DARENDE

Darende, şehrin ve Doğu Anadolu Bölgesinin batısında, yukarı Fırat havzasındaki kervanların geçtiği ticaret yolu güzergahı üzerinde bulunan Tohma vadisi içinde yer alıyor. Aynı zamanda Malatya’nın en büyük ilçesi olma özelliğini taşıyan bu ilçe; yalçın kayalıkların haşmetli görünüşü, vadilerin ince kıvrımlarıyla buluştukça bir tabiat harikası görünümü arz ediyor

Tarihi ipekyolunun üzerinde bir ilim ve kültür şehri olan Darende, Doğu Anadolu Bölgesi’nin cazibe merkezi, Malatya’nın giriş kapısı konumundaki bir ilçedir. Köklü tarihi, eşsiz doğal güzellikleri ve zengin kültür yapısıyla önemli bu yerleşim yerinde güzellikler iç içe bulunmaktadır.

Malatya-Ankara-İstanbul karayolu üzerinde kurulu ilçenin doğusunda Hekimhan, güneyinde Akçadağ, Elbistan, kuzeybatısında Gürün, kuzeyinde Kuluncak ve Kangal ilçeleri yer alıyor. Yüzölçümü 1540 kilometrekare olan Darende’nin denizden yüksekliği ise 1006 metre.

7000 yıllık tarihi olan Darende, Hititlerden kalma bir yerleşim merkezi. Önce Asurlular, ardından Persler daha sonra Roma İmparatorluğu yönetimine geçen bu belde, nihayet Ömer devrinde Müslümanlar tarafından fethedilip İslamiyetle şereflenmiştir. Osmanlı yönetimine katılması ise, 1517 yılına, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferine rastlar. 1934 yılına kadar Sivas’ a bağlı bir ilçe iken, hem yakınlığı, hem de iklim ve coğrafik benzerliği nedeniyle Malatya’ ya bağlanmıştır. Her dönemdeki popülerliğini Cumhuriyet döneminde de sürdürmüş olan, İlçede, Balaban, Aşağıulupınar, Yenice, Ayvalı, Ilıca ve Ağılbaşı beldeleri bulunup, 44 tane de köyü mevcuttur.

Geçmişte Timelkia, Tiranda, Tiryandafil, Derindere isimleriyle anılmış bu şirin ilçemiz daha sonraları da Darende ismi ile gönüllere ve tarihe adını yazdırmıştır. İlçe yüzyıllar boyunca bir kültür ve ticaret merkezi olmuş, stratejik özelliğini her zaman korumuştur. İlçenin sembollerinden Zengibar adıyla anılan Darende kalesi bu özelliğin en köklü şahitlerindendir. Özellikle Osmanlı döneminde yetiştirdiği paşalar, devlet adamları ve alimleriyle ünlenen Darende, bu özelliğini Cumhuriyet döneminde de korumuş, ülkemizin önemli karar mekanizmalarında görev alan devlet ve ilim adamları çıkarmıştır.

Tarih

Darende 7000 yıllık tarihi bir geçmişe sahiptir. Hititlerin yerleştiği buraya Asurlular hâkim olmuş, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki ticaret merkezlerini ellerinde tutabilmek için Tohma Suyu boyunda koloniler kurmuşlardır. Sonraki yıllarda Persler tarafından işgal edilmiş, buradaki Zengibar Kalesini askeri üs haline getirmişlerdir. Darende’nin ilk yerleşim bu kalenin içerisinde idi. Makedonyalılardan sonra Romalılar ve Bizanslılar yöreye egemen olmuştur. 8. yüzyıldan sonra Araplar buraya hâkim olmuş ve Zengibar Kalesindeki yerleşimi kültür ve ticaret merkezi haline getirmişlerdir.

Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçuklular buraya egemen olmuş ve yerleşim Zengibar Kalesinin dışarısına yayılmıştır. Yıldırım Beyazıt 1399′da Malatya ve yöresini ele geçirmişse de Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra Timur bu topraklara hâkim olmuştur. Sonraki yıllarda yöre Osmanlılarla Memlüklular arasında çekişmeye neden olmuş, Yavuz Sultan Selim 1515’te Malatya ve yöresini kesin olarak Osmanlı topraklarına katmıştır.

17. yüzyılda Darende’ye gelen Evliya Çelebi Seyahatname’sinde; o günün Darende’si hakkında “Kalesi harap olduğundan Dizdarı ve neferleri yoktur. Şehir nehir kenarında kerpiç ve tasla yapılmış 1000 kadar haneli, bağlı ve bahçeli, 7 mihrap camili, hanı, hamamı, çarsısı, pazarı olan şirin bir kasabadır” diye söz etmektedir.

19. yüzyılda Sivas’a bağlı bir ilçe yapılmıştır; kaynaklarda “Sivas Vilayeti Merkez Sancağı’nda, Tohma Çayı kıyısında kaza merkezi bir kasaba” olarak tanımlanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra 1934’te Malatya’ya bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

İlçede her yıl Haziran ayında, Darende Belediyesi ve Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı’nca organize edilen Darende Somuncu Baba ve Hlusi Efendi Kültür Etkinlikleri yapılmaktadır. Ülkemizin en güzel yörelerindendir

ilçede günümüzde yaşayan ve halkın bir çoğunun baş vurduğu dua ocaklarımevcuttur. Bnlardan bir taneside Emine Turmuş tur. Mine aban diye tanınan kaldırım ve sungur mahallesi sınırında yaşayan mine aban bir çok hastanın iyileşmesine vesile olduğu halk tarfından anlatılmaktadır

Malatya Haritası Darende belde ve köyleri Türk Bayrağı
İl: Malatya ● İlçe Merkezi: Darende
Beldeler: Ağılbaş • Aşağı Ulupınar • Ayvalı • Balaban • Ilıca • Yenice
Köyler:
Ağılyazı • Akbaba • Akçatoprak • Akova • Barındır • Başdirek • Başkaya • Çaybaşı • Çınar • Çukurkaya • Gaziköy • Gökçeören • Güllüce • Güdül • Günerli • Günpınar • Hacolar • Hisarcık • Hisarkale • Irmaklı • Karabacak • Karabayır • Karaoğuz • Karşı­kaya • Kavak • Kaynak • Kerimli • Kölükler • Kurudere • Kuzpınar • Mullauşağı • Nurkuyusu • Ozan • Sakarya • Şendere • Şuğul • Uzunhasan • Üçpınar • Yarımca • Yavuzlar • Yazıköy • Yeniköy • Yenipınar • Yeşiltas • Yukarı Ulupınar
Malatya İlçeleri: Merkez ilçe • Akçadağ • Arguvan • Arapgir • Battalgazi • Darende • Doğanşehir • Doğanyol • Hekimhan • Kale • Kuluncak • Pütürge • Yazıhan • Yeşilyurt

