YOK
Köyler: Budak • Edirli • Hisarbey • Sakargeriş • Saitler • Söken
İl: Ordu ● İlçe: Çatalpınar
Beldeler: Göller
Köyler: Akkaya • Elmaköy • Gündoğdu • Karahamza • Karahasan • Kayatepe • Keçili • Madenköy • Ortaköy • Sayacaktürk • Şirinköy
İl: Ordu ● İlçe: Çaybaşı
Beldeler: İlküvez
Köyler: Akbaba • Eğribel • Göksu • İçeribükü • Kapılı • Köklük
İl: Ordu ● İlçe: Fatsa
Beldeler: Aslancami • Bolaman • Geyikçeli • Hatipli • Ilıca • İslamdağ • Kösebucağı • Yalıköy
Köyler:
Ahmetler • Arpalık • Aşağıardıç • Aşağıtepe • Aşağıyavaş • Bacanak • Bağlarca • Bahçeler • Başköy • Beyceli • Bozdağı • Bucaklı • Buhari • Bülbülköy • Büyükkoç • Çömlekli • Çöteli • Demirci • Dereyurt • Duayeri • Düğünlük • Eskiordu • Gölköy • Hıdırbeyli • Hoylu • İnönü • Kabakdağı • Kaleönü • KarataşKayaca • Kılavuzömer • Kılıçlı • Kulakköy • Küçükkoç • Mehmetakif • Meşebükü • Oluklu • Örencik • Salihli • Saraytepe • Sazcılar • Sefaköy • Sudere • Tahtabaş • Taşlıca • Tayalı • Tepecik • Yapraklı • Yassıbahçe • Yassıtaş • Yavaş • Yenidoğan • Yenikent • Yeniyurt • Yeşilköy • Yeşiltepe • Yukarıardıç • Yukarıbahçeler • Yukarıtepe • Yusuflu •
İl: Ordu ● İlçe: Gölköy
Beldeler: Alanyurt • Aydoğan • Damarlı • Karahasan
Köyler: Ahmetli • Akçalı • Bayıralan • Bulut • Cihadiye • Çatak • Çetilli • Emirler • Güzelyayla • Haruniye • Hürriyet • İçyaka • Kaleköy • Konak • Kozören • Özlü • Süleymaniye • Yuvapınar
İl: Ordu ● İlçe: Gülyalı
Beldeler:
Köyler: Ambarcılı • Ayrılık • Kestane • Mustafalı • Taşlıçay • Turnasuyu
İl: Ordu ● İlçe: Gürgentepe
Beldeler: Direkli • Eskiköy • Işıktepe
Köyler: Alaseher • Bahtiyarlar • Dikenlice • Gülbelen • Gültepe • Hisarcıkpınarı • Şirinköy • Tepeköy • Tuzla
İl: Ordu ● İlçe: İkizce
Beldeler: Devecik • Kaynartaş • Şenbolluk • Yoğunoluk
Köyler: Derebaşı • Dumantepe • Düzmeşe • Esentepe • Kervansaray • Kiraztepe • Özpınar
İl: Ordu ● İlçe: Kabadüz
Beldeler: Yokuşdibi
Köyler: Akgüney • Derinçay • Dişkaya • Esenyurt • Gelinkaya • Gülpınar • Gümüşdere • Harami • Karakiraz • Kirazdere • Özlükent • Yeşilada
İl: Ordu ● İlçe: Kabataş
Beldeler: Alankent
Köyler: Beylerli • Kuzköy
Ordu İlçeleri: Ordu • Akkuş • Aybastı • Çamaş • Çatalpınar • Çaybaşı • Fatsa • Gölköy • Gülyalı • Gürgentepe • İkizce • Kabadüz • Kabataş • Korgan • Kumru • Mesudiye • Perşembe • Ulubey • Ünye
l: Ordu ● İlçe: Korgan
Beldeler: Çiftlik
Köyler:
Aşağıkozpınar • Belalan • Beypınarı • Büyükakçakese • Çitlice • Durali • Karakışla • Koççığaz • Soğukpınar • Tatarcık • Tepeköy • Terzili • Yeniköy • Yeşilalan • Yeşildere • Yeşilyurt • Yukarıkozpınar
İl: Ordu ● İlçe: Kumru
Beldeler: Fizme • Yukarıdamlalı
Köyler:
Ağcaalantürk • Akçadere • Avdullu • Balı • Ballık • Çatılı • Derbent • Divantürk • Duman • Ergentürk • Esence • Eskiçokdeğirmen • Gökçeli • Güneycik • Kadıncık • Karaağaç • Karacalar • Kayabaşı • Konaklı • Kovancılı • Küçükakçakese • Ortaca • Ortaçokdeğirmen • Şenyurt • Tekke • Yanlızdam • Yemişken • Yeniakçaalan • Yenidivan • Yeniergen
İl: Ordu ● İlçe: Mesudiye
Beldeler: Topçam • Üçyol • Yeşilce
Köyler:
