Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu topraklarındaki konumunda doğuda yer alması nedeniyle Birinci Coğrafya Kongresi tarafından 1941 yılında böyle isimlendirilmiştir.Türkiye’nin nüfus yoğunluğu ve nüfusu en az olan bölgesidir.Bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması başlıca etkendir. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 6 milyon 147 bin kişi civarındadır. Geçim kaynağı hayvancılık ve tarımcılıkla geçer.Ortalama yükseltisi yaklaşık 2200 m olan Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye’nin en yüksek bölgesidir. Bölgede dağlardan sonra en fazla yer kaplayan yeryüzü şekli platolardır. Bölgedeki en büyük plato Erzurum-Kars Platosudur. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü ve en yüksek dağı olan Ağrı Dağı bu bölgededir. Bölgedeki diğer büyük göller Hazar, Balık, Bulanık, Nazik, Çıldır ve Erçek gölleridir. Bölgenin başlıca akarsuları Fırat, Dicle, Aras, Kura ve Zap akarsularıdır.Bölgede dağlardan sonra en fazla alan kaplayan yerşekli plâtolardır. Platolar, Fırat ve Aras nehirlerinin kolları tarafından parçalanmıştır. En büyük plâtosu ‘’Erzurum-Kars Platosu’’dur. Bölgede yer alan dağ kuşakları arasındaki çöküntü oluklarında ovalar yer almaktadır. Birinci çöküntü kuşağını; Ardahan, Göle ve Çıldır Gölü, İkinci çöküntü khttp://www.istanbulkoy.com/wp-admin/post-new.phpuşağını; Erzurum, Erzincan, Pasinler, Horasan ve Iğdır ovaları, Üçüncü çöküntü kuşağını ise; Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş ve Van Gölü(Van) çanakları ve bunlar içerisinde yer alan ovalar oluşturur.Doğu Anadolu Bölgesi’nda yer alan Aras ve Kura nehirleri sularını ülkemiz toprakları dışarısında Hazar Denizi’ne dökerler. Fırat, Dicle ve Zap nehirleri ise sularını yine ülkemiz dışarısında Basra Körfezi’ne dökerler. Bölge akarsularının rejimi düzensizdir. Bunun nedeni; yağış rejiminin düzensizliği ve kış yağışlarının kar şeklinde düşmesidir. Kışın yağan karlar erimeden uzun süre yerde kaldığı için akarsuların debileri azalmaktadır. İlkbahar ve yaz aylarında eriyen karlar akarsuların debilerinin yükselmesine ve coşkun bir şekilde akmasına yol açar.Bölge akarsularının hidroelektrik enerji potansiyeli yüksektir. Bunun nedeni; yükselti ve eğimlerinin fazla olmasıdır.Bölgedeki fay hatları üzerinde göller oluşmuştur. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü başta olmak üzere Çıldır, Nazik, Erçek, Hazar, Balık ve Bulanık gölleri bölge sınırları içerisinde yer alır. Van Gölü Türkiye’ nin ikinci büyük kapalı havzasını oluşturur.Bitki örtüsü karasaldır ama sadece iki ilde bitki örtüsü bozkırdır.Bu iller Elazığ ve Malatya’dır. Van Gölü olduğu için Van ve çevre iller ılıman bir iklime sahiptir.Türkiye’nin nüfus yoğunluğu en az olan bölgemizdir. Bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması başlıca etkendir. 2000 yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 6 milyon 100 bin kişi civarındadır.Türkiye’deki coğrafi bölgeler arasında nüfus miktarı ve yoğunluğu yönünden önemli farklar bulunmaktadır. Bu farkların oluşmasında fiziki faktörler (iklim özellikleri, yerşekilleri, toprak özellikleri) ve beşeri faktörler (sanayileşme, tarım, yeraltı kaynakları, turizm, ulaşım) önemli rol oynarlar.Bölge’nin en kalabalık kenti Erzurum’dur. 2010 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre 550.596 nüfusludur.