Şanlıurfa’nın ilçe ve köyleri

Şanlıurfa’nın ilçeleri:

Akçakale • Birecik • Bozova • Ceylanpınar • Halfeti • Harran • Hilvan • Siverek • Suruç • Viranşehir:

Anlamları:

Akçakale:

Akçakale Şanlıurfa ilinin bir ilçesidir. Toplam nüfusu 78000 olan ilçenin merkez nüfusu 32100′dür. İlçe halkı daha çok tarımla geçinirler.Pamuk ve buğday en çok yetiştirilen ürünlerdir. Suriye sınırına sıfır noktasındadır. Türkiye’nin en verimli ovalarından biri olan Harran ovasında yer alır. İlçe Şanlıurfa’ya 49 km uzaklıktadır. Eskiden Arapça Tall Abyad (Beyaztepe) olarak anılırdı. Yeni açılan Akçakale ticaret sınır kapısı ile daha da gelişecektir.

Birecik:

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Orta Fırat bölümünde Şanlıurfa iline bağlı ilçe merkezi; 46.304 nüfuslu, Fırat ırmağının eskiden sadece doğu kıyısındayken son yıllarda her iki kıyısı üzerinde, deniz yüzeyinden 340 m yükseklikte kurulmuştur. Birecik Şanlıurfa’ya 83, Gaziantep’e 63 km uzaklıktadır. Evler ırmak boyundaki dar bir düzlükte ve bunun gerisinde yükselen dik bir yamaç üzerine yayılır. Bu yamaç üzerinde bir de kalesi vardır. Fırat, Birecik’in bulunduğu noktadan itibaren aşağıya doğru ufak çapta nehir nakliyatına elverişlidir. Bu sebeple Birecik eskiden beri kara ve nehir ulaşımı arasında bir aktarma yeri olarak önem kazanmıştır. Daha sonraki devirlerde İstanbul-Bağdat demiryolunu Birecik’ten değil de biraz güneyden geçmesi ve kervan ticaretinin eski önemini kaybetmesiyle kasaba gerilemeye başladı. Son yıllarda bu noktada Fırat üzerinde büyük bir köprü yapılması kasabanın önemini yeniden artırdı.

Tarihi MÖ 2000 yılına kadar dayanır. Hitit, Asur, Pers, Makedon, Bizans ve Arap egemenliğinin izlerini taşıyan şehir Selçuklulardan sonra türklerin eğemenliğine girmiştir. adını Birto’dan aldığı sanılmaktadır. Birto Asurilerin konuştuğu kadim arami dilinde tepe demektir. Birecik’in en eski yapısı olup 12 burcundan sadece biri ayakta kalan kalenin kayalık bir tepenin üstünde kurulu olması bu olasılığı güçlendirmektedir.

İlçe halkı tahıl ve baklagiller tarımıyla meşgul olur. Fıstık yetiştirme de ilçenin ekonomik hayatında önemli bir yer tutar.

Birecik Köprüsü, Birecik İlçesinde Fırat ırmağı üzerindedir. Yakın yıllara kadar Urfa-Gaziantep devlet yolu, Birecik’te kesintiye uğruyor, ırmak bu noktada kayık ve sallarla geçildikten sonra yolculuğa devam ediliyordu. 1952 yılı sonunda burada bir köprünün yapımına başlandı. 1955 yılı sonunda biten Birecik Köprüsü 720 m uzunluğunda ve 10 m genişlediğindedir. Her iki tarafında yayaların geçmesi için birer metrelik kesimler ayrılmıştır. Birecik tarafında 55’er metre açıklıkta 5 kemer, Gaziantep tarafında ise 26′şar metre açıklıkta 14 bölümü vardır.

Kelaynak kuşlarıyla ünlü, Fırat nehrinin çekiciliği ile doğal ve tarihi eserleriyle göze hoş gelen bir mekandır. Birecik köprüsü Türkiye’nin en uzun ikinci büyük ırmak köprüsüdür. Birecik kuzeyinde Birecik Barajı güneyinde ise Karkamış Barajı arasında göl havzasında kalmaktadır. İlçe ekonomisi genelde Urfa fıstığı üreticiliği üzerine kuruludur.

Bozova:

Bozova, Şanlıurfa ilinin bir ilçesidir. Şanlıurfa’ya 38 km uzaklıktaki 26000 nüfuslu ilçedir. Yaslıca beldesine 10 km., Atatürk Barajı’na 24 km uzaklıktadır. Atatürk Barajı bu ilçe sınırlarındadır. Baziki Ovası burada bulunmaktadır. Her sene eylül ayında yelkenli yarışlarının düzenlendiği ilçedir.

Ceylanpınar:

Şanlıurfa iline bağlı olan Ceylanpınar ilçesi eskilere göre bir hayli gelişmiştir. Nüfusu hızla artan Ceylanpınar daha da gelişmeye devam etmektedir. Meslek lisesi, Ceylanpınar Lisesi, imam hatip lisesi, anadolu lisesiyle birlikte dört liseyi barındırmaktadır. Eğitim yönüyle bir hayli gelişmiştir.

Halfeti:

Romaye adlarını kullanmışlardır. Şehir Arapların eline geçtikten sonra Kal’at-ül Rum adı takılmıştır. II. yüzyılda Bizanslıların eline geçince bu kez Romaion Koyla adını almıştır.

1280 yılında Beysari komutasındaki Memluk ordusu tarafından kuşatılmış, sonuç alınamayınca şehirdeki Hıristiyan mahalleleri beş gün süreyle yağmalandı. 1290 yılında bu kez Memluk Sultanı Eşref tarafından feth edildi. Ve son kez Memlükler tarafından tamir edilen şehre Kal’at-ül Müslimin adı verildi. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlılara geçen şehir, zamanımızda da kullanılan Urumgala ve Rumkale adlarını alarak 1954 yılında ilçe haline getirilmiştir.