Abdili • Alanköy • Arıcılar • Arıkmusa • Armutkolu • Arpaalan • Aşağıgökçe • Aşıklı • Balıklı • Bayırköy • Bayraklı • Beşbıyık • Beyağaç • Beyseki • Birebir • Celalköy • Çaltepe • Çardaklı • Çavdar • Çerçi • Çitliksarıca • Çukuralan • Darıcabaşı • Dayılı • Derebaşı • Doğançam • Dursunlu • Erikköy • Esatlı • Göçbeyi • Gülpınar • Güneyce • Güvenli • Güzelce • Güzle • Hamzalı • Herközü • Ilışar • Kaleköy • Karabayır • Karacaören • Kavaklıdere • Kışlacık • Konacık • Mahmudiye • Musalı • PınarlıSarıca • Sarıyayla • Türkköyü • Yagmurlar • Yardere • Yavşan • Yeşilçit • Yeveli • Yukarıgökçe • Yuvalı •
İl: Ordu ● İlçe: Perşembe
Beldeler: Kırlı • Medreseönü
Köyler:
Alınca • Anaç • Aziziye • Bekirli • Beyli • Boğazcık • Bolatlı • Çamarası • Çaytepe • Çerli • Doğanköy • Döngeldüzü • Efirli • Ekinciler • Gündoğdu • Hacılar • İmeçli • İstanbulboğazı • Kazancılı • Kovanlı • Kurtuluş • Kutluca • Kuyluca • Mersinköy • Neneli • Okçulu • Ortatepe • Ramazan • Sarayköy • Selimiye • Sırakovancı • Soğukpınar • Şenyurt • Tarlacık • Tepecik • Tepeköy • Yarlı • Yazlık • Yeniköy • Yeniöz • Yeşilköy • Yumrutaş
İl: Ordu ● İlçe: Ulubey
Beldeler: YOK
Köyler:
Akoluk • Akpınar • Aydınlar • Başçardak • Belenyurt • Cevizlik • Çağlayan • Çubuklu • Doğlu • Durakköy • Elmaçukuru • Eymür • Fındıklı • Güvenköy • Güvenyurt • Güzelyurt • Hocaoğlu • Kadıncık • Kalıcak • Kardeşler • Kıranyağmur • Kirazlık • Koşaca • Kumanlar • Kumrulu • Ohtamış • Oyumgürgen • Örenköy • Refahiye • Şahinkaya • Şekeroluk • Şeyhler • Uzunmahmut • Yenisayaca • Yukarıkızılen
İl: Ordu ● İlçe: Ünye
Beldeler: Erenyurt • Fatih • Hanyanı • İnkur • Pelitliyatak • Tekkiraz • Yenikent • Yeşilkent
Köyler:
Ağudere • Ataköy • Aydıntepe • Başköy • Beylerce • Cevizdere • Çakmak • Çatak • Çatalpınar • Çataltepe • Çınarcık • Çiğdemköy • Denizbükü • Dereköy • Dizdar • Düzçiftlik • Düzköy • Düzsaylan • Elmalık • Esenkale • Eskikızılcakese • Göbü • Gölcüğez • Günpınarı • Güzelkale • Güzelyalı • Hızarbaşıgünlük • Hızarbaşıkumarlı • Kadılar • Kaledibi • Kaleköy • Keşköy • Killik • Kocuklu • Koruklu • Kuşculu • Kuşdoğan • Nadırlı • Nurettinköy • Ortaköy • Sahilköy • Saraycık • Sarıhalil • Saylan • Sofutepesi • Şenyurt • Taflancık • Taşça • Tepeköy • Uğurlu • Üçpınar • Yavı • Yaycı • Yaylalı • Yazkonağı • Yenikızılcakese • Yeniköy • Yeşilada • Yiğitler • Yüceler
İlçeler
|
|
|
Giresun
Oca 30th
Giresun, fındığı ile tanınan Karadeniz Bölgesi‘nde yer alan il. Karadeniz Bölgesi bütün dünyâya buradan yayıldığı kabul edilen Giresun ili, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Karadeniz, Trabzon, Gümüşhane, Erzincan, Sivas ve Ordu arasında yer alır. Trafik Numarası 28’dir.Yerli halkın Çoğunluğunu Türkmen Çepniler oluşturur. 1500′lü yıllardaki Osmanlı Tahrir Defterlerinde yöreye Vilayet-i Çepni de denmektedir. Giresun ili, Türkiye‘nin Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Büyük Atatürk’un 19 Mayıs 1919 da Samsun‘a çıktıktan sonraki dönemde olan kişisel muhafızlarının (Topal Osman ve Silah Arkadaşları) memleketi olan bir ildir. Şehir, Aksu ve Batlama vadileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur, tam karşısında Karadeniz’in tek adası olan Giresun Adası (Aretias) vardır. Giresun ili 1920 yılına kadar Trabzon iline bağlı kalmış, bu tarihte müstakil mutasarrıflık, 1923 yılında ise il olmuştur. 