İkinci kalabalık kent 399.258 nüfuslu Malatya kentidir.Üçüncü sırada 352.163 nüfuslu Van ve 325.574 nüfuslu Elazığ izlemektedir.Diğer kentlerin nüfusu 100 binin altındadır.Diğer bölgelere göçün fazla yaşandığı bölge olan Doğu Anadolu Bölgesi’nde kırsal nüfus kent nüfusundan fazladır.Tarımsal alanları kısıtlı, sanayi işyerleri yetersiz olan bölge halkının artan nüfusu içinde işsiz kalan kesimi, ülkenin ekonomikolanakları daha gelişmiş olan yörelerine göç etmek zorunda kalmaktadır.Doğu Anadolu yurdun en geniş ama en tenha ve en geri kalmış bölgesidir. Bu bölgenin yurt ekonomisine en büyük katkısı canlı hayvan ve hayvan ürünleri ihracatı alanındadır. Yurdumuzdaki küçükbaş hayvanların %21’si, sığırların %25’i bu bölgede yetiştirilir.Toprak ürünleri bakımından yurt ekonomisine katkısı azdır. Madencilik alanında yurt ekonomisine katkısı önemlidir: Tüm yurtta çıkarılan bakırın %50’si, kromun %70’i, demirin %75’i, mabünganezin %35’i, baritin %75’i, çinko ve kayatuzunun önemli bir kısmı bu bölgeden elde edilir. Bölgenin maden yatakları zengindir.Sanayi kuruluşları yetersiz olan Doğu Anadolu Bölgesi halkı geçimini çok iyi sağalayamamıştır. Bu yüzden kendi ürünlerini üretirler. Başta hayvancılık olmak üzere tarımdan sağlar. Bölgenin hayvancılığa çok elverişli olan ErzurumKars Bölümü’nde yüksek nitelikli sığırlar yetiştirilir. Çok sayıda küçükbaş hayvan besleyen göçer aşiretler yazın sürülerini bölgenin öteki kesimlerindekilol yüksek yaylalarda otlatır.Bitkisel üretime elverişli alanlar, bölge yüzölçümünün ancak %10’unu kaplar. Bu alanın büyük bölümünde tahıl ekimi yapılır. Tahıldan başka baklagiller, şeker pancarı, meyve, sebze, pamuk ve az miktarda da tütün yetiştirilir. Pamuk yetiştirilen kuytu Iğdır, Malatya ve Elazığ ovalarını yanı sıra Erzincan Ovası ile Van Gölü(Van) çevresinde meyve bahçeleri çok yer tutar.Yer şekilleri ve iklimin olumsuz etkisinden dolayı tarımsal faaliyet gelişmemiştir. Bölgedeki tarım etkinlikleri en çok bölgenin güneyindeki çöküntü ovalarında (Elbistan, Van, Elazığ, Muş ve Malatya ovaları) yoğunlaşır.Yalnızca büyük kentler (Malatya, Erzurum, Van, Elazığ) çevresinde kurulan sanayilerin başlıcaları pamuklu dokuma, iplik, şeker, süttozu, un, peynir, yem, sigara ve çimento fabrikaları ile et kombinalarıdır.Yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin sayılan Doğu Anadolu Bölgesi’nde Afşin ve Elbistan’da linyit, Hekimhan ve Divriği yörelerinde bakır, Guleman yöresinde .Bölgenin elektrik enerjisi üretimindeki payı büyüktür. Yapımı devam eden yeni hidroelektrik santralleri bittiğinde, bölge bu yönüyle çok daha büyük bir önem kazanacaktır. Türkiye’de hidroelektrik üretimine elverişli akarsu potansiyelinin üçte biri bu bölgede bulunmaktadır. Keban, Karakya hidroelektirik; Elbistan (Afşin) ve Van (Engil) bölgelerinde ise Termik santralleri bulunmaktadır.