Harran:

Dünyanın ilk bilim merkezlerinden (Atina, Mardin, Şanlıurfa v.s)biridir. Dünyanın ilk üniversitesi buradadır. Şanlıurfa daki Harran Üniversitesi de adını bu ilçeden almıştır.Dünya’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilir. Kent, ay tanrıçasına adanmıştır. Kuran’i Kerim’de adı geçen Nuh’un kavmi olarak kabul edilen ve ehli kitaptan sayilan Sabii’lerin anavatani olarak kabul edilir. 11′yy da şii ayaklanmasi sirasinda Sabiinler kitlik ve ayaklanmada tapınaklarını kaybetmişler ve yeryüzünden silinmişlerdir, yerlerine arab Numayri kavmi yerleşmistir.İbni Teymiyye gibi ve Harrani gibi nice alim ve bilim adamının yetiştiği Harranda Haçlı Seferleri sırasında büyük zararlar görmüş ancak Zengiler ve Eyyubi donemlerinde eski günlerine tekrar kavuşmustur. Bugün Harranda yerleşik olan arap asiretleri Osmanlının 18.yy da buraya getirip yerleştirdiği bedevi asiretlerine dayanmaktadir. Sözlü arap geleneği ve kültürü hala etkisini göstermekte ,koni seklindeki 3.000 yillik Mezopotamya evleri kültürü ise modern tarzda evlere karşı yok olma ile karşı karşıyadir. Miladi 11.yy da çok geniş yeşil ve verimli bir Mezopotamya şehri iken zamanla çölleşmiştir ancak son zamanlarda Güneydoğu Anadolu Projesi sayesinde Mezopotamyanin o eski verimli günlerine dönüş olmaya başlamış ,tekrar verimli ve yeşil bir coğrafya halini almaya başlamiştir. Bilinçsiz çekilde yapılan vahşi sulama yöntemi yüzünden Harran Ovası tuzlanma problemi ile karşı karşıyadır.Kuzey Mezopotamya’nin kadim yerleşim yerlerinden olan harran manevi geçmişi ve mirasi ile bugun Anadoluda eski görkemli günlerine dönüşün sevincini yaşamaktadır.

Hillan:

1820 yılında Hacı Musa isminde bir aşireti reisi, aşireti ile birlikte Uluyazı köyünden göç ederek harabe halinde bulunan Karacürün’e (Hilvan) yerleşmiştir. Bu aşiret zamanında köy meydanında bulunan Karadibek taşından dolayı bu anlama gelen Karacürün (Curnereş) ismi verilmiştir. Daha sonra çevreden gelen başka aşiretlerin birbirleriyle kaynaşmasıyla büyümüştür.

Karacürün, Siverek ilçesine bağlı olan Uluyazı nahiyesine bağlanmıştır. Karacürün’ün konumu itibariyle Uluyazı nahiyesine göre daha çok gelişmesi, nahiye ve köylerin buraya bağlanmasına sebep olmuştur. 1926 yılında Şanlıurfa iline ilçe merkezi olarak bağlanarak Hilvan adını almıştır. Hilvan ismini, Gölcük yoluna 5 km mesafede halen Hilvan olarak anılan, ancak yeni ismiyle Balkı olarak bilinen köyden almaktadır. Balkı (Hilvan) köyünde çok eski medeniyetlere dayanan birçok tarihi kalıntı ve harabeler mevcuttur. Ancak bu harabelerin hangi dönemden kaldığı konusunda hiçbir araştırma mevcut değildir.

Uluyazı (Hoşin):en eski kürt yerleşim yerlerinden biri olan hoşin dinine son derece bağlımüslim okumaya meraklı bilge insanların yaşadığı bir yerleşim birimidir köyün büyük bölümü atatürk barajı yapılırken nehir suları altında kaldı çalışkan ve zeki bireylerle dolu bu köy zülme boyun egmez mazlumun her zaman yanındadır.

Siverek:

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde (1867 sonrası) Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı bir kazaydı. Siverek’in bugün bağlı bulunduğu Şanlıurfa ise Halep Vilayeti’ne bağlı bir sancaktı. Urfa, Osmanlı’nın son döneminde Halep’ten ayrılarak vilayet statüsüne yükseltildi. Siverek ise Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı bir sancak oldu. Cumhuriyet döneminde vilayetlerin sınırlarının belirlenmesi çerçevesinde Urfa’ya bağlanıncaya kadar Siverek Diyarbakır’a bağlı kaldı. Dolayısıyla hem idari olarak hem de sosyo-kültürel olarak Siverek’in ilişkileri, Diyarbakır ile Urfa’dan daha yoğun oldu. Cumhuriyet’e yakın zamanda sancak olmaları nedeniyle Sivereklilerin “il olma” beklenti ve istekleri, başta nüfus olmak üzere bir çok veriyle birlikte, bu tarihsel olguya dayanmaktadır.

Suruç:

Suruç Şanlıurfa ilinin bir ilçesidir ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde (Orta Fırat Bölümü), Şanlıurfa İl’inin 46 km güney batısında yer aliyor. Suriye ile sınırı teşkil eden demiryolu üzerindeki Mürşitpınar Köyü’ne 10 km uzaklıkta olan tarihi bir ilçedir. Suruç halkı Türkler, Kürtler ve Araplar’dan oluşuyor.

İlkçağın OSRHONE ülkesinin şehirlerinden, ANTHEMUZİA veya BATNEA’nın yerine geçtiği MATF SUHUNH; İpek Şehri’dir. Bir zamanlar, oradaki ileri ziraatın eseri olarak ipekçiliğin çok geliştiği ve sanayinin kurulduğu şehir, bugünün Suruç’udur.

Viranşehir, Şanlıurfa ilinin bir ilçesidir.

Şehrin nüfusu yaklaşık olarak 200.000′dir.1973′te 24.000 olan nüfusu 1990′da 57.461′e, 2000′de 121.382′ye çıkmış, 2007′de 100.929′a düşmüştür.Ve son olarak nüfusu Köylerle birlikte 200.000 olarak tahmin edilmektedir. Doğuda Kızıltepe’ye 90 km, güneyde Ceylanpınar ilçesine 50 km, batısında Şanlıurfa il merkezine 90 km uzaklıktadır. Viranşehir ile Diyarbakır arasında Karacadağ adında sönmüş volkanik dağ vardır. çiğköftesi ve ŞELENGO diye tabir edilen bir salatalık türü ünlüdür.Şelengo Viranşehir ilçesine özgü bir sebzedir.Daha sonraları bu sebzenin tohumu diğer çevre şehirlere yayılmıştır.