1923 yılında Giresun ili, merkez ve Tirebolu ilçesi ile bunlara bağlı Görele, Bulancak, Keşap ve Espiye bucaklarından ibaretti. 1933 yılında Şebinkarahisar’ın iliğinin kaldırılması ile Şebinkarahisar ve Alucra ilçeleri de Giresun’a bağlanmıştır. 1934 yılında Bulancak, 1945 yılında Keşap, 1957 yılında Espiye, 1958 yılında Dereli, 1960 yılında Eynesil, 1987 yılında Piraziz ve Yağlıdere, 1990 yılında Çanakçı, Güce, Doğankent ve Çamoluk ilçelerinin kurulması ile ilçe sayısı 15 olmuştur
Tarihi
Giresun, bir Miletos kolonisi olarak kurulmuştur. Yunanca adı Kerasus daha sonra gelen Roma egemenliginde Cerasus olarak kullanılmıştır. Yabani Kiraz ağaçlarından dolayı “Kiraz diyarı” veya Spartacus isyanını bastıran komutan Kerasus’dan gelmiş olabilecegi söylenir. Eski Türklerde adı Vilayet-i Çepni dir. Vilayet-i Çepni Güneyde Gümüşhane/Koyulhisar, Gürgentepe, Doğuda Beşikdüzü Abdal Musa (Sis) dağının etekleri olan ancak kıyıya degil iç kesimlere yayılan bölgedir. Türkmen boylarından olan Çepniler buraya Horasan’dan Tarihi İpek Yolu’nun Gümüşhane civarındaki gümüş madenlerinin ve limanların güvenliğini sağlamak üzere gönderilmiş olabileceği belirtilmektedir.
İsminin Kökeni
Giresun isminin kökeni hakkında üç rivayet vardır. Rivayetlerden birincisi; “Kerasus” kelimesinden gelmektedir. Birinci rivâyete göre bu isim, “Kerasus”ta bol miktarda yetişen kirazdan gelmiştir. İkinci rivâyete göre ise; Giresun denize doğru uzanan bir yarımadanın üzerine kurulmuştur. Bu yarımadanın şekli de boynuza benzemektedir. İşte bu sebepten Yunanca’da boynuz anlamına gelen “Keras”dan türemiştir.Üçüncü rivayet ise Spartaküs isyanını bastıran ünlü Romalı General Kerasusa atfen verilmiş olmasıdır. Rivayetlerden ikincisini ünlü seyyah Evliyâ Çelebi tarafından Seyâhatnâmesi’nde şöyle ifâde edilmektedir; ‘Giresun Kalesi Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde Muhâsip Mahmûd Paşa tarafından fethedilmiştir. Fâtih, kale fetholunurken, Mahmûd Paşaya; “Bu gece kal’anın alt kapusundan giresün!” diye ferman edince, fetholduktan sonra kaleye giresün adı verildi’.
Yeryüzü Şekilleri
Giresun yeryüzü şekilleri bakımından engebeli bir görünüşe sahiptir ve dağlar, vadiler ve dik kıyılar geniş yer kaplamaktadır. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan oldukça dar ve alçak düzlüklerden oluşan bir kıyı şeridi ile güneyde Kelkit Çayı Vadisi arasını kaplayan Giresun Dağları şehrin yeryüzü şekillerinin çatısını meydana getirir. Kıyıdan 50-60 km içeride, kıyıya paralel olarak yükselen bu dağların ortalama yüksekliği 2000 m. dir.
Bazı yerlerde 3000m.’yi aşan Giresun Dağları’nın en önemli yükseltileri şunlardır: Abdal Musa Tepesi (3.331m.), Cankurtaran Tepesi (3.278 m.), Gâvur Dağı Tepesi (3.067 m.), Küçükkor Tepesi(3.044 m.), Karagöl Dağları üzerindeki Karataş Tepesi (3.107 m.) ve Kırkkızlar Tepesi (3.040 m.). Kıyıya paralel olarak yükselen bu dağlar üzerinde, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım, Şehitler (2.350 m.), Eğribel (2.200 m.) geçitlerinden, Kurtbeli Mevkii’(1760 m.)nden ve İlçelerimizin Yayla yollarından sağlanır.