Ankara’nın İlçe Ve Köyleri

Ankara’nın İlçe Ve Köyleri
Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti. Ankara ilinin merkezi olan şehir, Türkiye’nin en kalabalık ikinci, dünyanın ise en kalabalık kırk beşinci kentidir. Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye’nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye’nin kalbi benzetmesi yapılır. Ankara, kedisi, keçisi ve bu keçinin yünü, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür. Ortalama 890 m rakıma sahip olan kentin nüfusu, 2000 yılı sayımına göre 3.203.362 kişidir.Bilinen tarihi en az 10 bin yıl öncesine, Eski Taş Çağı’na ulaşan Ankara, Hattileri, Hititleri, Frigleri, Lidyalıları, Ahamenişleri (Persler), Makedonyalıları, Galatları (Keltler), Romalıları, Selçukluları ve Osmanlıları ağırlamış, Batı ve Doğu medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Geçmişte, Galatlar’ın bir boyu olan Tektosaglara ve sonrasında Friglere başkentlik eden kent, 1923′ten beridir de Türkiye Cumhuriyeti’ne başkentlik etmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu Ankara:

Ankara’nın 18. yüzyıldan kalma bir resmi. Bu anonim eser Hollanda’daki Rijksmuseum’dadır.Ankara’nın Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun eline geçmesi, Malazgirt Savaşı’ndan sonra 1073 yılına rastlar. 12. ve 13. yüzyıllarda Selçuklu Sultanlarının da çabasıyla transit ticarette gelişme gösteren Ankara, önce Ahiler’e, ardından 1304′te göreli özerklik verilerek Osmanlı İmparatorluğu’na bağlandı. I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan kentte, 1402 yılında Büyük Timur İmparatorluğu İmparatoru Timur ile Osmanlı İmparatorluğu Padişahı Yıldırım Bayezid arasında Ankara Savaşı yapıldı. Yıldırım Bayezid’in savaşı kaybetmesi ve Timur’a esir düşmesi sonucu Osmanlı Devleti, Fetret Devri denen bunalım ve iktidar boşluğu dönemine girdi. Ankara Savaşı’nda kent ve çevresi büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında kent, yeniden onarılmıştır.1841 yılında Anadolu Eyaleti kaldırılıp yerine vilayetler kurulunca kent bir vilayet oldu.Ankara, Çorum, Yozgat, Kayzeri ve Kırşehir sancakları bu vilayete bağlandı. Ankara Vilayeti, varlığını 1922 yılında kadar sürdürdü.

Ankara’nın ilçeleri:

Ankara ilinin ilçeleri; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’ dır.

Akyurt
Kent merkezine 33 km. uzaklıktadır. İlçeye bağlı Balıkhisar Köyüne 1 km uzaklıkta, M.Ö. 3000 yılı ortalarından itibaren yerleşime sahne olmuş, Eski Tunç Çağına ve sonrasına ait büyük bir höyük bulunmuştur.

Altındağ
Kent merkezine 1 km. uzaklıkta, Selçuklular , Osmanlılar ve daha eski medeniyetleri kapsayan ilçede; Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu, Roma Hamamı, Cumhuriyet Anıtı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi bulunmaktadır. Ayrıca Karacabey, Ahi Şerafettin, Hacı Bayram Veli Efendi, Karyağdı, Gülbaba ve İzzettin Baba Türbeleri ile Hacı Bayram, Aslanhane, Ahi Elvan, Alaaddin, Zincirli ve Kurşunlu camileri de ilçe sınırları içerisindedir.

Ayaş
Kent merkezine 58 km. uzaklıktaki Ayaş İlçesi kaplıcaları ile ünlüdür. Karakaya Kaplıcası ile 23 km. batısındaki Ayaş içmelerinin mineralli ve radyoaktifli suların sağlık açısından önemli bir zenginlik kaynağıdır. Karadere Bağlan, Ova Bağları, Arıklar Bağları, Kirazdibi Bağları ilçenin diğer tabiat varlıklarıdır.

Bala
Ankara’nın güneyinde yer alan Bala ilçesi sınırlarındaki, ilçeye 35 km uzaklıktaki Beynam Ormanları Balâ ilçesinin olduğu kadar Ankara’nın da önemli mesire yerlerindendir. Burası genellikle çam ormanlarıyla kaplıdır.

Beypazarı
Ankara’ya 99 km. mesafede olan Beypazarı ilçesinin tarihi Hitit ve Friglere kadar uzanmaktadır. Beypazarı’nın bir piskoposluk merkezi olduğu, adının önceleri Lagania, Anastasıopolıs olarak değiştirildiği tarihi eser ve haritalardan anlaşılmaktadır. Beypazarı, tarihi evleri, gümüş işçiliği ve havucu ile ünlü şirin bir ilçedir. Boğazkesen Kümbeti, Suluhan, Eski Hamam, Sultan Alaaddin Cami, Akşemseddin Cami, Kurşunlu Cami, Rüstem Paşa Hamamı, Gazi Gündüzalp Türbesi (Hırkatepe), Kara Davut Türbesi (Kuyumcutekke), Karaca Ahmet Türbesi, ilçe sınırları içerisinde olup görülmeye değer tarihi mekanlardır. İlçeye 10 km. uzaklıkta bulunan Tekke Yaylası, 44 km uzaklıktaki Karaşar beldesinde bulunan Eğriova Yaylası ve Gölü, Dereli köyü civarında peri bacalarını andıran yapılar ilçenin ilgi çekici yerleridir.

Çamlıdere
Ankara’nın kuzeybatısında yer alan Çamlıdere ilçesinin şehir merkezinden uzaklığı 108 km. dir. İlçede Selçuklu dönemine ait Peçenek Beldesinde bir Camii bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Bizans Dönemine ait mezar ve yerleşim yerleri kalıntılarına da rastlanılmaktadır.

Çankaya
Çankaya İlçesi, şehir merkezine 9 km. uzaklıktadır. Ankara’nın önemli ilçelerinden olan Çankaya İlçesi, ili merkezine yakın pek çok semti içine alır. Atatürk Orman Çiftliği, Eymir Gölü, Elmadağ Kayak Tesisleri, Ahlatlıbel Spor ve Eğlence Merkezi ilçe sınırlarındadır. Anıtkabir, Atatürk Müzesi, Atatürk Anıtı (Zafer Anıtı-Sıhhiye), MTA Genel Müdürlüğü Tabiat Tarihi Müzesi, Güvenlik Anıtı, Etnografya Atatürk Anıtı, Doğa Tarihi Müzesi, ODTÜ Arkeoloji Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Sergi Salonu, Anıt Park, Botanik Bahçesi, Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Kuğulu Park, Milli Egemenlik Parkı, Ahmet Arif Parkı, 100. Yıl Kapalı Yüzme Havuzu, Belediye Buz Paten Sahası gibi spor alanları, Oyuncak Müzesi (Cebeci-Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi), Hitit Anıtı, Atakule, TBMM ilçenin başlıca turistik yerlerindendir.,

Çubuk
Çubuk, Ankara şehir merkezine 39 km uzaklıktadır. Aktepe’ de bulunan bir kale harabesi ve Karadana Köyünde Oyulu Kaya Mezarı Hitit kalıntılarıdır. Çubuk II. Barajı drenaj alanında bulunan ormanlık ile Karagöl mevkiinde bulunan ormanlık alanlar önemli mesire yerleridir.

Elmadağ
Kent merkezine 41 km. uzaklığındadır. Kökü Selçuklulara kadar uzanan halıcılık, el dokuması, kilim, heybe ve çantalar kültür zenginliklerini günümüze kadar getirmiştir.

Etimesgut
Etimesgut ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 20 km. dir. Gazi Tren istasyonu ve Atatürk’ün İstanbul’a gidiş gelişlerinde uğurlandığı Etimesgut Tren İstasyonu tarihi yapı özellikleriyle dikkat çekicidir. Etimesgut’a adını veren Ahi Mes’ud, Ahi Elvan gibi Türk büyüklerinden, Ahi Elvan Hazretlerinin Türbesi Elvanköy’ de Elvanköy Cami avlusunda bulunmaktadır.

Evren
İl merkeziğne 178 km. uzaklığındadır. Çevrede rastlanan höyük ve kilise, kale kalıntıları bu yörenin İslamiyetten çok önceleri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. İlçe sınırları içerisinde Evren-Sarıyahşi yolu üzerinde Evren’ e 2 km. uzaklıkta bir höyükte bin yıla ait seramik kalıntılarına rastlanmıştır. Çatalpınar Köyünün 2 km güneybatısında bulunan Sığırcık Kalesi Geç Bizans ve Osmanlı Dönemine aittir.

Gölbaşı
Ankara’ya 20 Km. uzaklıktaki Gölbaşı ve çevresi Ankara’nın mesire, sayfiye, turizm ve sanayi bölgesi durumundadır. Mogan ve Eymir Gölleri, doğal güzelliği, temiz havası ve balık üretimi ile ilçeye turistik bir değer kazandırmaktadır. İlçe sınırlarında, İncek, Hacılar ve Tulumtaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe Mevkiinde yer alan Tulumtaş Mağarasında görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.

Haymana
Kent merkezine uzaklığı 73 km. olan Haymana kaplıcalarıyla dünyaca ünlüdür. Kaplıcaların tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. Hititlerden sonra Romalılar devrinde kaplıca tesisleri yeniden onarılmış, ayrıca kaplıcanın 1-1.5 km doğusunda halen harabeleri bulunan bir şehir kurularak, bu bölge bir su tedavi merkezi haline getirilmiştir.

Kalecik
Kent merkezine 71 km. uzaklıktaki Kalecik ve civarının ilk defa M.Ö. 3500-4000 yıllarında erken Kalkolitik Devirde iskan edilmiş olduğu tahmin edilmektedir.   Hasbey, Saray, Tabakhane Camileri, Kazancıbaba, Alişoğlu Türbesi ile Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü ve Kalecik Kalesi belli başlı tarihi eserleridir.

Kazan
Kazan’ ın şehir merkezinden uzaklığı 45 km. dir. İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Yapılan kazılar sonucu çıkan birçok tarihi eser, çok değişik medeniyetler zamanında ilçe ve köylerinde yerleşim olduğunu göstermektedir.

Keçiören
Keçiören ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 3 km. dir. Ankara’nın Merkez ilçelerinden biridir. Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşına hazırlandığı ve karargah olarak kullandığı Ankara Eski Tarım Okulu bugün müze olarak Keçiören sınırları içerisindedir.

Kızılcahamam
İl merkezine 83 km. uzaklıkta bulunan Kızılcahamam Ankara’nın en yoğun orman örtüsüne sahip olan yerleşim yeridir. Maden suyu bakımından oldukça zengin olan Kızılcahamam’a 16 km uzaklıktaki Şey Hamamı Kaplıcası ülkenin önemli kaplıcaları arasındadır.

Mamak
Mamak ilçesinin şehir merkezine uzaklıgı 7 km. dir. İlçede kültür hizmetlerini yerine getirmek için şimdiki Belediye Başkanlık Binasının yer aldığı Konservatuar Binası bulunmaktadır. Ayrıca 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatrosu, kültürel faaliyet  varlıklarından sayılabilir.Tabiat varlıkları olarak Hatip Çayı, Bayındır Barajı ve önemli 4 mesire yerlerindendir.

Nallıhan
Nallıhan’ın şehir merkezine uzaklığı 161 km. dir.İlçe merkezi 1599′da Vezir Nasuhpaşa’ nın burada bir han yaptırmasıyla teşekkül etmiş, adını bu Han’dan almıştır. Halen çatısı yıkık olan Han ile birlikte cami ve hamam da yapılmıştır. İlçede, Uluhan (Köstebek) Köyünde 17. Yüzyılda inşa edilmiş olan Uluhan Cami de diğer önemli bir eserdir.

Polatlı
Polatlı ilçesinin şehir merkezine uzaklığı 78 km. dir. Bugünkü Polatlı’nın 20 m. kuzeybatısına düşen Yassıhöyük Köyü ve çevresi bölgede gerçek bir tarih başlangıcı sayılabilir. Bu çevrede 86 adet tümülüs ve kral mezarları ve kalıntıları ilçe merkezinde de tümülüs ve şehir kalıntıları bulunmaktadır.

Şereflikoçhisar
Şehir merkezine 148 km. uzaklıktadır. İlçede, Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü bulunmaktadır. Kuzeyinde bulunan Hirfanlı Baraj Gölünde balıkçılık yapılmaktadır. Tuz Gölü, Kurşunlu Camii, Koçhisar Kalesi ve Parlasan Kalesi, ilçenin tarihi ve turistik zenginliklerini oluşturur.

Yenimahalle
Yenimahalle’nin şehir merkezine uzaklığı 5 km. dir. Kent Merkezinde yeralan Yenimahalle’nin tarihini vurgulayan eserler arasında Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından 1222 yılında eski Bağdat Ticaret yolunun geçtiği Ankara Çayı üzerinde yaptırılan Akköprü sayılabilir. Tarihi özelliğini hala korumakta olan Köprü, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmuştur.