Şebinkarahisar, Alucra ve Güce ilçelerini içine alan ve daha az engebeli olan güney kesiminde ortalama yükseklik 1000-1500 m. civarında olup arazi Kelkit Vadisine doğru eğimlidir.
Giresun’un güneyini kuşatan dağlar kuzeye ve güneye doğru alçalarak belirli yerlerde düzlükler oluşturur. 1750-2200 m. Yükseklikteki bu düzlüklerde pek çok yayla vardır. Giresun Dağları üzerindeki bu yaylaların başlıcaları Kümbet, Kulakkaya, Bektaş, Tamdere, Karagöl, Eğribel, Kazıkbeli, Çakrak, Paşakonağı, Karaovacık ve Sisdağı yaylalarıdır.
İlçeler
- Piraziz
- Bulancak
- Çanakçı
- Çamoluk
- Dereli
- Doğankent
- Espiye
- Eynesil
- Görele
- Güce
- Keşap
- Alucra
- Şebinkarahisar
- Tirebolu
- Yağlıdere
- Merkez
İl: Giresun ● İlçe: Piraziz
Beldeler:Bozat
Köyler:
Akçay • Alidede • Armutçukuru • Balçıklı • Bülbüllü • Çağlandere • Çayırköy • Çökçeali • Esentepe • Güneyköy • Hasanşeyh • Kılıçlı • Narlık • Örnekköy • Piraziz • Şerefli • Tepeköy • Yunusemre
İl: Giresun ● İlçe: Bulancak
Beldeler:
Köyler:
Ahırlı • Ahmetli • Alibey • Ardahan • Arifli • Ataköy • Aydındere • Bahçeli • Bostanlı • Burunucu • Büyükada • Cindi • Damudere • Demircili • Derecikalanı • Döngeri • Duttepe • Elmalı • Erdoğan • Eriklik • Esenköy • Ezeltere • Gültepe • Gündoğdu • Güneyköy • Güzelyurt • Hacet • Hisarkaya • İcilliİnece • Karaağaç • Karacaresul • Kayabaşı • Kayadibi • Kayhan • Kışla • Kuşluhan • Kuzköy • Küçükada • Küçükdere • Küçüklü • Muratlı • Odadüzü • Pazarsuyu • Samugüney • Sofulu • Süme • Şeyhmusa • Tekmezar • Tepecik • Tepeören • Tokmaden • Torçan • Yalıköy • Yaslıbahçe • Yeniköy • Yeşilhisar • Yeşilköy • Yeşiltepe • Yıldız • Yunuslu •
İl: Giresun ● İlçe: Çamoluk
Beldeler:
Köyler:
Giresun İlçeleri: Merkez ilçe • Alucra • Bulancak • Çamoluk • Çanakçı • Dereli • Doğankent • Espiye • Eynesil • Görele • Güce • Keşap • Piraziz • Şebinkarahisar • Tirebolu • Yağlıdere
İl: Giresun ● İlçe: Çanakçı
Beldeler:
Köyler:
Giresun İlçeleri: Merkez ilçe • Alucra • Bulancak • Çamoluk • Çanakçı • Dereli • Doğankent • Espiye • Eynesil • Görele • Güce • Keşap • Piraziz • Şebinkarahisar • Tirebolu • Yağlıdere
İl: Giresun ● İlçe: Dereli
Beldeler:
Köyler:
Giresun İlçeleri: Merkez ilçe • Alucra • Bulancak • Çamoluk • Çanakçı • Dereli • Doğankent • Espiye • Eynesil • Görele • Güce • Keşap • Piraziz • Şebinkarahisar • Tirebolu • Yağlıdere
İl: Giresun ● İlçe: Doğankent
Beldeler:
Köyler:
Giresun İlçeleri: Merkez ilçe • Alucra • Bulancak • Çamoluk • Çanakçı • Dereli • Doğankent • Espiye • Eynesil • Görele • Güce • Keşap • Piraziz • Şebinkarahisar • Tirebolu • Yağlıdere
İl: Giresun ● İlçe: Espiye
Beldeler:
Soğukpınar
Köyler:
Akkaya • Aralıcak • Arıdurak • Arpacık • Avluca • Bahçecik • Bayrambey • Çalkaya • Çepni • Demircili • Dikence • Ericek • Gebelli • Gülburnu • Gümüşdere • Güneyköy • Güzelyurt • Hacıköy • Hacımahmutlu • İbrahimşeyh • Kaşdibi • Kurugeriş • Seydiköy • Şahinyuva • Taflancık • Yeniköy • Yeşilk