Ankara’nın köyleri:

İl: Ankara | İlçe Merkezi: Yenimahalle
Beldeler: Batıkent
Köyler:
Alacaatlı • Aşağıyurtçu • Balkuyumcu • Çakırlar • Çayyolu • Dodurga • Fevziye • Karacakaya • Memlik • Susuz • Şehitali • Yakacık • Yukarıyurtçu • Yuva

Ankara İlçeleri: Akyurt • Altındağ • Ayaş • Bala • Beypazarı • Çamlıdere • Çankaya • Çubuk • Elmadağ • Etimesgut • Evren • Gölbaşı • Güdül • Haymana • Kalecik • Kazan • Keçiören • Kızılcahamam • Mamak • Nallıhan • Polatlı • Sincan • Şereflikoçhisar • Yenimahalle

Konya’nın ilçe ve köyleri:

Konya’nın ilçe ve köyleri:

Konya ili, Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan, etrafı Ankara, Eskişehir, Afyon, Isparta, Antalya, Karaman, Mersin, Niğde ve Aksaray illeriyle çevrili Türkiye‘nin yüzölçümü en büyük ilidir.

İle adını veren Konya şehrinin isminin Kutsal Tasvir anlamındaki “İkon” sözcüğüne bağlı olduğu iddia edilir. Mitolojide bu konuda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bu hikâyelerden birinde anlatıldığı üzere, kente dadanan ejderhayı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılır ve üzerine de olayı anlatan bir resim çizilir. Bu anıta verilen isim, İkonion dur. İkonion adı, zamanla İcconium’a dönüşür.

Roma döneminde İmparator adlarıyla değişen  yeni adlar alır. Bizans kaynaklarında Tokonion olarak geçen şehre ve bölgeye verilen diğer isimler şöyledir: Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia… Arapların Kuniya dedikleri Konya, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bir daha değişmeyerek günümüze kadar gelen ismine kavuşmuştur.

karasal iklim hüküm sürer yazları kuru ve sıcak kışları soğuk ve yağışlıdır. gece – gündüz arası sıcaklık farkı yazın 16-22 derece arasındadır.baharları ve kışları nemden dolayı bu fark 9-12 dereceye kadar düşer. kar ortalama 3 ay yerde kalır . çevresindeki sıcak – soğuk hava merkezlerinden çok etkilenir. iç anadolunun en güney bölgesinde yar almasına rağmen diğer içanadolu şehirlerinden daha serin veya daha soğuk olur.sebebi ise orta torosların deniz etkisini tamamen önlemesidir.konya 1. jeolojik zamanda anadoludaki tetis denizinin yükselerek yok olması nedeniyle tam bir deniz tabanı ovasına dönüşmüştür, düzlüğün asıl nedeni budur.ilkbaharda konveksiyonel(kırkikindi) yağışlar sıklıkla görülür en yağışlı ay nisan ve mayıstır. konya ikliminin diğer bir özelliği ise yazların çok geç başlaması kışların da çok geç bitmesidir.step ikliminin özelliği olan yaz kuraklığı türkiyedeki en kaliteli buğdayların yetişmesine neden olmuştur. baharda nem ve yağmurla yeşeren otlar yazın yerini kuruluk ve sıcaktan dolayı sarıya boyar. türkiyede sis yoğunluğu ve sis li gün sayısı en fazla olan il konyadır.nedeni ise konya ovasının bir çanak şeklinde bulunmasıdır.uzun zamanlarda ölçülen en düşük sıcaklık – 29 derece ; en yüksek sıcaklık ise 41 derecedir.en çok kar yağan ay şubat en soğuk ay ocaktır.en sıcak ay temmuz ve ağustosdur. diğer bir özellik ise yaz akşamları çevresinde bulunan dağlardaki yüksek basınç alanlarından; ovada bulunan alçak basın alanlarına esen rüzgardır.günlük sıcaklık farkının en belirgin özelliği de budur.ocak ayı sıcaklık oratalamas -0.5 ; temmuz ayı sıcaklık ortalaması ise 23 derecedir.türkiyenin en az yağış alan ili konyadır.

Karayoluyla, Ankaraya 3, Eskişehire 5, İstanbul’a 9, Adana’ya 4 saat uzaklıktadır. Ayrıca yapılmakta olan hızlı trenlerle bu saatler daha kısa olacaktır. İstanbul’dan başlayan tarihi Hicaz demiryolu hattı şehir merkezinden geçmektedir. Günümüzde demiryolu ulaşımı bu hattan sağlanmaktadır. İstanbul- Konya uçak seferleri de buradaki havaalanından sağlanmaktadır.

Konya, etliekmeği ile ünlüdür.Fırın kebabı da meşhurdur. Sac arası denilen bir tür hamur işi yiyecek ve düğün pilavı da yeme içme kültüründe özel bir yer tutar. Genel itibarla Konya mutfağı et yemekleri ve hamur işleri ile meşhurdur.Konya sadece yemekler ile değil kültürü ile meşhur bir ilimizdir fakat ne yaparsın eklememişler.

Konya’da, Selçuk Üniversitesi eğitim vermektedir.

Türkiye Bank Asya 1.Lig’inde mücadele eden Konyaspor, Konya şehrini temsil etmektedir. Ayrıca Selçuk Üniversitesi’nin basketbol takımı da Türkiye Basketbol 2.liginde Konya’yı temsil etmektedir.

. Konya, Türkiye‘deki en eski yerleşim birimlerinden biridir. Konya’da yerleşimin Prehistorik (Tarih öncesi) çağdan başladığı görülmektedir. Konya’nın merkezinde yer alan ve aynı zamanda bir Konya Ovası olan, Anadolu Selçuklu sultanı II. Alaeddin Keykubad‘a nisbetle Alaaddin Tepesi adı verilen suni tepe ve çevresinde yapılan araştırmalar sonucu, Prehistorik çağ içinde gerek Neolitik (Cilalı Taş Devri) ve Kalkolitik ve gerekse Erken Bronz Çağlarına ait kültürel bulgulara rastlanmıştır.

Yine Prehistorik çağa ait höyüklerden, merkeze 15 km mesafede yer alan ve Konya’nın bugünkü merkez Harmancık mahallesinde yer alan Karahöyük ve Konya Ovası üzerinde, bulunmuş en eski ve en gelişmiş Neolitik devir yerleşim merkezi olan Çatalhöyük bulunmaktadır.

Anadolu ve Suriye topraklarında büyük bir imparatorluk kuran Hititler Konya’ya da hakim olmuşlardır. Hititler’den sonra Frigler‘in egemenliğine giren Konya (Kavania) daha sonra Lidyalılar, Persler ve Büyük İskender‘in istilalarına uğramıştır. Sonraları Anadolu‘da Roma hakimiyeti sağlanınca Konya İconium olarak varlığını korumuştur.

Önemini Roma ve Bizans dönemleri boyunca korumuş olan şehir, Hristiyanlığın ilk yıllarında dini bir merkez hüviyeti de kazanmıştır. Aziz Paul Anadoludaki dinî seyahatleri sırasında Konya’ya da uğramıştır.

İslamiyetin doğuşuyla beraber Doğu Roma İmparatorluğu aleyhine büyüyen İslam Devleti, İstanbul’u hedef alan harekatları sırasında Konya üzerine de akınlar düzenlemişlerdir. Anadolu‘da ve Konya çevresinde ilk İslami oluşumlar bu devirde ortaya çıkmıştır.

1071 senesinde Malazgirt Ovası’nda yapılan Malazgirt Savaşı‘ndan önce Anadolu üzerine keşif harekatları düzenleyen ve Anadolu’yu tanıyan Büyük Selçuklular, bu savaş sonucu Anadolu’nun büyük bir kısmı ile beraber Konya’yı da, ele geçirmişler ve bölgedeki uzun Bizans hakimiyetine son vermişlerdir.

Süleyman Şah 1076 tarihinde Konya’yı Anadolu Selçukluları‘nın başkenti yapmış, bilahare başkent 1080 tarihinde İznik‘e nakledilmiştir. İlk haçlı seferi sırasında İznik şehri tekrar Bizans’ın eline geçmiş, sultan I. Kılıçarslan da 1097 tarihinde başşehri tekrar Konya’ya taşımıştır. Bu tarihten 1277 tarihine kadar Konya aralıksız Anadolu Selçuklu Devleti‘nin başkenti olmuştur.

Karamanoğlu Mehmet Bey Konya’yı 1277 yılında beyliğine katmış ve Anadolu Selçuklu Devleti’ne son vermiştir. Konya şehrini Karamanoğulları topraklarına katmış ve beyliğinin başkenti yapmıştır. Tam 16 kez Osmanoğulları ve Karamanoğluları arasında el değiştirmiştir.

Şehir 1442 tarihinde Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Sultan II. Murad Konya’yı zaptederek Karamanoğlu hakimiyetine son vermiştir.

39.000 km2‘lik yüzölçümü ile Türkiye’nin en geniş ili olan ve Orta Anadolu yaylası üzerinde Ankara, Aksaray, Niğde, İçel, Karaman, Antalya, Isparta, Afyon ve Eskişehir illeri ile komşu olan Konya, 36° 22′ ve 39° 08′ kuzey paralelleri ile 31° 14′ ve 34° 05′ doğu meridyenleri arasında yer alır.En büyük zenginliği ise en büyük il olmasıdır.Konya, Konya ilinin (Yunanca; Ikonion (Ἰκόνιον), Latince; Iconium) merkezi şehiridir. Trafik plaka numarası 42′dir. 1875‘te kurulan Konya Belediyesi, 1984‘te çıkarılan 3030 sayılı yasa gereğince “Büyükşehir” statüsüne kavuşmuş olup 1989‘dan beri belediye hizmetleri bu statüye göre yürütülmektedir.

Köyler:

İlçeler:

ANTALYA İLÇE VE KÖYLERİ

ANTALYA Güzel bir kent

Akdeniz Bölgesi‘nde yer alan Antalya şehrinin aynı ismi taşıyan merkez ilçesidir.

Antalya, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biridir. Doğası, palmiyelerle sıralanmış bulvarları, geleneksel mimarisini korumuş merkezi Kaleiçi ve büyük ölçekli turizm yatırımları ile Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Antalya aynı zamanda, Türkiye’nin büyük ölçekli göç alan kentlerinden biridir.

2009 yılı verilerine göre Antalya şehir merkezinde 479.581 erkek, 476.015 kadın olmak üzere toplam 955.596 kişi yaşamaktadır. Bunun 912.000 kişisi ilçe merkezlerinde yaklaşık 43.000 kişide şehir merkezine bağlı köylerde ikamet etmektedir

Bölgenin en eski insanlık tarihi izleri, Antalya şehir merkezinin 30 kilometre kuzeyindeki Karain Mağarası bulguları ile M.Ö. 200.000 yıla kadar uzanmaktadır, yöredeki diğer izler Cilalı Taş Devri ve ileri devirlerde medeniyetlerin sürekli olarak bölgede yaşadığını kanıtlamaktadır.

Hitit Devleti döneminde (Anadolu’da şehirlerin birleşerek tarihteki ilk devlet yapılaşması) kayıtlarında Bölgenin Anzarva Toprakları adıyla anıldığını ve M.Ö. 1700 tarihlerinde bölgeler arası ilişkilerin sürdürüldüğü görülmektedir.Tarihsel belgeler, bölge şehirlerinin bağımsız bir yapıda geliştiğini, geniş bölge olarak Pamfilya olarak isimlendirildiğini ve zaman zaman bu şehirler arasında federasyonlar kurulduğunu, Truva Savaşı’ndan sonra Akha Klanı’nın M.Ö.1300′de bölgeye geldiğini anlatmaktadır.

Batı Anadoludaki Lidya İmparatorluğu’nun M.Ö. 560 yılında bölgedeki hakimiyetinin, M.Ö. 546 yılında Orta Anadolu’daki Sard savaşında Perslere yenilmesiyle sona erdiğini görüyoruz. Büyük İskender’in M.Ö. 334 yılındaki ölümüne kadar bölgedeki iki şehir haricindeki (Sillyon ve Termessos) tüm şehirleri fethetmesi ile Pers hakimiyeti sürdürülmüştür.

Selevkos’un Apameia’da(günümüzde Dinar) yenilmesi ile bölgeye Bergama Krallığı hakimiyeti girmiş ve Bergama Kralı II.Attalos M.Ö. 150 yıllarında kuvvetli donanmasını barındırmak amacıyla Attaleia (Attalos Yurdu anlamına gelir)[4] şehrini kurmuştur. M.S. 130’da Hadrianus’un Attaleia’yı ziyaret etmesi şehrin gelişmesini sağlamıştır. Bu ziyaret için yapılan Hadrian Kapısı‘da şehrin içindedir.