İl: Giresun ● İlçe: Eynesil
Beldeler:Ören
Köyler:
Adaköy • Aralık • Balali • Belen • Çorapçılar • Dereköy • Ishaklı • Kekiktepe • Kemaliye • Kemerfi • Kösemen • Yarımca
öy • Yeşilyurt
İl: Giresun ● İlçe: Görele
Beldeler:
Köyler:
Akharman | Aralıkoz | Ardıç | Ataköy | Bayazıt | Beşirli | Boğalı | Çalış | Çatak | Çatakkırı | ÇiftlikköyDaylı | Dedeli | Dereboyu | Derekuşçulu | Dikmen | Esenli | Esenyurt | Eserli | Gölbaşı | Gülpınar | Gültepe | Güneyköy | Güvendik | Hamzalı | Haydarlı | İnanca | İsmailbeyli | Karaburun | Karadere | Kırıklı | Koyunhamza | Köprübaşı | Kuşçulu | Maksutlu | Menteşe | Ortaköy | Recepli | Sağlık | Seferli | Sofulu | Soğukpınar | Şahinyuva | Şalaklı | Şenlik | Tekgöz | Tepeköy | Terziali | Türkelli | Yalıköy | Yeğenli | Yeşildere |
İl: Giresun ● İlçe: Keşap
Beldeler:
Karabulduk
Köyler:
Alataş • Altınpınar • Armutdüzü • Arnavutköy· Balıklısu • Bayrambey • Bayramşah • Ceylanpınar • Çakırlı • Çamlıca • Değirmenağzı • Demirci • Dokuztepe • Düzköy • Erköy • Geçitköy • Gönüllü • Güneyköy • Gürpınar • Halkalı • Harmandalı • Hisarüstü • Karadere • Karaishak • Karakoç • Kaşaltı • Kayabaşı • Kılıçlı • Kurbanpınarı • Küçükgeriş • Sancaklıtepe • Saraycık • Sayca • Sürmenli • Taflancık • Tepeköy • Töngel • Unaca • Yazlık • Yivdincik • Yolağzı • Yolbaşı • Yünlüce •
İl: Giresun ● İlçe: Şebinkarahisar
Beldeler:
Köyler:
Akbudak • Ahurcuk • Akviran • Alişar • Altınçevre • Altınova • Arslanşah • Asarcık • Baltaşı • Bayhasan • Bayramköy • Buzkeçi • Çağlayan • Çakır • Çamlıbel • Dereköy • Diler • Doğanyuva • Dönençay • Duman • Ekecek • Erentepe • Evcili • Gökçetaş • Gündoğdu • Güneygören • Gürpınar • Güvercinlik • Güzelyurt • Hacıömer • Hasanşeyh • Hocaoğlu • Karaağaç • Kayalı • Kınık • Konak • Ocaktaşı • Ovacık • Ozanlı • Örencik • Saraycık • Sarıyer • Sipahi • Suboyu • Sultankonağı • Şahinler • Şaplıca • Taşcılı • Tekkaya • Tepeltepe • Tokluağıl • Toplukonak • Turpçu • Uğurca • Yakınca • YaycıYedikardeş • Yeniyol • Yeşilyayla • Yeşilyurt • Yıltarıç • Yumrucaktaş •
İl: Giresun ● İlçe: Tirebolu
Beldeler:
Köyler:
Akıncılar • Arageriş • Arslancık • Aşağıboynuyoğun • Ataköy • Avcılı • Balçıkbelen • Belen • Civil • Çamlıköy • Çeğel • Danışman • Doğancı • Dokuzkonak • Düzköy • Ede • Ergenekon • Eymür • Fatih • Hacıhüseyin • Halaçlı • Harkköy • Işıklı • İynece • Karaahmetli • Karademir • Kayalar • KetençukuruKovancık • Kovanpınar • Köseler • Kuskunlu • Kuzgun • Menderes • Mursal • Ortacami • Ortaköy • Oyraca • Örenkaya • Özlü • Sekü • Sultanköy • Şenyuva • Şirinköy • Tekkeköy • Yağlıkuyumcu • YalçYalıköy • Yaraş • Yeşilpınar • Yılgın • Yukarıboğalı • Yukarıboynuyoğun • Yukarıortacami • •

