Antalya İlçeleri: Akseki • İLÇE  Aksu •İLÇE   Alanya •İLÇE  Demre •İLÇE  Döşemealtı •İLÇE  Elmalı •İLÇE

Finike •İLÇE  Gazipaşa •İLÇE 

İbradı •İLÇE  Kaş •İLÇE  Kemer •İLÇE  Kepez •İLÇE  Konyaaltı •İLÇE  Korkuteli •İLÇE  Kumluca •İLÇE  Manavgat •İLÇE  Muratpaşa •İLÇE  Serik İLÇE

ANTALYANIN KÖYLERİ

Ahırtaş •KÖYÜ  Akdamlar •KÖY  Akkoç •KÖYÜM  Alaylı •KÖY  Aşağıkaraman •KÖYÜ Aşağıoba • KÖYÜ Bahtılı •KÖYÜM  Başköy •KÖY  Bıyıklı •KÖYÜ Camili •KÖY  Çağlarca •KÖY  Çamlıca • KÖYÜ Çıplaklı •KÖY  Çitdibi •KÖY  Dereli • KÖYÜM Duacı •KÖYÜ  Dumanlar •KÖY  Fettahlı •KÖY  Gaziler •KÖYÜ  Geyikbayırı • KÖY  Gökdere •KÖYÜM  Göloluk •KÖY  Hacısekiler •KÖYÜ  Hisarçandırı •KÖY  Ilıcaköy •KÖYÜM  İhsaniye • KÖY Karaçallı •KÖY  Karataş •KÖYLÜM  Karatepe • KÖYLÜM Kayadibi •KÖY  Kemerağzı •KÖYÜM  Kevşirler •KÖY  Kızıllı •KÖYÜ  Killik •KÖY  Kirişçiler •KÖYLÜM  Kovanlık •KÖY  Kömürcüler •KÖYÜ  Kurşunlu •KÖY  OdabaşıKÖYÜM  Özlü •KÖY  Selimiye •KÖYÜ  Solakköy •KÖY  Topallı • KÖYÜMÜ Üçoluk • KÖY Yağca •KÖY  Yarbaşıçandırı •KÖYÜ  Yenidumanlar •KÖY  Yeşilkaraman, KÖYÜ

KULUNCAK’IN KÖYLERİ

Tarihçe

İlçenin yerleşim tarihi 100 veya 120 yıl öncesine dayanmaktadır. Yıllar önce yayla hayatı sürdüren Başören, Konaktepe ve Karıncalık köyü sakinleri, kışın sığınak olarak kullanılan Kuluncak’ta sürüleriyle birlikte bir barınmak amacıyla ilçeye kışı geçirmek üzere yerleşmişlerdir. Özellikle Konaktepe ve Başören köyleri yaylalarında oturanlar zamanla su kıyısı olan kuytu yerde yerleşik düzene geçerek Kuluncak’ın oluşmasına zemin hazırlamışlardır.
Kuluncak’ın tarihi eskilere dayanmaktadır. İlçeye 5 km uzaklıktaki Tersakan ve Başören belli başlı tarihi kalıntıların bulunduğu yerlerdir. Kuluncak ilçesi daha önce Sivas iline bağlıydı. 1934 tarihinde, Darende ilçesine bağlı olarak Malatya iline verilen ilçe, en son olarak 9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla da ilçe haline getirilmiştir. Kuluncak ilçesi gelişmeye müsait ilçelerimizden birisidir.

İsmi

Kuluncak köyü, daha önceden Darende ilçesine bağlı idi. Daha sonra ilçe oldu ve adınıda kuytucak kelimesinden aldığı bilinmektedir.

Köyleri

  • Alvar Köyü
  • Aşağıselimli
  • Başören Köyü
  • Bıyıkboğazı
  • Bicir Köyü
  • Ciritbelen Köyü
  • Çayköy Köyü
  • Darılı Köyü
  • Göğebakan Köyü
  • Ilısuluk Köyü
  • Karabük Köyü
  • Karaçayır Köyü
  • Karıncalık Köyü
  • Karlık Köyü
  • Kaynarca Köyü
  • Kızılhisar Köyü
  • Kızılmağara Köyü
  • Konaktepe Köyü
  • ÇATALÇA’NIN KÖYLERİ

    Çatalca’nın köyleri

    • Bahşayış, köylü Çatalca ilçe istanbula bağlı mezra köyde mandıra ve hayvançılık la geçinir günlük anı hatıra köyüm
    • Baklalı, köy Çatalca ilce istanbula bağlı
    • Balabanburun, köylüm Çatalca  ilçe istanbula bağlı şirin bir ilçe kirec taşı çıkar taş tasci taşlar cam arkadaş
    • Yazlık, köyü  Çatalca ilçe tarımla geçinir hayvancılık da var
    • Yaylacık, köyü Çatalca ilçe tarımla geçinir ay çiçek ekerler
    • Sazlıbosna,köyüm  Çatalca ilçe
    • Kızılcaali,köyü Çatalca ilçe
    • Ömerli,köy Çatalca ilçe  Örencik,köy  Çatalca ilçe  Örgünlü,köyüm  Çatalca ilçe
    • Yalıköy, Çatalca  ilçe Yassıören,köylüm Çatalca ilçe
    • Karaburun,köy  Çatalca ve İstanbul’un bir ilçesidir
  • Kalfaköy,köyü Çatalca ve İstanbul’un bir ilçesidir ilçesidir
  • İzzettinköy, Çatalca sanayi ve ticaret bölgesidir ve serbes bölge
  • Kabakça, köyüm  Çatalca  istanbul’a yakın şirin bir ilçe
  • Kestanelik,köylüm  Çatalca
  • Hisarbeyli, köyü  Çatalca ilçe istanbul
  • İnceğiz, köyü  Çatalca ilçe istanbul
  • Yeşilbayır, köyü  Çatalca ilçe istanbul Halaçlı, köy Çatalca  ilçem  istanbul Gümüşpınar, köyü Çatalca ilçe istanbul
  • Gökçeli, köyü Çatalca istanbul
  • Dursunköy, Çatalca ilçe istanbul
  • Elbasan, köy Çatalca ilçe istanbul
  • Deliklikaya, köyü  Çatalca ilçe istanbul
  • Dağyenice, köy  Çatalca ilçe istanbul
  • Çanakça, köyü  Çatalca ilçe istanbul
  • Çakılköy, köyü Çatalca ilçe istanbul
  • Celepköy,köyüm Çatalca ilçe avrupa yakasından
  • Boyalık, köy Çatalca ilçe avrupa yakası
  • Belgrat, köy Çatalca ilçe
  • Başak, köyü Çatalca ilçe